Erdal Küçükyalçın

  • Türkiye’de Japonya Çalışmaları 2

    Hazırlayan: Selçuk Esenbel , Erdal Küçükyalçın
    Çevirmen: Tuna Erkmen

     

    “Türkiye’de Japonya Çalışmaları Konferansı”, ilk olarak “2010 Türkiye’de Japonya Yılı” vesilesiyle gerçekleştirilmiş ve ülke çapında çeşitli üniversitelerde çalışan genç araştırmacıların bir araya gelmesini sağlamıştı. Bu ilk konferansta sunulan bildiriler, 2012 yılında Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi’nin yayımladığı Türkiye’de Japonya Çalışmaları Konferansı – I adlı kitapla okura ulaştırılmıştı.

    Elinizdeki eser, Japonya Çalışmaları Konferansı’nın 14-16 Haziran 2013 tarihleri arasında gerçekleşen ikinci toplantısından sonra bir araya getirilen makalelerden oluşmaktadır. Türkiye’deki genç Japonya araştırmacılarının Japon toplumunun felsefesinden antropolojisine, dilbilim ve çeviri karşılaştırmalarından ekonomi, uluslararası ilişkiler, edebiyat ve tarih alanlarına kadar uzanan kapsamlı incelemelerini içeren çeşitli makalelerle olgun bir düzeye eriştiklerini göstermesi açısından büyük önem taşımaktadır. Bu kitap ayrıca, ülkemizde 1980’lerde başlayan Japonya çalışmalarının artık otuz yılı aşan bir dönem içinde önemli bir aşamaya geldiğinin en açık göstergesidir.

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • Turna’nın Kalbi

    Yazar: Erdal Küçükyalçın

    Yeniçeri Yoldaşlığı ve Bektaşilik

    15 Haziran 1826’da Kara Cehennem Paşa tarafından Yeniçeri karargâhının kapısına yaptırılan top atışları, köklü bir Osmanlı kurumunun sonuna işaret etmekteydi. Yeniçeri Ocağı kendi hamileri olan Sultan II. Mahmud tarafından normal şartlarda “küffara” karşı savaş anlamına gelen Sancak-ı Şerif açılarak yok edilmişti. Böylece dinî bir mahiyet kazanan bu ihtilal, ertesi gün şeyhülislamın başkanlığında toplanan ulemanın Bektaşi tarikatının topyekün imhasına karar vermesiyle devam etmişti. Oysa Osmanlı ordusunun kalbini teşkil eden yeniçeri ocağını kuranlar, padişahın yakın koruma ordusunun Bektaşi olmasına karar vermemişler miydi? “Türk’e verilerek” Türk yapılan ve İslam adına “küffar” ile savaşanlar da yine bu Hıristiyan doğmuş devşirme çocuklar değil miydi? Ne olmuştu da bu köklü kurum bizzat hamileri tarafından düşman ilan edilebilmişti? Bu kitap kuruluşundan “bozuluşuna” kadar Yeniçeri Ocağını, Yeniçeri Yoldaşlığını ve Bektaşi Yolunu ele almaktadır.

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL