Felsefe

  • Cinsel Sözleşme

    ,
    Yazar: Carole Pateman
    Çevirmen: Zeynep Alpar

    Bütün insanlar doğuştan özgürse neden bütün kadınlar doğuştan köledir? Bu sorunun sorulduğu günden beri feministler erkeklerin kadınlar üstündeki ataerki hakkına karşı mücadele veriyor. Cinsel Sözleşme, erkeklerin özgürlüğü ile kadınların tabiyetinin ilk sözleşmeyle nasıl kurulduğunu ortaya koyarak bu çabaya büyük bir katkıda bulunuyor.

    Carol Pateman bugün bir klasik kabul edilen çalışmasında, bir özgürlük hikâyesi olarak sunulan toplumsal sözleşme teorisini tartışmaya açıyor. İlk sözleşme hikâyesinin yarısının eksik olduğunu söyleyen Pateman, ilk sözleşme yapılırken, erkeklerin kadınlara egemen olmasının ve erkeklerin kadınlar üzerinde eşit cinsel erişime sahip olmasının öngörüldüğünü kaydediyor.

    Toplumsal sözleşme bir özgürlük hikâyesi iken, cinsellik sözleşmesinin bir tabiyet hikâyesi olduğunu vurgulayan Pateman, sözleşme teorisinde evrensel özgürlüğün daima bir hipotez, bir hikâye, siyasi bir kurgu olduğunu hatırlatıyor. Evlilik, kölelik, iş, fahişelik, taşıyıcı annelik gibi çeşitli alanlardaki sözleşme türlerini eleştirel bir yaklaşımla inceleyen Cinsel Sözleşme, eşitlik ilkesine dayalı bir sözleşme arayışındaki feminist yaklaşıma da, toplumsal sözleşmeyi sivil özgürlüğün başlangıcı olarak sunan anaakım siyaset bilimine ve her iki kanattan ideolojilere de kör noktalarını gösteren çığır açmış bir metin.

    Cinsel Sözleşme, siyaset bilimi ve felsefesi, kadın çalışmaları, sosyoloji ve hukuk alanlarından akademisyenlerin ve öğrencilerin temel başvuru kaynaklarından biri.

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • Gülme

    ,
    Yazar: Anca Parvulescu
    Çevirmen: Mehmet Doğan

    Bir Tutkuya Dair Notlar

    Çoğu gülme kuramı, gülmeyi bir şeye verilen tepki olarak görür ve tepki verilen o komik, grotesk, saçma şeye odaklanır. Anca Parvulescu ise gülmeyi başka tutkuların emaresi olarak görmüyor, onu kendi başına bir tutku olarak ele alıyor. Dolayısıyla bizi neyin güldürdüğünü, gülmenin nedenini veya kökenini sorgulamak yerine bizzat gülme mefhumuna odaklanıyor.

    Gülme meselesini, insan yüzü meselesinden ayırmak mümkün değildir. Eğer insan, gülen hayvansa, bu, yüzü olan bir hayvan oluşuyla ilintilidir. Gülerken gürültülü ve buruşuk bir hale giren çehre, yavaş yavaş düzelip, sakin, sessiz bir gülümseyiş biçimine kavuşur; bu gülümseyiş, bir dizi toplumsal duygunun belirtisi olarak tahayyül edilir. Elinizdeki çalışma, görgü kuralı kitaplarının, felsefi tezlerle, edebi metinlerle ve görsel kültürle diyalog içinde hareket ederek, gülümseyen çehrenin normatif estetiğinin üretilme sürecinin izini sürüyor. Edepsizlik sayılan abartılı, tutkulu, denetimsiz gülmenin baskıcı ciddiyet karşısındaki isyankâr durumunu inceliyor. Kitabın ana savlarından biri, gülümseme ile gülmenin bir süreklilik arz etmediğidir. Gülemediğimizde çoğunlukla gülümseriz; gülümseme, nadiren hakiki bir gülmeye dönüşür.

    Parvulescu’nun bu çalışması, gülmenin sınırlı ve kırılgan bir arşivini gün yüzüne çıkarıyor. Bizi bu arşivde zaman geçirmeye davet ediyor. Her ne kadar bu çalışma, “gülmenin uygarlaşmasını”, önermelerinden biri olarak kabul etse de, öncelikle yirminci yüzyılın kahkahacılarıyla ve gülme dostlarıyla ilgileniyor. Bu amaçla, yirminci yüzyıl Batı dünyasını ve bunun siyasi, bilimsel, felsefi, estetik serüvenlerini gözden geçirmeye çalışan yeni bir uğraşa katılıyor. Sorduğu temel soru şudur: Yirminci yüzyıl nasıl gülmüştür?

     

    D&R’DAN SATIN AL IDEFIX’TEN SATIN AL
  • Nietzsche ve Dil

    Hazırlayan: Abdullah Onur Aktaş
    Çevirmen:Abdullah Onur Aktaş, İdil Yavuz Aktaş, Necdet Yıldız, Serkan Özçiftci

    Erken Dönem İki Makale ve Yorumları

    Kendini evrenin merkezinde sanan insanın diğer bütün varlıkları aşağı gören kibri tarihsel süreç içinde birkaç büyük sarsıntı geçirdi. Bunlardan birisi dünyanın yuvarlak olduğu ve güneşin etrafında döndüğü gerçeğinin ortaya konmasıydı. Bir diğeri bütün canlılarla akraba olduğumuzun anlaşılmasıydı. Başka bir sarsıntı ise dilimizin “gerçekliği” kavradığı ve hatta bu “gerçekliği” ifade edebildiği iddiamızda gerçekleşti. Nietzsche, çeşitli eserlerinde dile ilişkin bu mite öldürücü darbeler indirmiştir. Elinizdeki kitap Nietzsche’nin 1871 ve 1872 yıllarında yazdığı iki erken dönem yazısına odaklanıyor. Bu makalelerden birincisi yeni bir çeviriyle okurla buluşurken ikinci makale ilk kez Türkçeye çevriliyor. Farklı felsefecilerin bu iki makaleyi inceledikleri yazıları ise Nietzsche’nin dil hakkındaki düşüncelerini değişik açılardan ele alıp yorumluyor. Ortaya çıkan kompozisyon, Nietzsche’nin daha ilk yazılarından itibaren ne kadar büyük bir filozof olduğunu bir kez daha gösteriyor.

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • Felsefe Tartışmaları 51

    İÇİNDEKİLER:

    • İletişim Çalışmalarındaki Felsefi Temeller Üzerine Bir Deneme, Hakan Karahasan
    • Quıne Ve Semantik Belirsizlik, Erhan Demircioğlu
    • Çokluktaki Birlik Ve Birlikteki Çokluk: Kant Ve Hegel Arasında Düşüncenin Fonksiyonu Üzerine Bir Tartışma, Övünç Cengiz
    • Mc Taggart’ın Paradoksunu Anlamak, Rögnvaldur Ingthorsson

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • Dünyanın Fısıltısı

    Yazar: Ergun Kocabıyık

    Bir Mecaz Olarak Dünya Kitabı

    Dünyayı algılamamızda, sınırlarını keşfetmemizde ve dünyaya ilişkin hayallerimizde dilin etkisi nedir? İnanarak veya “yalan” olduklarını bilerek anlattığımız hikâyeler kendimizi ve başkalarını anlamamızda, düşüncelerimizi biçimlendirmekte ne derece etkili?

    Gizemcilere inanacak olursak insan, dünyayla iletişim içindedir; onunla aynı dili konuşur. Doğa onunla yıldızları, bitkileri ve hayvanları, ırmakları, dağları taşları, mevsimleri, geceleri ve gündüzleri aracılığıyla konuşur. Dilsel bir metin olarak beliren doğa, insan için saydamdır; dahası gizemci, doğanın kendisine baktığını ve kendisini anladığını sanır.

    İnsanın kendi anlattığı hikâyenin büyüsüne kapılmasını, yani kendisi ve çevresi hakkındaki yanılgısını daha doğru bir ifadeyle hüsnükuruntusunu; insanın dünyanın, olmasını istediği gibi olduğunu sanmasını; doğadaki “gizli metin”, “örtük söylem” veya “kozmik ima” mitini ele alan bu çalışma, “yalan dünya”dan ve bu “yalanın” bir “tabiat okur-yazarlığı”na dayalı uygarlığımızın kuruluşundaki öneminden söz ediyor. Bizlerin kendimizi kültür yoluyla tamamlayan eksik hayvanlar olduğumuzu; ne insan ile dünya ne de insan ile insan arasında doğal ve doğrudan bir ilişki olduğunu; onların arasındaki ilişkinin dilin simgesel dizgeleri üzerinden kurulduğunu ve bu dilin kültürel işlevinden ayıramayacağını savunuyor.

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • Felsefe Tartışmaları 50

    İÇİNDEKİLER

    • Gareth Evans ve Özel İsimler, Erhan Demircioğlu
    • Heidegger’in Varlık ve Zaman’ı ve Nasyonel Sosyalizm, Johannes Fritsche
    • Adalet Ağaoğlu’nun Üç Öyküsüne Bergson Felsefesinden Bir Bakış, Dilek Başar Başkaya
    • Tosbağa Aşil’e Ne Dedi?, Lewis Carroll

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • Dolaylı Hayvan

    Yazar: Ergun Kocabıyık

     

    İnsanın melezliği, ya da başka bir ifadeyle insanın kendini melezleştirmesi temasını merkeze alan bu metin, insan denilen dolaylı hayvanın izini sürüyor. Bu melezliğin muhtevası nedir, diye sorulacak olursa, tanrı ile hayvanın, hayvan ile meleğin veya belki de hayvanla üstün insanın bir karışımı olduğu söylenebilir.

    Kitabın bağlamında söz konusu edilen melezlik ruhsal, zihinsel, simgesel ve elbette tarihseldir. Yazar, insanın, kendinden gayri olana bakışının temelinde de bu melez ve ironik oluşun yattığını düşünmekte; izini sürdüğü ama bir türlü yakalamayı başaramadığı bu gizemli hayvanın ardında bıraktığı izleri okumaya çalışarak onu anlamaya çabalamakta. Totem hayvanlarından yarı hayvan yarı tanrılara, nefs hayvanlarından, canavarlara, delilerden ve dışlanmışlardan canları pahasına hayvan dünyasının tehlikeli derinliklerine sokulma cesareti gösteren uçbeyi araştırmacılara kadar bu melez hayvanın değişik veçhelerini ortaya koymaya ve nihayetinde bütün bunlardan dolaylı hayvanın kimliğini belirlemeye çalışıyor.

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • Felsefe Tartışmaları 49

    İÇİNDEKİLER

    • Nihayetinde Hepsi Kaplumbağa: Yaratılış Atlası, Matt Cartmill
    • Kuhn Felsefesinin Dönüşümü ve Bu Dönüşümün Yarattığı İmkânlar Üzerine, Umut Morkoç
    • Her Şey Gitmeli mi?: Ontik Yapısal Realizmin Eleştirisi, Nurbay Irmak
    • On Denoting’in Çevirisi Üzerine, İlhan İnan
    • Gönderim Üzerine, Bertrand Russell

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • Aynadaki Narkissos

    Yazar: Ergun Kocabıyık

    Herşey ve Hiçbirşey Olarak Yüz

    Görünen yönü dışında yüz nedir? Yüz, uzuvlarının toplamından mı ibarettir? Bu kitapta savunulacak düşünce, yüzün, onu oluşturan parçaların toplamından daha fazlası olduğudur. Ancak basit bir şekilde, her yüzün biricik olduğunu ifade etmekle de yetinilmeyecektir. Evet, yüz herkeste başkadır. Ancak bütün bu birbirinden farklı ve değişken yüzlerin ardında, zihnin derinliklerinde bir yerlerde bir Yüz var mıdır? Bu kitabın niyeti, yüz’den Yüz’e doğru gitmek. Maskenin ardında gerçekten bir yüz olup olmadığını sorgulamak.

    Bu kitabın; kendini bilme bilgisini, daha önemlisi kendini bilmeye verilen selamete erdirici değeri, kişiyi hayvan olmaktan kurtarıp insan kılan ve onu “kendinden-içeri olan”la tanıştıran ben-bilgisine yüklenen dönüştürücü gücü araştırdığı ve ‘hayal eden insan’dan ‘muhayyel insan’a doğru yöneldiği söylenebilir.

    Yüz, ayna, görme, benlik gibi temel izleklere sahip bu incelemede benliğin kendini inşasında, görmenin ve konuşmanın kurucu işlevleri; insanın varoluşundaki paradoksallık; insanın hayvan-oluş ile kâmil insan veya tanrı imgesi arasına gerilmişliği, burada dikkat çekilen temel konuları oluşturuyor ve kitap, okurunu, birlikte düşünmeye, simgeleri konuşturmaya, gözün perdesini aralamaya çağırıyor.

     

    KİTABA GÖZ ATIN

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • Ben Neyim?

    Yazar: Itır Erhart
    Çevirmen: Egemen Demircioğlu

    Ahlakın Temelleri, Hakikatin Doğası, Bilginin Sınırları

    Ben nedir? Bir hayat hikâyesinin toplamı mı? Vazgeçilemez olduğunu düşündüğümüz uğraşlarımızı terk etmek zorunda kalırsak, ben yine ben olarak var olmaya devam eder mi? Peki ya bir gün Alzheimer'a yakalanır ve giderek tüm bilişsel yetilerimizi yitirirsek ya da bitkisel hayata girersek, yine bir ‘ben’den söz edebilecek miyiz? Beynimizin yarı kürelerinden biri bir başkasına nakledilirse ‘ben’ de onunla birlikte gider mi? Kafka’nın Gregor Samsa’sı gibi dev bir böceğe dönüşürsek ben’e ne olur? Ben Neyim? belki de kendimize hiç sormadığımız felsefi soruların cevabını arıyor.

     

    ITIR ERHART

    […] savunmaya çalıştığım yaklaşıma göre, “benim ilk fotoğraflarım, annemin rahminde iken çekilmiş olanlardır” cümlesi, doğru olacaktır. Ben, o insan ceniniydim ve sonra o cenin insan bebeğine dönüştü, insan yavrusuna ve sonra da yetişkin insana dönüştü. Beni annemin rahminde iken gösterenlerden başlayıp bitkisel hayatta insan olarak gösterenlere kadar resimlerle dolu bir albümüm olsa, bütün bu resimler benim resimlerim olacaktır. Bu resimleri karıştırırken, gördüğümüz şey bir insandır. Onu bir takım özellikler kazanırken ve bir takım başka özellikler kaybederken görürürüz. Bebek olma özelliğini kaybedip çocuk olur, öğrenci olma özelliğini kaybedip öğretmen olur vs. Aynı kalan şey, onun özdeşliğidir. Onun bir yaşındaki halini gösteren resme ve onu üniversiteden mezun olduğu gün gösteren resme bakarken aynı insana bakıyor oluruz.

     
    KİTABA GÖZ ATIN

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • Felsefe Tartışmaları 48

    İÇİNDEKİLER

    • Ahlakdışı Anlamda Doğru ve Yalan Üzerine, Friedrich W. Nietzsche
    • Nietzsche ve Nihilizm Avrupa Nihilizminin Tarihi: Tarihsel Bir Yazgı Olarak Nihilizm, Sebahattin Çevikbaş
    • Spinoza ve Leibniz’in Kaymera ve Diğer Akıl Almaz Şeyler Hakkındaki Fikirleri, J. Thomas Cook
    • Neo-Roma Cumhuriyetçiliği: Skinner, Viroli ve Pettit Düşünüşünde Modern Cumhuriyetçilik Üzerine Kuramsal Bir Analiz, Armağan Öztürk

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • Felsefe Tartışmaları 47

    İÇİNDEKİLER

    • Platon’un Parmenides’inde (127d-130a) Zeno’nun Benzerlik ve Farklılık Paradoksları Üzerine Ontolojik Notlar, Christopher Colvin
    • 'Sol Viyana Çevresi': Mantıksal Deneyciliğin Siyaset Felsefesine Bir Bakış, Başak Aray
    • Mary’nin Odası ve Fizikalizm, Hasan Çağatay ve Cengiz Ekemen
    • Boike Rehbein’ın “Küresel Güney’in Yükselişi Sonrası Eleştirel Kuram” Adlı Humboldt-Universität Zu Berlin’deki 2010 Kış Yarıyılı Açılış Konuşmasının Çevirisi, Tamer Söyler
    • Sokrates ve Yedi Bilge: Delfi Kahini, Protreptik ve Sokratik Problem, Geoffrey Bowe (Çev. Uygar Polat ve Berna Kılınç)

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • Felsefe Tartışmaları 46

    İÇİNDEKİLER

    • Felsefe Felsefesi Nedir?, Timothy Williamson (Çev. Uygar Polat ve Berna Kılınç)
    • Koncasında Koparılmış Akıl: Kadın Haklarının Gerekçelendirilmesinde Özgürlük Ve Eğitim, Sandrine Berges (Çev. Uygar Polat ve Berna Kılınç)
    • Modern Hukuksal-Akılcılık: Hukuksal-Pozitivizmden Ve Hukuksal-Gerçekçilikten Sonra Hukuk, Adalet Ve Devlet Arasındaki İçkin Bağı Yeniden Düşünebilmek, Mehmet Ruhi Demiray
    • Düşüncenin Korunumu: 'Güneş Faciası' ve Felsefe-Olmayan Kuram Üzerine Birkaç Not, Hakan Atay
    • Güneş Faciası: Lyotard, Freud ve Ölüm Dürtüsü, Ray Brassier (Çev. Hakan Atay)

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • Felsefe Tartışmaları 45

    İÇİNDEKİLER

    • John Stuart Mill ve Alexis de Tocqueville Felsefelerinde Sivil Özgürlükleri Koruma Kaygısı Üzerine Notlar, Armağan Öztürk
    • Jaspers’te Din-Felsefe İlişkisi, Arslan Topakkaya
    • Kamusal Alan Efsanesi: Kalaycı’nın “Kamusal Alanı”Na Bir Eleştiri, Musa Duman
    • İlham Dilman, Chryssi Sidiropoulou
    • İlham Dilman ve Felsefe, Erkut Sezgin
    • Yaşamın Engebeli Zeminine Saygı: İlham Dilman’ın Wittgenstein ve Kant Üzerine Düşünceleri, Mario Von Der Ruhr

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • Felsefe Tartışmaları 44

    İÇİNDEKİLER

    • Nikomakhos’a Etik 1098a3-6 Üzerine, Refik Güremen
    • Etikte Aşkıncılık ve Deneyimcilik Tartışmasına Bir Katkı: Kant, Epikuros ve Hutcheson, Halil Turan
    • Zaman ve Kip, Engin Erdem
    • Aristoteles’in Çağdaş Epistemolojik Ekollerden Hangisine Dahil Edilebileceği Tartışması Üstüne, Eyüp Erdoğan
    • Kavram ve Nesne Üzerine, F. L. Gottlob Frege (Çev. İlhan İnan, Bahadır Turan)
    • Tanrı’nın Varlığı Çürütülebilir mi?, J. N. Findlay (Çev. Süleyman Aydın)
    • Tanrı’nın Varlığı Çürütüldü mü? Profesör J. N. Findlay’a Bir Yanıt, G. E. Hughes (Çev. Süleyman Aydın)
    • Zorunluluk ve Tanrı J. N. Findlay’a Bir Yanıt, A. C. A. Rainer (Çev. Süleyman Aydın)
    • Tanrı’nın Var Olmayışı Mr. Rainer ve Mr. Hughes’e Bir Yanıt, J. N. Findlay (Çev. Süleyman Aydın)

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL