Tarih

  • Osmanlı’yı Tahayyül Etmek

    ,
    Yazar: Halim Kara

    Tarihsel Romanda Fatih Temsilleri

    Osmanlı’yı Tahayyül Etmek: Tarihsel Romanda Fatih Temsilleri, Cumhuriyet’ten günümüze dek tarihsel romanlarda Fatih Sultan Mehmet’in edebi temsilleri çerçevesinde Osmanlı geçmişinin nasıl anlatıldığının izlerini sürüyor. Edebi bir karakter olarak Fatih’in metinleştirilmesi üzerinden Türkiye’de edebiyat ürünlerinin politik ve toplumsal işlevinden tarihsel roman algısına, kolektif hafızanın inşasından resmî tarihyazımına, Osmanlı geçmişinin algılanışından yeni bir milli hafıza kurulmasına ve modern ulusun tahayyülünden milli kimliğin oluşturulmasına kadar birçok sorun hakkında verdiği önemli ipuçlarının bir analizini yapmayı deniyor. Böylece Türkçe edebiyatta Osmanlı’nın geçmişi algısının tezahürleriyle birlikte tarihsel roman yazımının serüvenini tarihsel ve kültürel bir bağlamda tartışmaya açıyor.

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • İspanya’nın Kısa Tarihi

    Yazar: William D. Phillips Jr , Carla Rahn Phillips
    Çevirmen: Tuna Erkmen

     

    İspanya farklı unsurlar barındıran nüfus yapısı ve Avrupa dışındaki uygarlıklarla yakın ilişkileri bakımından Avrupa’nın geri kalanından farklıdır. Bu kitap, İspanya’nın uzun ve karmaşık tarihi hakkında yararlı bir giriş sunarak İspanya’nın farklılığını anlamamıza yardımcı oluyor.

    İlk bölümlerde, göç dalgalarının İspanya’nın nüfus yapısının yanı sıra siyasi ve sosyal karakterini nasıl şekillendirdiği ele alınıyor. Örneğin ortaçağ İspanyası, Hıristiyan, Müslüman ve Yahudi cemaatlerin bir arada yaşadığı benzersiz bir geçmişi sergilemekteydi. Aynı zamanda, Hıristiyan ve İslami siyasi güçler arasında yüzyıllarca süren çatışmalar her iki tarafı da kaçınılmaz olarak dinsel aşırılıklara sürüklemişti. Ortaçağın sonunda zafere ulaşan Hıristiyan krallığının dinî kimliği, İspanya’daki yaşamın her yönüne nüfuz etmişti. Dinsel kimliğe ve ona karşı görüşlere ilişkin izler bugün bile varlığını sürdürmektedir ve bu nokta hesaba katılmadan İspanya tarihi anlaşılamaz.

    Kitapta ele alınan bir başka tema ise iktidar mücadelesidir. Modern dönemin başlarında önce Habsburg hanedanı ve ardından gelen Bourbonlar dünyanın bu ilk küresel imparatorluğunu yönetmişlerdi. Bu süreçte, İspanyol bürokrasisi dünyanın her yerinde baş gösteren sorunlarla uğraşmak zorunda kalmıştı. Bunlar küreselleşmenin getireceği yeni zorlukların habercisiydi. 1650’ye gelindiğinde İspanya Avrupa’daki egemen güç konumunu rakiplerine kaptırdı, ama imparatorluk XIX. yüzyıl başlarına kadar varlığını sürdürmeyi bildi. İspanya’nın geçmişte küresel bir güç olmasının bıraktığı izler bugün bile İspanyol siyasi hayatının renklerini oluşturmaya devam etmektedir.

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • Rusya’nın Kısa Tarihi

    Yazar: Paul Bushkovitch
    Çevirmen: Mehmet Doğan

     

    20. yüzyılın büyük bölümünde bir ülkeden çok sosyalizm fikrinin temsili olarak görülen Rusya, siyaseti, ekonomisi ve kültürü hakkında önemli tartışmalar yapılmasına karşın, pek çok açıdan kapalı kutuydu. Sovyetler Birliği’nin çöküşü, Rusya’da tarihle ilgili çok sayıda yayını gün yüzüne çıkardı. Bugün Rusya tarihi Sovyet deneyimiyle sona ermeyen bin yıllık bir dönem sayılıyor. Rusya’nın 1917’den önceki ve sonraki tarihini her yönüyle içeren Rusya’nın Kısa Tarihi pek çok farklı unsurun harmanı olan Rusya’yı bir tablo gibi önümüze seriyor.

    Rusya tarihini 9. yüzyıldan alarak günümüzdeki gelişmelere dek inceleyen Paul Bushkovitch, Rusya’nın yalnızca siyasi tarihini değil, edebiyat, sanat ve bilim alanlarındaki serüvenini de sunuyor. Farklı alanlardan tanınmış şahsiyetleri yaşadıkları dönem içinde tanıtan kitap ayrıca Rus halkının kökeninden Ortodoks inancının etkilerine, asırlar içinde değişen gündelik yaşam alışkanlıklarından toplumsal hareketlere kadar sayısız konuda fikir veriyor.

    Rusya’nın Kısa Tarihi, Rusya’yı anlamak ve Rus halkının tarihini öğrenmek için temel bir eser niteliğinde.

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • Fransa’nın Kısa Tarihi

    ,
    Yazar: Roger Price
    Çevirmen: Özkan Akpınar

    Ortaçağdan günümüze, Charlemagne’dan Chirac’a kadarki geniş bir dönemi kuşatan ve Fransa tarihi konusunda sarih ve kapsamlı bir rehber olan bu kitap, Fransa’nın bir devlet olarak tarih sahnesinde belirişinin ve sahip olduğu otoritenin genişleyip yayılmasının mahiyetini ve sebeplerini açıklamaya çalışıyor; bunu yaparken de, devlet ve toplum arasındaki kesintisiz etkileşime odaklanıyor.

    Fransa’nın Kısa Tarihi, ele aldığı her bölümünde, ekonomik ve toplumsal yapıların yanı sıra siyasal sorunların gelişim sürecini de ortaya koymaya çalışıyor. Devlet ve toplum ilişkileri, savaşların etkileri, siyasal güç sahipleri ve onların bu güçlerini nasıl kullandığı gibi pek çok canalıcı meseleye değiniyor. Philip Augustus, IV. Henri, XIV. Louis, Robespierre, Napoleon, de Gaulle gibi Fransa tarihinin önemli şahsiyetleri kadar sosyal tarihçilerin konu edindikleri sıradan insanlar, sosyal yapılar, inançlar ve ekonomik faaliyetler de bu kısa tarih içinde kendine yer buluyor.

  • A Bosporus Adventure

    Yazar: Mary Mills Patrick

    A Bosporus Adventure is a history of the Woman's College at Constantinople by a former president. Mary Mills Patrick was born 10 March 1850 in Canterbury, New Hampshire to John & Harriet (White) Patrick. She graduated from the Lyons Collegiate Institute in Lyons, Iowa, in 1869. In 1871, by appointment of the American Board of Commissioners for Foreign Missions, she became a teacher in a mission school in Erzurum. In her four years there Patrick learned ancient and modern Armenian. In 1875 she was transferred to the American High School for Girls in Üsküdar, and she became principal of the school in 1889. During her summers she lived in Greek villages. She thus was able to add Greek and Turkish to her repertoire of languages. After a study furlough in the United States she received a master’s degree from the University of Iowa in 1890. In that year, after much planning and the securing of a charter from the Commonwealth of Massachusetts, the American High School became the American College for Girls at Constantinople, later known as Constantinople Woman’s College. Patrick served as president of the college from its opening. Her summer studies at the Universities of Heidelberg, Zürich, Berlin, Leipzig, Paris, and Oxford resulted in a Ph.D. from the University of Bern, Switzerland, in 1897. Her dissertation was published in 1899 as Sextus Empiricus and Greek Scepticism. When the college was destroyed by fire in 1905, a new site was acquired in Arnavutköyü on the European side of the Bosporus. A new charter in 1908 ended the college’s ties to the mission board, and in 1914 the new campus was occupied. Patrick kept the school open through the Balkan Wars, the Turkish revolution, and World War I, and through those changes it evolved from a school primarily for minority Greek, Armenian, and Bulgarian Christian women into a leading centre of higher education for Turkish women. She remained president until her retirement in 1924, after which she moved back to the United States. The American College for Girls later affiliated with nearby Robert College for men.

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • İmparatorluğun Bedeli

    Yazar: Nadir Özbek

    Osmanlı'da Vergi, Siyaset ve Toplumsal Adalet (1839-1908)

    19. yüzyılın başında dağılma tehlikesiyle karşı karşıya olan Osmanlı İmparatorluğu’nun yaşadığı mali krizin temel nedeni, taşrada toplanan vergilerin önemli bir bölümünün aracıların elinde kalmasıydı. Reform adımlarıyla artırılan vergi geliri sayesinde İmparatorluk Birinci Dünya Savaşı’na kadar ayakta tutuldu. Bu nedenle, 19. yüzyılda Osmanlı merkezî yönetiminin vergi gelirlerini nasıl artırabildiği sorusu önem taşıyor.

    Çalışmasında bu soruya yanıt arayan Nadir Özbek, reformların ve mali merkezileşme sürecinin merkezî hazineye giren vergi gelirlerini nasıl artırdığını gösterirken, bu sürecin toplumsal ve siyasal bedelinin de bir hayli ağır olduğunu gözler önüne seriyor. Halk üzerindeki baskının artmasının siyasi rejimin meşruiyetini sorgulattığını, vergi rejiminin eşitlik ve adaletten uzak olmasının İmparatorluğun birçok bölgesindeki milliyetçi hareketlere ivme kazandığını vurgulayan çalışma, önce Rumeli’de, sonra Doğu Anadolu’da patlak veren Sırp, Yunan, Bulgar ve Ermeni sorunlarının ardında vergi meselesinin de olduğunu ortaya koyuyor.

    19. yüzyıl Osmanlı toplumunda bölüşüm ilişkileri, vergi adaleti, siyasal ve toplumsal meşruiyet, vergi tahsil kurumu ve pratikleri, iltizam sisteminin dönüşümü, vergi tahsilatının askerî niteliği, baskı ve şiddet boyutu gibi konuları ele alan İmparatorluğun Bedeli, modernleşme olarak tanımlanan reformların, Osmanlı toplumunu oluşturan halklara nasıl bir bedel ödettiğini, gündelik hayatın somutluğu içinde inceliyor.

     

    Şevket Pamuk

    Osmanlı’nın son döneminin can alıcı konularından birini büyük ustalıkla ele alan Özbek’in çalışması hem tarih meraklıları hem de profesyonel tarihçiler için önemli ve okunması gereken bir eser.

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • Yunanistan’ın Kısa Tarihi

    Yazar: Richard Clogg
    Çevirmen: Dilek Şendil

     

    1830’da bağımsızlığını kazanan Yunanistan’ın tarihine Ortodoks Hıristiyanlık ve Osmanlı yönetimi büyük ölçüde damgasını vurmuştur. 1981 yılında Avrupa Topluluğu üyeliğine alınan ilk Doğu Avrupa ülkesi olmuştur. Yunanlar bir diaspora halkıdır; Osmanlı yönetimi sırasında gelişen göç hareketleri günümüze kadar sürmüştür. Yunan devleti ortaya çıkmadan önce, on sekizinci yüzyılın sonlarında, Yunan tüccarlar Doğu Akdeniz’de, Balkanlar’da ve Hindistan gibi uzak yerlerde bir ticaret imparatorluğu kurmuşlardı. On dokuzuncu yüzyılda göçlerin yönü Mısır’a, Rusya’nın güneyine; yüzyılın sonlarındaysa Amerika Birleşik Devletleri’ne, Kanada’ya ve Avustralya’ya doğru gelişti. Bu etmenler, hem Balkan, hem Akdenizli, hem de Avrupalı olan, Osmanlı’dan da izler taşıyan bir ülkenin tarihini daha da ilginç kılmaktadır. Yunanistan’ın Kısa Tarihi, ulusal hareketin ilk kıpırdanmalarının başladığı on sekizinci yüzyıl sonlarından bugüne dek modern Yunanistan’ın tarihine kısa bir giriş sunmaktadır. Halen yaşanan ekonomik kriz ülke tarihinde bir dönüm noktasına işaret etmektedir.

    Kitabın sonunda, bugünün siyasal, ekonomik ve toplumsal gelişmelerinin de incelendiği bir bölümle birlikte tablolar, haritalar, fotoğraflar ve okuma önerilerini içeren bir listede de yer almakta.

    Kitap, Helen kültürünü konu alan en iyi kitap olarak Runciman Ödülü’nü aldı ve on iki dile çevrildi.

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • A Bridge of Culture

    Yazar: John Freely

    How An American College in Istanbul Became A Turkish University

    During the 38 years of its existence Boğaziçi University has perpetuated the cultural traditions it inherited from Robert College, and it is generally considered to be one of the top undergraduate institutions in the world, with outstanding graduate programs in most fields other than medicine and law. Though it is a Turkish state university, the language of instruction in almost all courses is English; the majority of its faculty have doctorates from American universities and most of its outstanding students go on to do graduate studies at universities in the U. S. Our students come from every province of Turkey and from more than sixty other countries, for Boğaziçi University is a cultural beacon that shines across national boundaries and internal political divisions, distinguished by the diversity of its student body and faculty and its tolerance of ethnic, religious, and cultural differences. And so my book will examine the ways in which Robert College and Boğaziçi University have been a bridge of culture between what orientalists have called East and West.

     

    KİTABA GÖZ ATIN

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • Türkiye’nin Bilim (Akademisi) Sınavı

    ,
    Yazar: Engin Bermek

     

    Dünyadaki ilk örneklerinden yaklaşık 400 yıl sonra, 1994’te kurulan Türkiye Bilimler Akademisi, evrensel akademik değerler, ilkeler doğrultusunda şekillenmiş bir kurum yaratmayı hedefleyen bilim insanlarını bir araya getiren önemli bir girişimdir. 2000’de Akademi’nin başkanlığına seçilen Engin Bermek, sekiz yıllık görev süresini merkeze alan çalışmasında Türkiye’de ve dünyada bilim dünyasının girdiği yeni döneme, ortaya çıkan arayışlara ve düşünce akımlarına ışık tutuyor. Dönemine ilişkin özeleştirel değerlendirmeleri, Akademi benzeri bilim kurumlarının yapılanmasında, izleyeceği politikalarda ve etkinliklerinde yol gösterici nitelikte.

    Bermek, Akademi’nin kuruluş aşamasından başlayarak, kendi döneminde yürüttüğü faaliyetlere ilişkin ayrıntılı bilgi verirken, evrim konusunda aldıkları tepkilerden, evine düzenlenen bombalı saldırıdan ve Akademi çevresinde yaşanan belli başlı çatışmalardan bahsettiği bölümlerde dönemin genel atmosferini de çarpıcı bir biçimde yansıtıyor.

    Öznel görüşleri ile kurumun faaliyetlerini dengeli bir biçimde ele alan Engin Bermek, bugün artık özerkliğini yitirmiş olan Akademi’nin 18 yıllık tarihini, yaptığı gözlemlerden ve dünya akademilerinin temsilcileriyle yaşadığı deneyimlerden yararlanarak sunuyor. Türkiye’nin Bilim (Akademisi) Sınavı, siyasal erk ile bilim arasındaki ikiliğin bilimsel yapılara verdiği zararı, günümüzde kurumların içinde bulunduğu durumun toplumun geldiği noktayı yansıttığını apaçık ortaya koyuyor.

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • Constantinople

    Yazar: Edwin A. Grosvenor

     

    The book is organized chronologically, by political history, and then by theme; a great deal of space is devoted to archaeological history, art history, and architecture. Also discusses the physical nature of the city: how the art, the growth of the streets, and the politics all affected the city's appearance today. The history, mythology, art, and décor of significant mosques in the city are included. Contains about 600 pages of analysis, with a great number of photographs and illustrations. Constantinople was “the most important treatise . . . that has yet appeared in English,” wrote a reviewer in the Springfield Republican. “One of the books of the year.” The New York Times said that Grosvenor was “uniquely suited to the task.” This special edition of the book comprises two volumes, separately published in 1900 and 1895.

     

    Türkçe tanıtım:

    Yazar ve tarihçi Edwin A. Grosvenor’un siyasi tarih doğrultusunda kronolojik olarak olayları sıraladığı Constantinople; İstanbul’un arkeolojik, sanat ve mimari tarihini içeriyor. Kitap ayrıca şehrin fiziksel yapısını, caddelerini, meydanlarını, semtlerini ele alıyor. Şehrin başlıca camilerinin dekoru üzerinden tarih, mitoloji ve sanatın da konu edildiği 600 sayfalık kitap çok sayıda fotoğraf ve illüstrasyon da içeriyor. İlk kez yayımlandığı 1895 yılında eleştirmenler tarafından “Yılın en önemli kitabı” olarak değerlendirilen Constantinople ilk baskısından yaklaşık 120 yıl sonra tek cilt olarak orijinal dilinde özel bir baskıyla yeniden okur karşısında.

     

    KİTABA GÖZ ATIN

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • Spiritus Roberti

    Yazar: Orlin Sabev

    Shaping New Minds and Robert College in Late Ottoman Society (1863-1923)

    This book is dedicated to Robert College’s 150th anniversary. Being founded by American missionaries in Constantinople in 1863, the college kept its vitality due to its ability to adjust the sound theory of education introduced by its founders and instructors to the changing social and political context, as well as its alumni who distinguished themselves as professionals and leaders, but above all as characters. The book approaches the Ottoman period of Robert College’s sesquicentennial history by focusing on certain hitherto neglected topics and issues related to its nature and educational ideals, as well as to its student body, and by exploring the college’s archives, dispersed in Turkey and the United States, the government archives of Ottoman and early republican period, and other vernacular archives. The book moves the object of research from the subjects who were responsible for the foundation, function and development of the college toward the object of their educational activity: the students. To this aim the book is focused on the student body and space is provided for the voice of students as preserved in their recollections.

    The book delineates the specific place and role of the college in the field of Ottoman education by promoting Protestant ideals through liberal education. On paper the college was an independent institution that was not aimed at proselytizing the local peoples but in reality the religious character of the college was indisputable. The so-called “secular Protestantism” affected the whole concept of education practiced at the college and it affected more or less the students’ mindset. The college put emphasis on the formation of strong characters in its students so as to make them able to take responsibility for their own life and development. It was achieved, not only nor even mainly through the course of studies in a wide variety of fields, but also through the all-round atmosphere in the college and especially the personal relationship between the students and their instructor. On the basis of statistics drawn from various relevant sources, the book traces out the dynamics in student enrollment and outlines those periods in the college’s history in which certain nationalities were prevalent, not only in terms of physical presence but also in terms of influence in the student body. The book defines subsequent “national” periods, specifically “Bulgarian”, “Armenian”, “Greek”, and “Turkish” periods, paying special attention to the relations between the nationalities represented in Robert College’s student body. The book provides also prosopographical research of the Bulgarian and Turkish students, based on data collected from the catalogues of students, preserved in the college archives.

    The book combines various approaches characteristic of different fields and thus is a multidisciplinary study of Robert College’s Ottoman past. Being focused on certain issues related to the nature and educational ideals of the college in close relation with its student body, the book reveals previously unexplored or partly and insufficiently studied aspects that have much to do with disciplines and sub-disciplines such as social history, history of religion, history of education, cultural studies, and political studies.

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • Almanya’nın Kısa Tarihi

    Yazar: Mary Fulbrook
    Çevirmen: Sabri Gürses

     

    Bu kitap, erken ortaçağdan günümüze Almanya tarihinin dönüm noktaları konusunda bir rehber olmayı amaçlıyor. Mary Fulbrook, sürükleyici bir üslupla kaleme aldığı bu çalışmasında geniş kapsamlı bir tarihi malzemenin sentezini yapıyor ve araştırmacıların tartışmaları ışığında toplumsal, siyasal ve kültürel unsurlar arasındaki karşılıklı ilişkileri ortaya koyuyor.

     

    Her tarih içinde yazıldığı zamanın ürünüdür. Muzaffer milliyetçilik çağındaki milliyetçi tarihler daha çok geciken birleşme sorunuyla ilgileniyordu. Hitler’in gölgesinde yazılan XX. yüzyıl tarihleriyse daha çok kötülüğün kökleriyle ilgilendiler. XXI. yüzyılda, Avrupa federalizminin güçlendiği, daha küçük siyasal birimlere ve taban katılımının rolüne duyarlılık gösterildiği, ayrıca küresel sahnede yeni gerilimler ve kıvılcım noktalarının yer aldığı bir çağdaysa perspektifler yine kaymaya başlıyordu. “Alman sorunu”ndan ne kastedildiği, Alman tarihi için neyin önem taşıdığı –ve neyin “kendine özgü” göründüğü– değişiyordu. Alman geçmişinin büyüleyici zenginliği, onun çeşitli perspektiflerden ve bakış açılarından ilgi çekici kalmayı sürdüreceğini; insanı daha fazla araştırma ve tartışmaya yönelten karmaşık motiflerinin nihai ve mutlak bir yorumunun da asla olmayacağını göstermektedir.

     

    KİTABA GÖZ ATIN

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • Turna’nın Kalbi

    Yazar: Erdal Küçükyalçın

    Yeniçeri Yoldaşlığı ve Bektaşilik

    15 Haziran 1826’da Kara Cehennem Paşa tarafından Yeniçeri karargâhının kapısına yaptırılan top atışları, köklü bir Osmanlı kurumunun sonuna işaret etmekteydi. Yeniçeri Ocağı kendi hamileri olan Sultan II. Mahmud tarafından normal şartlarda “küffara” karşı savaş anlamına gelen Sancak-ı Şerif açılarak yok edilmişti. Böylece dinî bir mahiyet kazanan bu ihtilal, ertesi gün şeyhülislamın başkanlığında toplanan ulemanın Bektaşi tarikatının topyekün imhasına karar vermesiyle devam etmişti. Oysa Osmanlı ordusunun kalbini teşkil eden yeniçeri ocağını kuranlar, padişahın yakın koruma ordusunun Bektaşi olmasına karar vermemişler miydi? “Türk’e verilerek” Türk yapılan ve İslam adına “küffar” ile savaşanlar da yine bu Hıristiyan doğmuş devşirme çocuklar değil miydi? Ne olmuştu da bu köklü kurum bizzat hamileri tarafından düşman ilan edilebilmişti? Bu kitap kuruluşundan “bozuluşuna” kadar Yeniçeri Ocağını, Yeniçeri Yoldaşlığını ve Bektaşi Yolunu ele almaktadır.

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • Among The Turks: My Life and Times

    Yazar: Cyrus Hamlin

     

    Robert Kolej'in kurucusu Cyrus Hamlin'in, iki anı kitabının, tıpkı basımı.

     

    KİTABA GÖZ ATIN

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • Sandıktaki Hatıralar

    Yazar: Ohannes Aram Kondayan
    Çevirmen: Karin Karakaşlı

    Çocukluk, Tehcir, İstanbul

    … İki hafta sonra çadırlar söküldü ve tehcir edilenler bir kez daha bilinmez bir yere doğru yola çıkarıldılar. Jandarma çadırın yanında duruyordu. Oğlan ona yaklaştı ve üzerinde küçücük renkli boncuklarla çiçek desenleri işlenmiş küçük bir bozuk para kesesini kabul etmesini rica etti. Bu oğlan için kıymetli bir şeydi. Bu keseyi ona doğduğu şehirde Noel ve Paskalya’da amcasıyla birlikte ziyaret ettikleri mahkûmlar vermişti. Oğlanın evinden getirdiği hediyelere karşılık olarak mahkûmlar da bunu vermek istemişlerdi.

    Jandarma keseyi kabul etmeden önce bir an duraksadı. Belli ki bu insanlar yola çıkarken ne zamandır aklından geçirdiği ve giderek derinlere kök salmış olan bir şeyleri söylemek istiyordu. Gökyüzünü işaret etti ‘Sizin Ona varan kendi yolunuz var, bizim kendi yolumuz. Bütün yollar O’nda buluşur’ dedi.

    Oğlan büyüyüp de yetişkin bir erkek olduğunda bu jandarma kendisi için iyi kalpli bir insandan çok daha fazlasını ifade etmeye başladı. Tehcir yıllarından sağ kurtulacak denli şanslı olmuş, sonrasında ise bu tehcirden daha az acılı ya da ümit kırıcı sayılamayacak başka deneyimlerden geçmişti. Ama tüm bunların ortasında her zaman Anadolu ovalarındaki bu sıradan, okuma yazması olmayan, silahlı muhafızı insanlığın, daha derin bir maneviyatın, daha kalıcı insani niteliklerin simgesi olarak aklına getirebiliyordu. Bu adam, tek bir insanın çilesinde ve adanmışlığında bütün ruhların akrabalığını hissetmişti. Aileye sağladığı su bir inanç eylemiydi, kendi ruhunun özgürlüğünde keşfettiği şeyin evrenselliğine olan inanç…

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL