Güncel Bilim

  • RNA Dünyasından Yaşam

    Yazar: Michael Yarus
    Çevirmen: Kader Çavuşoğlu

    İçimizdeki Ata

    Biyolojik atalarımızı hiç görmemiş olsak da, evrim biyologlarının çoğu artık onları tahayyül edebileceğimize inanıyor. RNA Dünyasından Yaşam, işte yok olan bu atalarımız hakkında. Onların bundan uzun zaman önce, tam da işleyişlerinin bizimkilere yakından benzemeye başladığı bir zamandaki portrelerini çizmeye çalışıyor. Erken dönem akrabalarımız ile bizler arasındaki farkı ortaya koymaya çalışıyor. Yaşamı ve yaşamın dünyadaki geçmişini merak eden okurların seveceği bir kitap.
     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • Elektronun Tarihçesi

    ,
    Yazar: Jaume Navarro
    Çevirmen: Mehmet Doğan

    J.J. ve G.P. Thomson

    Deneysel Fizik Profesörü ve Cambridge Cavendish Laboratuvarı müdürü Joseph John Thomson, 1897’de, katot ışınlarında elektrik taşıyan öğelere parçacıklı bir doğa atfetti. Bu olay, geleneksel olarak elektronun keşfi kabul edilen gelişmenin ana unsurudur. Tam otuz sene sonra oğlu George Paget Thomson, elektron kırınımının ilk görüntülerini elde etti ve bu görüntüler sayesinde, babasının elektronlarının dalga benzeri davranışlarını gösterdi. İşe bakın ki, babası bir dalga görüngüsünün (katot ışınları) tanecikler bağlamında açıklanabileceğini göstermişken, oğlu da babasının belirlediği taneciklerin dalga özelliği taşıdığını ileri sürüyordu. Elinizdeki kitabın öyküsü kısaca budur. Birçok fizikçi ve bilim tarihçisi bu öyküye aşina olsa da, bu kitapta ilk defa ayrıntılarıyla anlatılıyor.

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • Prizma ve Sarkaç

    Yazar: Robert P. Crease
    Çevirmen: Mehmet Doğan

    Bilimde En Güzel On Deney

    İş başındaki bilimciler, laboratuvarda yapılan deneylerin nasıl zahmetli bir mesai anlamına geldiğini bilirler. Bilimciler zamanlarının çoğunu ayar yapmakla, tasarlamakla, pürüzleri gidermekle, sıradan sorunları çözmekle, para ve destek bulmak için rica minnet etmekle geçer. Bilim, çoğunlukla, yapabildiklerimizin ya da bildiklerimizin üstüne yavaş yavaş eklemeler yapmaktan ibarettir. Fakat ara sıra, öngörülemez biçimde ama kaçınılmaz olarak öyle bir hadise gerçekleşir ki, yeni bir içgörü billurlaşır ya da dünyayı algılama biçimimiz yeni bir hal alır. Bizi kafa karışıklığının hükmettiği durumdan çekip çıkarır, ilave bir soruya yer bırakmaksızın, doğrudan, neyin önemli olduğunu gösterir ve doğayla ilgili fikirlerimizi dönüştürür. Bilimciler bu gibi anlara “güzel” deme eğilimindedir.

    Bir deneyin güzelliği unsurlarını nasıl dile getirdiğinde saklıdır. Eğer güzel bir deney birtakım sorular doğuruyorsa, bu sorular deneyin kendisinden ziyade dünyayla ilgilidir.

    Elinizdeki kitabı, özel bir galeri sayabilirsiniz. Bu galeride, her biri özgün tasarıma, ayrı malzemelere ve benzersiz cazibeye sahip, nadir bulunan güzellikte parçalar var. Bu deneyler zaman sırasına göre dizildi. Bu yaklaşım, bilimin neredeyse 2500 yıllık yolculuğunun enginliğine dair güçlü bir his uyandırıyor. Bu liste bizi, dünyanın temel nitelikleri hakkında kaba tahminler elde etmenin bilimin acil meseleleri olduğu bir devirden alıp, bilimcilerin atomun ve bileşen parçacıklarının özelliklerine dair hassas ölçümler yapmaya başladığı bir çağa götürüyor. Güneş saati ve eğik düzlemler gibi ev yapımı basit aletlerin devrinden, ileri aygıtların kullanıldığı bir devre götürüyor. Bilimcilerin genellikle tek başlarına çalıştığı bir devirden, çoğunlukla yüzlerce kişiden oluşan ekiplerle çalıştıkları günümüze getiriyor. Alanın en ilginç simalarından bazılarının kişiliklerine ve yaratıcı düşünce tarzlarına göz atmamızı sağlıyor.

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • Kuarklar

    Yazar: Yoichiro Nambu
    Çevirmen: Zülal Kılıç

    Temel Parçacık Fiziğinin Sınırları

    Temel parçacık fiziğinin amacı, maddenin temel yapısını ve bu nesnelere egemen olan yasaları bulmaktır. Bu kitapta, geçen elli yıl içinde fizikçilerin parçacık fiziğini nasıl geliştirdikleri ayrıntılı ve bütünsel bir şekilde açıklanıyor. Ayrıca bu bilim dalı, eskiden birbiriyle ilişkisiz sanılan çeşitli doğa kuvvetlerini birleştirme imkânı olduğunu da keşfetti. Bugün artık en büyük nesne olan evrenin tarihi, düşünülebilir en küçük ölçeğin sorunlarıyla iç içe geçmiştir. Birleşik alan kuramlarının sağladıkları ilerlemeye karşın daha yanıtlanmamış pek çok soru bulunmaktadır. Geçmiş deneylerimize bakacak olursak doğa zaman zaman bize kendisinin beklentilerimizden daha zengin ve daha karmaşık olduğunu göstermiştir. Bu nedenle gelecek büyük olasılıkla sürprizlerle dolu olacaktır. Ancak, Y. Nambu’ya göre bizi gerçekten şaşırtacak şey belki de doğa sırlarının birbiri ardına ışığa çıkartılmasıdır. Maddenin bir parçasını oluşturan bizlerin, evrenin doğuşundan on milyar yıl sonra, bir an sayılabilecek bir zaman süresinde, evreni yöneten yasaları bulmaya, onun tarihini öğrenmeye ve aynı zamanda maddenin kendisinin sonlu bir ömre sahip geçici bir varlık olduğunu kavramaya başladığımızı düşünmek, esrarlı bir deneyimdir.

  • Nötrino

    Yazar: Frank Close
    Çevirmen: Zeynep Alpar

     

    Sisin içinden geçen kurşun misali dünyanın içinden geçip gidebilen nötrinolar öyle çekingendir ki keşfedileli yarım asır olmasına rağmen, haklarında pek az bilgiye sahibiz. Nötrinolar öyle ele avuca gelmez şeylerdir ki, görünmez sayılırlar.

    Nötrinoların hiç kütlesi olmadığı ve uzayda ışık hızıyla, tirbuşon gibi dönerek dolaştıkları sanılıyordu. Fakat son beş yılda bunun doğru olmadığı anlaşıldı. Klasik radyoaktiviteyle ya da Güneş’in kalbinde cereyan eden füzyon olaylarında yayılan nötrinoların mini minnacık bir kütlesi var. Öyle küçük bir kütle ki bu, ne kadar olduğunu henüz hiç kimse ölçemedi, ama elimizde atomaltı boyutunda bir terazimiz olsaydı, bir elektronu dengelemek için en az on bin nötrino gerekirdi.

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • Antimadde

    Yazar: Frank Close
    Çevirmen: Zeynep Alpar

     

    Antimadde, maddenin tuhaf, altüst olmuş gölgesidir; bir şeyin tıpatıp aynı olan eşi, aynadaki aksi gibi sol, sağ olur, pozitif negatife döner. Döküm alındığında geride kalan kalıp gibi, madde ve antimadde gerçekliğin yin ve yang’ıdır. Herhangi bir cisim, antimadde ikiziyle karşılaşacak olsa, bunların birbirini tamamlayan özellikleri bir ölüm dansı içinde birbirini yok ederdi.

    Bu kitap size bilim tarihinin en ilgi uyandırıcı konularından birisi olan antimaddenin hikâyesini anlatacak. Antimadde nedir, nasıl keşfedildi, onu nasıl üretebiliriz ve bize ne gibi imkânlar sunup ne tür tehditler oluşturur? Kitap, uzay maceralarının yakıtı ve silah olarak antimadde hakkındaki spekülatif iddialara ilişkin gerçekleri de ortaya koyuyor.

     

    KİTABA GÖZ ATIN

     

    D&R’DAN SATIN AL IDEFIX’TEN SATIN AL
  • Beyindeki Hayaletler

    Yazar: Sandra Blakeslee, V. S. Ramachandran
    Çevirmen: Levent Öztürk

    İnsan Zihninin Gizemlerine Doğru

    İki yüzyıldır süren araştırmalara rağmen, Yüzleri nasıl tanırız? Niçin ağlarız? Neden güleriz? Neden rüya görürüz? Neden müzik ve sanattan zevk alırız? gibi insan zihni konusundaki en temel sorulara cevap veremiyoruz. Çok daha büyük bir soru olan “Bilinç nedir?”in de hâlâ bir yanıtı yok. Ne var ki yeni deneysel yaklaşımlar ve görüntüleme tekniklerinin gelişimiyle birlikte insan beynine dair anlayışımız da yavaş yavaş değişmekte.

    Sinirbilimin Sherlock Holmes’u V. S. Ramachandran’ın bu kitabı, birçok nöroloji hastasının gerçek yaşam öykülerinden oluşuyor. Ramachandran; hayalet uzuvlar, beden imgesi ve benliğin aldatıcı doğasına dair bulgularından bahsettiği bu kitabının her bölümünde okuru şaşırtıyor, ve birbirinden ilginç vakalar üzerinden insan doğası ve zihninin bizden sakladığı bazı yönlerini aydınlatıyor.

    Omzunun üzerinden arkaya bakıp da kökeni hakkında sorular soran, bu kılsız ve çocuksu primatta kesinlikle tuhaf bir şey var. Daha da tuhafı, beynin başka beyinlerin nasıl çalıştığını keşfetmesi değil yalnızca, aynı zamanda kendi varlığıyla ilgili sorular da sormasıdır: Ben kimim? Ölümden sonra ne oluyor? Zihnimin kökeni beynimdeki sinir hücreleri mi? Eğer böyleyse, özgür iradenin amacı ne? İşte nörolojiyi büyüleyici yapan, bu soruların –beyin adeta kendini anlamak için mücadele etmektedir– özgün ve kendini yineleyen niteliğidir.

     

    KİTABA GÖZ ATIN

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • Gen Çeviktir

    Yazar: Matt Ridley
    Çevirmen: Mehmet Doğan

    Doğuştan Gelen Özellikler mi Çevresel Etkenler mi?

    Genlerle ilgili son keşiflere dayanan başarılı bilim yazarı Matt Ridley, insan davranışlarının kökenine eğildiği bu özenli kitabında dikkatini doğa-yetiştirme tartışmasına çeviriyor.

    Doğa ve yetiştirme partizanları arasındaki yüzyıl savaşını naklediyor Ridley, böylelikle insanoğlu dediğimiz çelişkilerle yoğrulmuş bu varlığın aynı anda nasıl hem özgür irade sahibi hem de içgüdüler ile kültürün etkisi altında olduğunu açıklıyor. İnsan genomunun şifresinin çözülmesiyle artık biliyoruz ki genler beynin yapısını kabaca belirlemekle kalmıyor, ayrıca deneyimlere yanıt verebiliyor, sosyal tepkiler meydana getirebiliyor, hatta bellek oluşturabiliyorlar. Genler, iradenin hem sonucu hem de sebebidir.

     

    New York TIMES

    Ridley bilim yazarı olarak çok yetenekli. En zorlu tartışmaları zekice benzetmelerle aydınlatmasını biliyor.

     

    Los Angeles TIMES

    Ridley’in değindiği mesele için duyduğu heyecan okuyucuya bulaşıyor… Gösterişli, esprili, mizah anlayışına sahip bir tarzla yazıyor. Karışık meseleleri sıradan okuyucuya rahatlıkla anlatıyor.

     

    STEVEN PINKER

    Kitap, kavrayış gücüyle, bilgelikle, şık bir tarzla yazılmış… Bizi biz yapan şeyin ne olduğuyla ilgili son keşifleri açık bir dille anlatıyor, konu ne olmak istediğimiz şeye gelince de bu keşifleri nasıl değerlendirmemiz gerektiğini söylüyor bize.

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • Doğayı Öğrenmek: Fizik

    Yazar: M. Ali Alpar
    Çevirmen: Zeynep Alpar

     

    Bilimsel yöntem sağduyuya, deneyimlerden öğrenme ilkesine dayanır. Deney ve gözleme dayanan düşünme tarzı, modern kültür için önemli bir değerdir. Bilimin kendisi için de neyi nasıl, hangi deneyimlerden yola çıkarak bildiğimizi anlamak esastır.

    Sabancı Üniversitesi’nde Science of Nature I / Doğa ve Bilim I adıyla verilmiş olan dersten kaynaklanan bu kitap; mekanik, elektromanyetizma ve kuantum fiziğinde temel fikirleri işliyor. Fen ve mühendislik öğrencileri için bir giriş dersi, sosyal ve beşerî bilimler ve sanat öğrencileri için bilim dersi, ayrıntılı fiziğe giriş dersleri alan öğrenciler ve meraklı lise öğrencileri içinse temel kavramları vurgulayan bir anahtar olarak kullanılabilir.

    Matematik düzeyi temel türev ve integral hesabı, trigonometrik ve üstel fonksiyonları içeriyor. Gereken matematik fizik konuları içinde anlatılıyor. Hareketin tasviriyle başlanarak Newton Yasaları, enerji, momentum ve açısal momentumun korunumu inceleniyor. Basınç ve sıcaklık kavramlarının moleküllere uyarlanan Newton mekaniğinden nasıl türediği ele alınıyor. Elektromanyetizma kısmında Maxwell Denklemleri incelendikten sonra basit bir örnekle “boşlukta” bile elektrik ve manyetik alanların birbirlerini üreterek elektromanyetik dalgalarla enerji ve bilgi taşıdıkları ve ışığın da bir elektromanyetik dalga olduğu gösteriliyor. Kuantum Fiziği, Bohr'un hidrojen atomu modeliyle sunularak, atomların boyut, enerji ve kararlılıklarının, yani maddenin bildiğimiz yapısının, temelde maddenin dalga özellikleri taşımasından kaynaklandığı öğretiliyor.

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • Cehalet

    Yazar: Stuart Firestein
    Çevirmen: Mehmet Doğan

    Bilimi İleri Taşıyan Güç

    Aslında hepimiz bilimciyiz. Çevremizi anlamaya, çoğu kere eksik ya da mantıksız görünen verilerden anlam çıkarmaya çalışıyoruz. Sınırlı duyu organlarımızla topladığımız bilgiler sayesinde, bu karmaşık dünyanın şifresini çözmek için çabalıyoruz. Ara sıra “deneyler” yapıyor, dünyaya dair kuramımıza uyup uymadığına bakıyoruz. Fakat şunu kabul etmeliyiz: Çoğunlukla karanlıkta tökezleyerek ilerliyoruz. Gerçekliğe şurasından burasından göz attıkça, içinde yaşadığımız karanlığın derinliğini, cehaletimizin büyüklüğünü daha iyi anlıyoruz. Ama bu durumdan niye keyif almayalım ki, diye soruyor Stuart Firestein; zira bilim, olgular ve kurallardan ibaret değildir; bilim karanlık odalarda siyah kediler aramaktır. Bilim cehaletten itici güç olarak faydalanır; bize sorularla düşünmeyi, cehaleti yönetmeyi öğretir.

    KİTABA GÖZ ATIN

     

    D&R’DAN SATIN AL IDEFIX’TEN SATIN AL
  • Aklın G’özü

    Yazar: Daniel C. Dennett, Douglas R. Hofstadter
    Çevirmen: Füsun Doruker

    Benlik ve Ruh Üzerine Hayaller ve Düşünceler

    Zihin nedir? Ben kimim? Madde düşünebilir ya da hissedebilir mi? Ruh nerededir? Aklın G'özü, akıl, yapay zekâ, zihin-beden ilişkisi konularında ileri sürülmüş çarpıcı felsefi ve bilimsel düşünceleri tartışmaya açan kült bir eserdir. Edebiyatıyla geçtiğimiz yüzyılı derinden etkilemiş J. L. Borges’ten, evrim kuramının çağımızdaki en etkili savunucularından Richard Dawkins’e, bilim-kurgunun önemli isimlerinden Stanislav Lem’den, yapay zekânın olanakları üzerine söyledikleriyle çığır açmış zihin ve dil felsefecisi John Searle’e uzanan XX. yüzyılın etkili düşünürlerinin metinleri, Dennett ve Hofstadter’in yaptıkları yorumlarla farklı bir boyut kazanıyor. Benlik ve bilincin anlamının edebiyat, psikoloji, felsefe ve diğer disiplinlerin perspektiflerinden incelendiği bu kitap, yazarlarının deyimiyle, okurlarını kışkırtmak, huzurunu kaçırmak, allak bullak etmek, anlaşılır olanı tuhaflaştırmak, belki de tuhaf olanı anlaşılır hale getirmek üzere tasarlanmıştır.

     

    KİTABA GÖZ ATIN

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • Genom

    Yazar: Matt Ridley
    Çevirmen: Mehmet Doğan, Nıvart Taşçı

    Bir Türün Yirmi Üç Bölümlük Otobiyografisi

    Francis Crick, 28 Şubat 1953’te DNA’nın yapısını çözdüğünde şöyle demişti: “Hayatın sırrını keşfettik.” Ancak bu sırrın ne olduğunu anlamamız uzun bir süre daha alacak, yüzyılımızın en önemli bilim dallarından birisi genetik olacaktı.

    İnsan genomu, 23 çift kromozomdan oluşan bir pakettir. Matt Ridley bu paketi açıyor ve ortaya dökülen ama genetik dilinde yazılmış pek çok sırrı bizim anlayacağımız bir dile tercüme ediyor. İnsan genomunda “genetikçe” yazılmış bu “yazılar” aslında türümüzün biyolojik tarihinin kaydını, başka bir deyişle otobiyografisini oluşturuyor. Kökenlerimiz, evrimimiz, doğamız ve zihnimiz hakkında çarpıcı bilgiler veren yazar Matt Ridley, yepyeni soruların ve yepyeni cevapların eşiğinde bir kuşak oluşumuza dikkat çekiyor.

    Genetik mirasımız kaderimiz mi? Yoksa genetik determinizm bir mitten mi ibaret? Bir katilin işlediği cinayetin sorumluluğu ailesindeki genlere yüklenebilir mi? Yoksa işimize gelmediğinde özgür irade sahibi olmaktan vazgeçmeye hemen hazır bir tür müyüz? Gen tedavisinden mucizeler beklememiz ne kadar gerçekçi?

    Genom’da merak ettiğiniz bu ve benzeri pek çok soruya yanıt bulacaksınız. Genom’u okudukça şempanzelerle genetik benzerliğimizin %98 olması en azından bazılarımızın onuruna daha az dokunacak gibi görünüyor.

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • Yapı Dinamiğine Giriş

    Yazar: Vedat Yerlici, Hilmi Luş

    Bilgisayarların gelişmesiyle kolaylaşan yapı dinamiği hesaplarının yapı teknolojisinin ilerlemesine sağladığı katkı, giderek artan bir önem kazanmaktadır. Daha cesur, daha dayanıklı, daha güzel, daha kullanışlı, daha hafif, daha ucuz yapılar, kullanıma giren yeni malzemelerin yanı sıra bu hesaplar yardımıyla gerçekleştirilebildiğinden, artık her inşaat mühendisinin iyi bir yapı dinamiği bilgisine sahip olması zorunlu hale gelmiştir.

    Kolay okunabilecek şekilde hazırlanan bu kitap, mühendisler ile lisans ve lisansüstü öğrenciler tarafından ders kitabı ya da kaynak olarak kullanılabilir. Kitabın içeriği, yapı dinamiği hesaplarının gereği, dinamik yüklerin nitelikleri, idealleştirilmiş yapı modelleri, çözüm yöntemleri ve sayısal hesaplar gibi temel konular ile enerji ilkeleri ve sürekli sistemlerin hareketi gibi daha ileri konuları da kapsamaktadır. Okuyucuların konuyla ilgili uygulamaları da görebilmesi amacıyla tüm bölümlerin sonunda, konu anlatımında ayrıntılarıyla incelenen örneklere ek olarak çeşitli sorular da verilmiştir.

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • Ben Maymun muyum?

    Yazar: Francisco J. Ayala
    Çevirmen: Ferik Burak Aydar

    Evrim Hakkında Altı Büyük Soru

    Öne sürülen çok sayıda karşıt görüşe rağmen, “evrim”in en temel bilimsel kuramlardan biri olduğu yadsınamaz. Organizmaların evrimine dair ikna edici kanıtlar sunan Darwin, organizmaların “tasarım”ını açıklayan süreci de keşfetmişti: doğal seçilim.

    Evrim kuramı, neden bu kadar farklı türde organizma olduğunu bilimsel olarak açıklar ve bu organizmalar arasındaki benzerlik ve farklılıkları ortaya koyar. Evrim kuramı, insanların yeryüzünde nasıl ortaya çıktığını ve diğer canlılarla olan biyolojik bağlarını gösterir. Sürekli evrilen bakterileri, virüsleri ve diğer patojenleri anlamamızı ve bunların sebep olduğu hastalıklara karşı etkin koruma yollarının geliştirilmesini sağlar. Tarım, tıp ve biyo-teknolojideki ilerlemeler, evrim bilgisiyle mümkün olabilmiştir.

    Bütün kanıtlara karşın, pek çok insan evrim kuramının tartışmalı olduğunu düşünüyor. Önemli bir genetikçi ve evrimci olan Francisco J. Ayala, insanlar da dahil bütün organizmaların kendilerinden çok farklı atalardan evrildiği olgusunu altı temel soruya verdiği yanıtla ortaya koyuyor: Ben Maymun muyum? Evrim neden bir kuramdır? DNA nedir? Bütün bilimciler evrimi kabul ediyor mu? Yaşam nasıl başladı? Hem evrime hem de tanrıya inanmak mümkün müdür?

     

    KİTABA GÖZ ATIN

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • Paleontoloji ve Evrim

    Yazar: Derek Turner
    Çevirmen: Nıvart Taşçı

    Felsefi Bir Yaklaşım

    Paleontoloji yeryüzündeki yaşamın tarihini anlayabilmek için fosilleri kullanır. Fakat sadece fosil kayıtlarındaki şablonları ve yönelimleri belgelemekle uğraşmaz; aynı zamanda bunların altında yatan evrimsel süreçlere dair sonuçlar da çıkarmaya çalışır. Darwin, Türlerin Kökeni’ni yayımladığında, daha yaşlı türler ile daha genç olanlar arasındaki “kayıp halkalar”ın neden bulunamadığına ilişkin bir açıklama getirmek zorunda kalmıştı. Bu konuda Darwin, jeoloji kayıtlarının tam olmadığını, tarihöncesi yaşam hakkındaki bilgilerin azımsanmayacak kısmının jeolojik süreçlerle ortadan kalktığını ileri sürmüştü. Onun bu hamlesi paleontolojinin evrim hakkında bize yeni bir şey öğretemeyeceği yönünde bir yoruma yol açtı. Ancak 1970’ler ve 80’lerde eksik halkalarla ilgili varsayım, paleontologlarca değişik şekillerde sorgulanmaya başlandı. Hatta biliminsanları, fosil kayıtlarının eksik olduğu varsayımının kendisini de araştırma konusu haline getirdiler. Toplanan fosil örneklerinin, bütünü homojen bir şekilde temsil etmediği durumları anlayabilirsek, kuramda düzeltmeler yapmanın da mümkün hale geleceğini düşünüyorlardı. Bu biliminsanları paleontolojinin epistemolojisini, bizzat paleontolojinin parçası haline getirdiler.

    Evrimin nedeni olarak doğal seçilim ne kadar önemlidir? Evrimsel tarihin akışı ne ölçüde şansa bağlıdır? Evrim ilerlemeci midir? Bizim gibi dil ve alet kullanan zeki yaratıkların evrimi kaçınılmaz mıdır yoksa varlığımızı tarihsel rastlantılara mı borçluyuz? Kitapta görüşlerine yer verilen yeni paleontologlar bu sorulardan bazılarının yanıtına dair ipuçlarının fosil kayıtlarında yattığını düşünüyorlar.

    Paleontoloji ve Evrim, felsefi düşüncelerin paleontolojiyi derinden etkilediğini öne sürüyor; evrime dair paleobiyoloji devriminin ortaya çıkardığı bazı büyük fikirler ve sorular için felsefi eğilimi güçlü bir rehber olmayı amaçlıyor.

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL