Osmanlı Tarihi

  • İmparatorluğun Bedeli

    Yazar: Nadir Özbek

    Osmanlı'da Vergi, Siyaset ve Toplumsal Adalet (1839-1908)

    19. yüzyılın başında dağılma tehlikesiyle karşı karşıya olan Osmanlı İmparatorluğu’nun yaşadığı mali krizin temel nedeni, taşrada toplanan vergilerin önemli bir bölümünün aracıların elinde kalmasıydı. Reform adımlarıyla artırılan vergi geliri sayesinde İmparatorluk Birinci Dünya Savaşı’na kadar ayakta tutuldu. Bu nedenle, 19. yüzyılda Osmanlı merkezî yönetiminin vergi gelirlerini nasıl artırabildiği sorusu önem taşıyor.

    Çalışmasında bu soruya yanıt arayan Nadir Özbek, reformların ve mali merkezileşme sürecinin merkezî hazineye giren vergi gelirlerini nasıl artırdığını gösterirken, bu sürecin toplumsal ve siyasal bedelinin de bir hayli ağır olduğunu gözler önüne seriyor. Halk üzerindeki baskının artmasının siyasi rejimin meşruiyetini sorgulattığını, vergi rejiminin eşitlik ve adaletten uzak olmasının İmparatorluğun birçok bölgesindeki milliyetçi hareketlere ivme kazandığını vurgulayan çalışma, önce Rumeli’de, sonra Doğu Anadolu’da patlak veren Sırp, Yunan, Bulgar ve Ermeni sorunlarının ardında vergi meselesinin de olduğunu ortaya koyuyor.

    19. yüzyıl Osmanlı toplumunda bölüşüm ilişkileri, vergi adaleti, siyasal ve toplumsal meşruiyet, vergi tahsil kurumu ve pratikleri, iltizam sisteminin dönüşümü, vergi tahsilatının askerî niteliği, baskı ve şiddet boyutu gibi konuları ele alan İmparatorluğun Bedeli, modernleşme olarak tanımlanan reformların, Osmanlı toplumunu oluşturan halklara nasıl bir bedel ödettiğini, gündelik hayatın somutluğu içinde inceliyor.

     

    Şevket Pamuk

    Osmanlı’nın son döneminin can alıcı konularından birini büyük ustalıkla ele alan Özbek’in çalışması hem tarih meraklıları hem de profesyonel tarihçiler için önemli ve okunması gereken bir eser.

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • Constantinople

    Yazar: Edwin A. Grosvenor

     

    The book is organized chronologically, by political history, and then by theme; a great deal of space is devoted to archaeological history, art history, and architecture. Also discusses the physical nature of the city: how the art, the growth of the streets, and the politics all affected the city's appearance today. The history, mythology, art, and décor of significant mosques in the city are included. Contains about 600 pages of analysis, with a great number of photographs and illustrations. Constantinople was “the most important treatise . . . that has yet appeared in English,” wrote a reviewer in the Springfield Republican. “One of the books of the year.” The New York Times said that Grosvenor was “uniquely suited to the task.” This special edition of the book comprises two volumes, separately published in 1900 and 1895.

     

    Türkçe tanıtım:

    Yazar ve tarihçi Edwin A. Grosvenor’un siyasi tarih doğrultusunda kronolojik olarak olayları sıraladığı Constantinople; İstanbul’un arkeolojik, sanat ve mimari tarihini içeriyor. Kitap ayrıca şehrin fiziksel yapısını, caddelerini, meydanlarını, semtlerini ele alıyor. Şehrin başlıca camilerinin dekoru üzerinden tarih, mitoloji ve sanatın da konu edildiği 600 sayfalık kitap çok sayıda fotoğraf ve illüstrasyon da içeriyor. İlk kez yayımlandığı 1895 yılında eleştirmenler tarafından “Yılın en önemli kitabı” olarak değerlendirilen Constantinople ilk baskısından yaklaşık 120 yıl sonra tek cilt olarak orijinal dilinde özel bir baskıyla yeniden okur karşısında.

     

    KİTABA GÖZ ATIN

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • Turna’nın Kalbi

    Yazar: Erdal Küçükyalçın

    Yeniçeri Yoldaşlığı ve Bektaşilik

    15 Haziran 1826’da Kara Cehennem Paşa tarafından Yeniçeri karargâhının kapısına yaptırılan top atışları, köklü bir Osmanlı kurumunun sonuna işaret etmekteydi. Yeniçeri Ocağı kendi hamileri olan Sultan II. Mahmud tarafından normal şartlarda “küffara” karşı savaş anlamına gelen Sancak-ı Şerif açılarak yok edilmişti. Böylece dinî bir mahiyet kazanan bu ihtilal, ertesi gün şeyhülislamın başkanlığında toplanan ulemanın Bektaşi tarikatının topyekün imhasına karar vermesiyle devam etmişti. Oysa Osmanlı ordusunun kalbini teşkil eden yeniçeri ocağını kuranlar, padişahın yakın koruma ordusunun Bektaşi olmasına karar vermemişler miydi? “Türk’e verilerek” Türk yapılan ve İslam adına “küffar” ile savaşanlar da yine bu Hıristiyan doğmuş devşirme çocuklar değil miydi? Ne olmuştu da bu köklü kurum bizzat hamileri tarafından düşman ilan edilebilmişti? Bu kitap kuruluşundan “bozuluşuna” kadar Yeniçeri Ocağını, Yeniçeri Yoldaşlığını ve Bektaşi Yolunu ele almaktadır.

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • Toptaşı Bimarhanesi

    Yazar: Fatih Artvinli

    Delilik, Siyaset ve Toplum (1873-1927)

    Toptaşı Bimarhanesi, Osmanlı Devleti’nin on dokuzuncu yüzyıl son çeyreği ile yirminci yüzyıl ilk çeyreğinde faaliyet gösteren bir akıl hastanesidir. Toptaşı Bimarhanesi’nin kurumsal tarihini, bir akıl hastanesinin modernleşme çabası eşliğinde, siyasal ve toplumsal tarihle birlikte inceleyen bu çalışma, deliliğin sosyal tarihini, bir psikiyatrik kurum olarak bimarhane perspektifinden ele almaktadır.

    Psikiyatri tarihçileri, 19. yüzyılın iç içe geçmiş iki özellik ile karakterize olduğunu düşünmektedir: tımarhanelerin yükselişi ve psikiyatrik profesyonelleşmenin ortaya çıkışı. Toptaşı Bimarhanesi tarihinin çizgisel ve ilerlemeci bir tarih anlayışı ile yazılamayacağını savunan bu kitapta, bimarhanenin tarihi, “yükseliş ve çöküş, yeniden yükseliş ve yeniden çöküşün bir tarihi” olarak ele alınmaktadır. Kitap, 19. yüzyılın başlarında Süleymaniye Bimarhanesi’nin ıslahı meselesinden başlayarak, 1873 yılında Süleymaniye’den Üsküdar’daki Toptaşı’na, 1924 yılında ise Toptaşı’ndan bugünkü Bakırköy’e taşınan kurumun, yükseliş ve çöküşlerini, siyasal tarihe paralel bir şekilde üç reform dalgası şeklinde özetlemektedir.

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • Adliye Nezareti

    Yazar: Fatmagül Demirel

    Kuruluşu ve Faaliyetleri (1876-1914)

    Tanzimat’tan sonra başlayan kanunlaştırma hareketi, nizamiye mahkemelerinin kurulmasıyla yeni bir boyut kazanmıştır. Batı hukuku temelinde kurulan nizamiye mahkemeleri ve adli teşkilatta yer alan yeni birimler Adliye Nezareti çatısı altında toplanmıştır. Adliye Nezareti’nin kurulması ve şeri’yye mahkemelerinin yavaş yavaş yetkilerinin daraltılması zor da olsa tek hukuklu sisteme doğru giden süreci başlatmıştır. Bu çalışma, Osmanlı Devleti’nin son döneminde adliye teşkilatının yapısını, işleyişini ve toplumsal rolünü Adliye Nezareti üzerinden analiz eder.

    Şimdiye kadar yapılan çalışmalarda, Osmanlı yargı teşkilatı genelde hukuk tarihi kapsamında ve hukuk tarihçileri tarafından ele alınmıştı. Kanun ve nizamnameler birçok araştırmacı tarafından incelenmiş ve genel nitelikleri ortaya konulmaya çalışılmışsa da Osmanlı tarih yazıcılığında Düstur ve bazı geleneksel kaynaklardan fazlası kullanılmamıştır. Var olan literatürün eksik veya birbiriyle çelişen noktalarını tespit eden bu çalışmada, Osmanlı arşiv vesikalarının yanısıra, Tanzimat sonrası çıkarılan kanun ve nizamnameler için önemli bir kaynak teşkil eden Meclis-i Tanzimat Defterleri ve bu defterlerin devamı olan Nizamat Defterleri kullanıldı.

    Bu çalışmada, “Osmanlı Devleti’nin adalet sistemi son dönemlere gelinceye kadar nasıl bir değişim süreci izlemişti?” “Bu değişimi sağlayan ara kurumlar nelerdi?” “Şer’iyye mahkemelerinden modern mahkemelere geçiş hangi aşamaları kapsar?” “Yeniden yapılandırılan adli yapı ne derece ihtiyacı karşıladı?” gibi sorulara cevap verilmeye çalışılıyor. Genel olarak Adliye Nezareti’nin idari teşkilatı, işleyişi ve dolayısıyla son dönem Osmanlı yargı teşkilatı, Adliye Nezareti çatısı altında bir bütün olarak ortaya konuluyor.

     

    KİTABA GÖZ ATIN

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • Sadrazam Kıbrıslı Mehmet Emin Paşa’nın Rumeli Teftişi

    Yazar: Yonca Köksal,  Davut Erkan

    1977-1984 Döneminin Günlük Olayları Hakkında

    Tanzimat'ın yerel uygulamaları üzerine olan çalışmalar Osmanlı Devleti ve farklı toplumsal gruplar arasındaki ilişkilerin 19. yüzyılda geçirdiği dönüşümü gözlere önüne serer. Elinizdeki bu inceleme Sadrazam Kıbrıslı Mehmed Emin Paşa'nın 1860 yılında çıktığı Rumeli Teftişi belgelerinin tam transkripsiyonunu ve bu belgelerin ışığında Tanzimat dönemi Bulgaristan'ıyla ilgili genel bir değerlendirmeyi içermektedir. Osmanlı'nın Bulgaristan'daki yönetimi hem Osmanlı idaresinin genel özelliklerini sergilemekte, hem de Osmanlı'nın Balkanlardaki varlığı için stratejik bir üs konumunda olan Bulgaristan'ın önemi nedeniyle bazı özel uygulamaları da beraberinde getirmektedir. Belgeler bugünkü Kuzey ve Batı Bulgaristan ve güneydoğu Sırbistan'ı kapsayan bölgede Tanzimat'ın uygulanması hakkında detaylı bilgiler vermekte ve teftişin yapıldığı bölgelerdeki sosyal, idari ve iktisadi yapıya dair önemli ipuçları sunmaktadır. Bu çalışma merkezileşen Osmanlı idaresinde milliyetçi akımların yayıldığı bölgedeki gayri Müslim nüfusun devletle olan ilişkilerini inceliyor ve asayiş meselesi, eşkiya hareketleri, idareciler, mültezimler, ve çorbacılarla ilgili davalar, Batılı devletlerin müdahaleleri, çiftlik meselesi, muhacir sorunu ve Bulgar Kilisesi meselesi gibi çok çeşitli konular hakkında arşiv belgesi sunuyor.

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • Azerbaycan-Osmanlı İlişkileri (1918)

    Yazar: Vügar İmanov

     

    1918 yılı, Azerbaycan-Osmanlı münasebetlerinin en yoğun yaşandığı dönemlerden biridir. 28 Mayıs 1918’de kurulan Azerbaycan (Demokratik) Cumhuriyeti varlığının ilk altı ayında Osmanlı Devleti ile çok-boyutlu ve yakın bir temas yaşamıştı. O sırada Azerbaycanlılar, Osmanlı Ordusu birliklerinin yardımıyla, başkent Bakü’yü Bolşeviklerden ve Taşnaklardan kurtarma hareketine girişmişlerdi. İşte bu dönemde, iki ülke arasında askerî yardımın yanı sıra stratejik, iktisadî, diplomatik ve kültürel olmak üzere çeşitli düzlemlerde ilişkiler söz konusu idi. İki devlet bir medeniyet olan Azerbaycan ve Osmanlı’nın bu vuslatı, çok kısa sürmüştü.

    Bu kitapta Azerbaycan otoritelerinin 1918 Mayıs-Kasım tarihlerinde Osmanlı Devleti ile ilişkilerini ele alan bazı yazılarla beraber onların düzenledikleri metinler, yani resmî yazışmalar, raporlar ve telgraflar sunulmuştur. Asılları ilk defa yayımlanan bu arşiv belgelerinin transkripsiyon ve tercümeleri de verilmektedir. Azerbaycan (Demokratik) Cumhuriyeti’nin (1918-1920) liderleri Ali Merdan Topçubaşı, Mehmet Emin Resulzade, Fethali Han Hoyski, Mehmet Hasan Hacınski vb. yetkililerin imzalarını taşıyan ilk kaynak niteliğindeki bu belgeler, ikili münasebetlerdeki çok-boyutluluğu ortaya koymanın yanında Azerbaycan tarafının bu tarihî ilişkilere içeriden bir bakışını yansıtmaktadır.

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • Life’s Episodes: Discovering Ottoman Architecture

    Yazar: Godfrey Goodwin

     

    It was an honour that I could not believe when I was asked to write my autobiography. But this is not the book that I thought that I was going to write. Relations, friends and artists were sent to the guillotine. I even cut everyone laughing in a hamam at Kayseri. Much of life in London has been cut out too. And just as well, because the book would go on forever…

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL