Edebiyat

  • Osmanlı’yı Tahayyül Etmek

    ,
    Yazar: Halim Kara

    Tarihsel Romanda Fatih Temsilleri

    Osmanlı’yı Tahayyül Etmek: Tarihsel Romanda Fatih Temsilleri, Cumhuriyet’ten günümüze dek tarihsel romanlarda Fatih Sultan Mehmet’in edebi temsilleri çerçevesinde Osmanlı geçmişinin nasıl anlatıldığının izlerini sürüyor. Edebi bir karakter olarak Fatih’in metinleştirilmesi üzerinden Türkiye’de edebiyat ürünlerinin politik ve toplumsal işlevinden tarihsel roman algısına, kolektif hafızanın inşasından resmî tarihyazımına, Osmanlı geçmişinin algılanışından yeni bir milli hafıza kurulmasına ve modern ulusun tahayyülünden milli kimliğin oluşturulmasına kadar birçok sorun hakkında verdiği önemli ipuçlarının bir analizini yapmayı deniyor. Böylece Türkçe edebiyatta Osmanlı’nın geçmişi algısının tezahürleriyle birlikte tarihsel roman yazımının serüvenini tarihsel ve kültürel bir bağlamda tartışmaya açıyor.

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • Borges ve Bellek

    ,
    Yazar: Rodrigo Quian Quiroga
    Çevirmen: Ferit Burak Aydar

    İnsan Beyniyle Karşılaşmalar

    Sinirbilim uzmanı Rodrigo Quian Quiroga, belleğin bilişsel yapısı konusundaki araştırmalarını Jorge Luis Borges’in çeşitli öykülerinde bellek üzerine giriştiği edebi keşiflerle ilişkilendiriyor. Bu öykülerin başında “Bellek Funes” geliyor. Öykünün kahramanı Funes, yaşadığı her şeyi tüm ayrıntılarıyla hatırlayan, daha doğrusu hiçbir şeyi unutamayan biridir, ama algıladıklarını soyutlayıp kavramlara ulaşamaz. Oysa belleğin işleyişi bunu gerektirir: Beyindeki belli nöronlar somut ayrıntıları göz ardı ederek ve soyut kavramlara tepki vererek belleği oluştururlar. Bu nöronların algıladığımız şeyleri uzun süreli belleğe dönüştürme konusunda kilit bir rol oynadıklarını araştırmalarında ortaya koyan Quiroga, aksi takdirde sonumuzun Funes gibi olacağını belirtiyor.

    Borges ve Bellek bizi sinirbilim çalışmaları, “olağanüstü beleğe sahip” kişilerin yaşamöyküleri, beynin anatomisi, görme mekanizmasına ilişkin çağdaş kuramlar, Borges’le aynı konulara eğilmiş William James, Gustav Spiller, John Stuart Mill gibi düşünürler arasında renkli bir yolculuğa çıkarıyor.

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • Enîn

    Yazar: Fatma Aliye
    Çeviren ve Hazırlayan: Tülay Gençtürk Demircioğlu

     

    Kurgusal ve düşünsel çalışmalarıyla kadının toplum içinde algılanışını sorgulayan, eğitimin önemine vurgu yapan ve ileri medeniyet seviyesine ulaşabilmek için hem Doğu hem de Batı düşüncesinden yararlanmak gerektiğini düşünen Fatma Aliye Hanım, Osmanlı’da kadın sorununu açıkça dile getiren ilk isimlerden biri olmuştur. Modern Türk edebiyatının ilk kadın yazarlarından olan Fatma Aliye Hanım, Enîn adlı eserinde de benzer konuları tartışmaya açar. Kalabalık bir karakter kadrosuna sahip romanda aşk, sevgi ve evlilik temaları hem kadın hem de erkek karakterlerin bakış açısıyla değerlendirilir. Bir konakta geçen hikâye, kendi ayakları üzerinde duran ve evlilik arifesinde aldatılan Sabahat ile tüm meziyetlerine rağmen ailesinin baskısı sebebiyle kısıtlanan ve istemediği bir adamla evlendirilen Fehame çevresinde gelişir. Yazar, pek çok yan karakter ve hikâye ile birlikte evlilikte sadakat ve uyum, görücü usulü ile evliliğin sakıncaları ekonomik farklılıkların ortaya koyduğu engeller gibi konuları işler.

    Kitabın elinizdeki baskısı üç bölümden oluşmaktadır: diliçi çeviri, çevriyazı metin ve karşılaştırma için Arap harfli kaynak metin.

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • William Shakespeare

    Yazar: Terry Eagleton
    Çevirmen: A. Cüneyt Yalaz

     

    Edebiyat kuramı üzerine yazdıklarıyla tanıdığımız Terry Eagleton, bu kez ölümsüz oyun yazarı William Shakespeare’in oyunlarını inceliyor. Marksizmden psikanalize, feminizmden göstergebilime çok geniş bir kuramsal yelpazeye dayanan arka planıyla Terry Eagleton’ın Shakespeare incelemesi, hem tiyatrocular hem de edebiyat kuramıyla ilgilenenler için çok önemli bir başvuru kaynağı niteliğinde. Eagleton, Shakespeare’in oyunlarıyla cebelleşen tiyatroculara hem dramaturjik açıdan hem de imgesel anlamda anlamda zihin ve çağrışım gücü yüksek bir inceleme sunuyor.

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • Psikanaliz ve Hikâye Anlatıcılığı

    Yazar: Peter Brooks
    Çevirmen: Hivren Demir-Atay, Hakan Atay

     

    Psikanaliz ile edebiyat arasında nasıl bir ilişki vardır? Psikanalitik eleştiri nasıl bir yol izler? Peter Brooks, edebi anlatılar ile psikanaliz arasındaki etkileyici ilişkileri inceleyen bir eleştirmen. Freud’un cinsel arzu ve anlatısal olay örgüsü ile erotik ve estetik biçim arasında bir analoji olduğu yönündeki varsayımını temel alan Brooks, edebiyatı insan varoluşunun temel bir parçası olarak kabul ediyor. Brooks’a göre, “insana düşen hisse”nin ortaya çıkarılması için yazarın, okurun ya da kurmaca karakterlerin değil, kelimenin tam anlamıyla edebiyatın biçimini incelemek gerekir.

    Brooks, psikanalitik eleştiri fikrinin getirdiği “metne ve retoriğe dayalı” kavrayışla beraber arzunun vurgulanmasıyla şekillenen dinamik bir anlatıbilimi öne çıkararak, modern anlatıda biçimin gelişmesi için daha eklektik ve üretken bir yaklaşım öneriyor; anlatıbilimin gerekli fakat sınırlı terminolojisini psikanalizin zengin ve daha çağrışımlı diliyle destekliyor.

    Psikanalizin hastası gibi metnin okuru da yorumlama ve yapılandırma eylemi içinde, teslim olduğu aktarımsal dinamik tarafından değiştirilmiş bir halde bulur kendini. Metin ve okur arasındaki hareket sırasında anlatılan hikâye bir fark yaratır.
    Psikanaliz ve Hikâye Anlatıcılığı, psikanaliz ile edebiyat arasındaki zengin bağlantıların açık bir anlatımla ve örneklerle ortaya konduğu, indirgemelerden ve genellemelerden uzak, saf bir edebiyat kuramı örneği.

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • Modern Bireyciliğin Mitleri

    Yazar: Ian Watt
    Çevirmen: Mehmet Doğan

    Faust, Dan Quijote, Don Juan, Robinson Crusoe

    Özgün hikâyelere bakıldığında, Faust, Don Quijote ve Don Juan karakterlerinin nihai kaderleri, kendi dönemlerinin bireycilik karşıtlığını yansıtmaktadır: Faust ve Don Juan, cehennem ateşinde kavrulmakla cezalandırılırken, Don Quijote elaleme maskara olacaktır. Bu üçü, bireyciliğin ilerici dürtüsünü temsil etmektedir; ki bu dürtü, toplumun onaylamayışı yüzünden, bireyciliği baskı altına sokmuştu. Aradan geçen yüzyılın ardından bu kez de Defoe’nun Robinson Crusoe’su bireyi daha çok öne çıkartacaktı; gerçi o da Crusoe’nun yalnızlığının, aslında babasına karşı geldiği için bir ceza olduğunu söylüyordu.

    Ian Watt bu kitapta, çağdaş dünyanın dört mitini irdeliyor; bu mitlerin hepsi XVI. ila XVIII. yüzyılda yaratılmıştır, yani tarihsel bakımdan yeni olan bir toplumun seçkin eserleridir. Watt, Faust (1587), Don Quijote (1605) ve Don Juan’ın (yaklaşık 1620) özgün hikâyelerinin, bu üç karakteri hiç pohpohlamadığını söylerken, bir yandan da, iki yüzyıl sonra ortaya çıkan Romantik dönemde, bu karakterlerin takdire şayan kişiler, hatta kahraman olarak nasıl yeniden yaratıldığını gösteriyor. Robinson Crusoe (1719) ise dinî, ekonomik ve toplumsal yeni tutumların temsilcisi olarak görülüyor.

    Söz konusu bu dört mit de, çoğunlukla büyük yazarlar (Rousseau, Goethe, Byron, Dostoyevski) tarafından dönüştürülmüş ve bu yazarların bireyciliği öne çıkarmasıyla birlikte tüm dünyada daha çok talep görmeye başlamış; böylece bu ibret masalları, halk arasında rağbet gören seküler mitlere dönüşmüştü. Bu değişikliğin sebebi kısmen bireyciliğin kültürel ve siyasi ürün haline gelmesidir, fakat mitin kendisinin bir kavrama dönüşüp, insanları yönlendirme becerisine kavuşması da aynı derecede önemli bir sebeptir. Günümüzde bu dört mit şahsiyeti itibarlarını korumakta; ancak kitlesel eğlence endüstrisi (radyo, televizyon, filmler) zaman ve etki bakımından bunlara epey rakip doğurduğu için güçleri de azalmaktadır.

    Bu dört şahsiyet, modern dönemin bireycilik sorunlarını göz önüne sermektedir: yalnızlık, narsisizm, benlik ile toplum çatışması. Bunlardan hiçbiri ne evlidir ne de kadınlarla uzun süreli ilişkiler yaşar; en yakın arkadaşlarıysa erkek uşaklarıdır. Mefistofeles, Sancho Panza, Catalinon ve Cuma, kendi ikincil rollerine sonuna kadar sadık kalıp bu durumdan hiç yakınmaz, yani kusursuz bir uşak gibi davranırlar. Bu da bize o dört şahsiyetin benmerkezci olduğunu gösteriyor. Her biri, kim olması gerektiğine dair kendi görüşünün peşinden giderken, aklımıza bir kahraman olarak kendi kişiliğine ve ideallerini yansıttığı topluma dair ciddi sorular ortaya koymaktalar.

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • Anlatının Söylemi

    Yazar: Gérard Genette
    Çevirmen: Ferit Burak Aydar

    Yöntem Hakkında Bir Deneme

    «Kayıp Zaman bir zamanlar tamamlanmış olsa da, artık öyle değildir ve sonraki olağandışı genişleme tarzı, bu zamansal tamamlamanın, her tamamlama gibi, yalnızca geriye dönüşlü bir yanılsama olduğunu kanıtlar. Bu esere tamamlanmamışlık hissini, belirsizliğin o ürpertisini, kusurlu olanın soluğunu geri vermeliyiz. Kayıp Zaman kapalı bir nesne değildir: O bir nesne değildir.

    …..

    «Proust anlatısının yasaları, anlatının kendisi gibi, kısmidir, kusurludur, hatta belki de deli doludur: Bir Kanon’a dönüştürmememiz gereken, oldukça ampirik ve müşterek yasalardır bunlar. Burada kod, tıpkı mesaj gibi, kendi açıkları ve sürprizleriyle gelir.

    ….

    «Semiyotik evren boşluğu sevmez ve olumsallığı adlandırmak zaten ona bir işlev yüklemek, bir anlam vermek demektir. Eleştirmen, sessiz olduğunda bile çok şey söyler. Belki de en iyisi, bizatihi Proust anlatısında olduğu gibi, hiçbir zaman “bitirmemek” olacaktır, ki bu bir anlamda asla başlamamaktır.

     

    KİTABA GÖZ ATIN

     

    D&R’DAN SATIN AL IDEFIX’TEN SATIN AL
  • A Voyage Through American Literature and Culture Via Turkey

    ,

    Yazar: Belma Ötüş Baskett, Oya Başak

     

    A Voyage Through American Literature and Culture Via Turkey is a Festschrift prepared by Belma Ötüş Baskett and Oya Başak and edited by Nur Gökalp Akkerman to celebrate Prof. Dr. Sam S. Baskett’s 90th Birthday with the contributions of his friends, colleagues and former students from around the world.

    Sam S. Baskett, Professor of English (Emeritus), Ph.D. Berkeley , University of California, taught at Michigan State University for forty years, as well as other universities in various countries like The Universita Autonomo of Mexico, Hacettepe and Bilkent Universities in Turkey, Kobe College in Japan, and University of Surrey at Roehampton in the United Kingdom on Fulbright and State Department grants and direct appointments. One of his first works was American Identity used as a Freshman English textbook in many universities for many years. He has contributed chapters to many books and anthologies have been reprinting his seminal essays on a number of writers, including Jack London, T. S. Eliot, Ernest Hemingway, and most recently, Yaşar Kemal and the Turkish Nobel laureate Orhan Pamuk. He is the recipient of Distinguished Faculty Award of Central Methodist College. He now lives in Istanbul and contributes book reviews to journals in the United Kingdom.

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • Osman Cemal Kaygılı’nın Hikâyeciliği

    Yazar: Mustafa Apaydın

     

    Türk edebiyatında Ahmet Mithat, Hüseyin Rahmi çizgisini devam ettirdiği bilinen Osman Cemal Kaygılı (1890-1945) İkinci Meşrutiyet sonrası Türk edebiyatının ve mizahının renkli simalarından biridir. Osman Cemal, yoksulluk içindeki hayatını kalemiyle kazanmak zorunda kalmış, yaşadığı dönemin neredeyse bütün süreli yayınlarında çalışmış; ölümünden sonra unutulmuş, değeri yeterince bilinmemiş yazarlarımızdandır.

    Osman Cemal'in incitmeyen, ama bütünüyle mesajdan uzak da olmayan kendine özgü bir mizahla yoğrulmuş; İstanbul'un kıyıda köşede kalmış insan tiplerini, ilginç ayrıntılarıyla anlattığı çok sayıda hikâyesi bulunmaktadır. Eski İstanbul'un Beyoğlu'na bulaşmamış, yoksul erkeklerinin eğlence dünyasını Osman Cemal kadar ısrarla ele alan pek az yazarımız vardır.

    Bu kitapta Osman Cemal Kaygılı'nın hikâyeciliği bütün yönleriyle incelenmiş ve sanatçının Türk hikâye edebiyatındaki yeri ortaya konulmuştur.

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • İmgeyi Konuşturmak

    Yazar: Özlem Uzundemir

    İngiliz Yazınında Görsel Sanatlar

    Görsel sanatlarla yazın arasındaki ilişki antik çağdan bu yana hem düşünürlerin hem de edebiyatçıların ilgisini çekmiş bir konudur. Görsel sanat yapıtlarının yazıyla temsili anlamına gelen ekphrasis, yani resimbetim; temelde üç kuram çerçevesinde şekillenmiştir: Horatius’un ut picture poesis (şiir ve resim birbirine benzer) diyerek vurguladığı görsel sanat ve yazın eşitliği, Leonardo da Vinci’nin savunduğu resmin yazına üstünlüğü ve Gotthold Ephraim Lessing’in ileri sürdüğü yazının imgeye üstünlüğüdür. Leonardo ve Lessing’in biri renk ve şekilleri diğeri ise sözcükleri kullanan, biri göze diğeri ise kulağa hitap eden bu iki sanat dalıyla ilgili ortaya koydukları ikili karşıtlıklar, yani imgenin durağan, sessiz ve uzamsal olmasına karşın, sözün devingen, sesli ve zamansal oluşu, 20. yüzyıl eleştirmenleri tarafından cinsiyet rollerini de kapsayacak şekilde genişletilmiştir. Günümüz kuramcıları ise imge ve söz arasındaki karşıtlıkları yok ederek, iki sanat dalı arasındaki farklılıklardan doğan etkileşimi vurgular. Bu kitap, imge-söz ilişkisinde sözü edilen tüm bu tartışmaları, 19. ve 20. yüzyılda yazılmış İngiliz şiir ve romanından örnekleri inceleyerek ele almaktadır.

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • Edgar Allan Poe

    Yazar: Charles E. May
    Çevirmen: Hivren Demir-Atay

    Öykü Üzerine Bir İnceleme

    Sanatçılar üzerindeki etkisi diğer Amerikalı yazarlardan daha güçlü olduğu halde, akademisyenler ve eleştirmenler uzun süre Poe’ya pek ilgi göstermemişlerdir. Onlar için Poe, en iyi olasılıkla gençleri eğlendiren bir yazar, en kötü olasılıkla da üçüncü sınıf bir yazı adamıydı. Ne var ki, görüngübilimsel, yapısalcı ve postyapısalcı eleştirmenlerin son zamanlarda yaptığı çalışmalar, sadık Poe okurlarının sezgisel olarak hissettikleri şeyi doğrulamaya başladı: Poe, anlatı sanatını belki de on dokuzuncu yüzyılda yaşamış diğer Amerikalı yazarlardan daha iyi kavramış ama anlaşılamamış bir dehaydı. Bugünse kimileri, basit gotik hikâyeler olarak bir kenara atılan öykülerini, anlatı araçlarını bilinçli bir şekilde kullanan ve gerçekliğe esrarengiz bir varoluş çerçevesinden bakabilen hikâyeler olarak çözümlemeye girişmişlerdir. Böylece Poe da bir kurmaca ustası ve modernist imgelemin habercisi olarak kabul edilmeye başlandı. Bu kitap, Poe’nun önemli öykülerinin çözümlenmesinden oluşuyor ve bunların öykü türüne katkısını ortaya koymayı amaçlıyor.

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • Olağanüstü Masaldan Çağdaş Anlatıya: Muhayyelât-ı Aziz Efendi

    Yazar: Zeynep Uysal

     

    1796 tarihli Muhayyelât-ı Aziz Efendi, ilk bakışta eski hikaye geleneğini izleyen cinli perili sıradan bir masal kitabı görünümündedir. Ancak yazar Binbir Gece, Binbir Gündüz gibi kitaplardan parçalar alıp yeni hikayeler yaratmış, bağlantılar kurmuş, hikayeleri birbirinin içine sokmuş, iskelet olarak kullandığı masalları tasavvufi öğelerle yeniden yapılandırmış ve yaşadığı döneme ve topluma ait yerel motiflerden, gerçek mekanlardan yararlanarak Modern Türk edebiyatının habercisi olacak bir anlatı yaratmıştır.

    Bu inceleme, çeşitli kuramsal anahtarların yardımıyla, Doğulu ve Batılı geleneksel türlerle günümüz fantastik üstkurmacası arasında gidip gelen bu eserin nasıl geleneksel anlatı biçimlerinden ayrılıp çağdaş anlatılara yaklaştığını göstermeyi hedefliyor. Diğer yandan bir geçiş dönemi eseri olarak Muhayyelât’ın modern Türk edebiyatının gelenekle bağını kurmaktaki rolüne dikkat çekiyor.

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • Tales from The Taurus

    Yazar: Osman Şahin

    Boğaziçi University Department of Translation and Interpreting Studies

    An anthology of thirteen stories by the Turkish author Osman Şahin, the “last of the Yörüks”, as he styles himself – a direct descendent of the nomadic tribes that plied the region of the Taurus Mountains in what is today southern and southeastern Turkey.

    The collection offers the reader varied and vivid insights into the traditions and folklore of the region, brought to life through the stirring narrative and poetic descriptions of Şahin.

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • Merhaba Ey Muharrir, Ahmet Mithat Üzerine Eleştirel Yazılar

    Hazırlayan: Nüket Esen, Erol Köroğlu

     

    Bu kitabın başlangıç fikri, Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nün 5-7 Mayıs 2004'te düzenlediği bir sempozyumda ortaya çıktı. Sempozyum bildirilerinden yola çıkılarak oluşturulan makalelerin, “anlatı”, “toplumsal cinsiyet”, “mekan” ve “edebiyat tarihi” konularına göre gruplanmasıyla bu kitap oluştu. Bu kitap, öncelikle Ahmet Mithat, ancak aynı zamanda tüm bir Tanzimat dönemi edebiyatı ve modern edebiyatın kuruluşu konularında yeni ve verimli bir ilgiye yol açmayı hedefliyor. Kitabın hedef kitlesi önce Türk edebiyatı alanında çalışan araştırmacı ve öğrenciler, sonra beşeri bilimlerin diğer alanlarından okurlar olmakla birlikte, okuma eylemini ciddiye alan her alandan okuru da kapsamaktı. Bunu da yapmamak herhalde modern Türk okurlarının ilk öğretmeni olan Ahmet Mithat Efendi'ye ihanet etmek olurdu. Onu okumaya ve anlamaya yönelik bu kitap, onun pek çok eserini başlatırken kullandığı “Merhaba Ey Okur!” hitabına öykünerek, ona ses vermeyi amaçlıyor; “Merhaba Ey Muharrir!”

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • İhsan Raif Hanım

    Yazar: Cemal Öztürk

    Yaşamı, Sanatçı Kişiliği, Yayımlanmış ve Yayımlanmamış Bütün Şiirleri

    İhsan Raif Hanım’ın yaşamı, sanatçı kişiliği, yayımlanmış ve yayımlanmamış bütün şiirleri.

     

    SÖYLETME

    Söyletme beni derdim büyüktür
    Ümidim, gönlüm çoktan sönüktür
    Hayatım bana bir koca yüktür.
    Gönül bağında baykuşlar öter.

    Aşk rüya imiş gördüm, uyandım;
    Muhabbet baki kalacak sandım;
    Beyhüde yere ateşe yandım;
    Bu acı bana ölümden beter.

     

    D&R’DAN SATIN AL IDEFIX’TEN SATIN AL