Elektronun Tarihçesi

Yazar: Jaume Navarro
Çevirmen: Mehmet Doğan

J.J. ve G.P. Thomson

Deneysel Fizik Profesörü ve Cambridge Cavendish Laboratuvarı müdürü Joseph John Thomson, 1897’de, katot ışınlarında elektrik taşıyan öğelere parçacıklı bir doğa atfetti. Bu olay, geleneksel olarak elektronun keşfi kabul edilen gelişmenin ana unsurudur. Tam otuz sene sonra oğlu George Paget Thomson, elektron kırınımının ilk görüntülerini elde etti ve bu görüntüler sayesinde, babasının elektronlarının dalga benzeri davranışlarını gösterdi. İşe bakın ki, babası bir dalga görüngüsünün (katot ışınları) tanecikler bağlamında açıklanabileceğini göstermişken, oğlu da babasının belirlediği taneciklerin dalga özelliği taşıdığını ileri sürüyordu. Elinizdeki kitabın öyküsü kısaca budur. Birçok fizikçi ve bilim tarihçisi bu öyküye aşina olsa da, bu kitapta ilk defa ayrıntılarıyla anlatılıyor.

 

D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
Kategori:
Yayın Dizisi:

Ek bilgi

Yazar:

Çevirmen:

Orijinal Adı:

A History of the Electron J.J. and G.P. Thomson

Cilt/Kâğıt:

2. Hamur, Amerikan cilt, iplik dikiş, karton kapak

Sayfa Sayısı:

263

ISBN No:

978-605-4787-59-3

Yayın Tarihi:

Ağustos 2015

Boyutlar:

21 cm x 13.5 cm

Jaume Navarro, Universidad del Pais Vasco/Euskal Herrika Unibertsitatea’da Ikerbasque kürsüsü Araştırma Profesörüdür. Fizik, felsefe ve bilim tarihi eğitimi aldı, uluslararası araştırmalara katıldı, Cambridge Üniversitesi’nde, Londra Imperial Koleji’nde, Max Planck Bilim Tarihi Enstitüsü’nde ve Exeter Üniversitesi’nde çalıştı.

Tamamlayıcı Kitaplar

  • Prizma ve Sarkaç

    Yazar: Robert P. Crease
    Çevirmen: Mehmet Doğan

    Bilimde En Güzel On Deney

    İş başındaki bilimciler, laboratuvarda yapılan deneylerin nasıl zahmetli bir mesai anlamına geldiğini bilirler. Bilimciler zamanlarının çoğunu ayar yapmakla, tasarlamakla, pürüzleri gidermekle, sıradan sorunları çözmekle, para ve destek bulmak için rica minnet etmekle geçer. Bilim, çoğunlukla, yapabildiklerimizin ya da bildiklerimizin üstüne yavaş yavaş eklemeler yapmaktan ibarettir. Fakat ara sıra, öngörülemez biçimde ama kaçınılmaz olarak öyle bir hadise gerçekleşir ki, yeni bir içgörü billurlaşır ya da dünyayı algılama biçimimiz yeni bir hal alır. Bizi kafa karışıklığının hükmettiği durumdan çekip çıkarır, ilave bir soruya yer bırakmaksızın, doğrudan, neyin önemli olduğunu gösterir ve doğayla ilgili fikirlerimizi dönüştürür. Bilimciler bu gibi anlara “güzel” deme eğilimindedir.

    Bir deneyin güzelliği unsurlarını nasıl dile getirdiğinde saklıdır. Eğer güzel bir deney birtakım sorular doğuruyorsa, bu sorular deneyin kendisinden ziyade dünyayla ilgilidir.

    Elinizdeki kitabı, özel bir galeri sayabilirsiniz. Bu galeride, her biri özgün tasarıma, ayrı malzemelere ve benzersiz cazibeye sahip, nadir bulunan güzellikte parçalar var. Bu deneyler zaman sırasına göre dizildi. Bu yaklaşım, bilimin neredeyse 2500 yıllık yolculuğunun enginliğine dair güçlü bir his uyandırıyor. Bu liste bizi, dünyanın temel nitelikleri hakkında kaba tahminler elde etmenin bilimin acil meseleleri olduğu bir devirden alıp, bilimcilerin atomun ve bileşen parçacıklarının özelliklerine dair hassas ölçümler yapmaya başladığı bir çağa götürüyor. Güneş saati ve eğik düzlemler gibi ev yapımı basit aletlerin devrinden, ileri aygıtların kullanıldığı bir devre götürüyor. Bilimcilerin genellikle tek başlarına çalıştığı bir devirden, çoğunlukla yüzlerce kişiden oluşan ekiplerle çalıştıkları günümüze getiriyor. Alanın en ilginç simalarından bazılarının kişiliklerine ve yaratıcı düşünce tarzlarına göz atmamızı sağlıyor.

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • Nötrino

    Yazar: Frank Close
    Çevirmen: Zeynep Alpar

     

    Sisin içinden geçen kurşun misali dünyanın içinden geçip gidebilen nötrinolar öyle çekingendir ki keşfedileli yarım asır olmasına rağmen, haklarında pek az bilgiye sahibiz. Nötrinolar öyle ele avuca gelmez şeylerdir ki, görünmez sayılırlar.

    Nötrinoların hiç kütlesi olmadığı ve uzayda ışık hızıyla, tirbuşon gibi dönerek dolaştıkları sanılıyordu. Fakat son beş yılda bunun doğru olmadığı anlaşıldı. Klasik radyoaktiviteyle ya da Güneş’in kalbinde cereyan eden füzyon olaylarında yayılan nötrinoların mini minnacık bir kütlesi var. Öyle küçük bir kütle ki bu, ne kadar olduğunu henüz hiç kimse ölçemedi, ama elimizde atomaltı boyutunda bir terazimiz olsaydı, bir elektronu dengelemek için en az on bin nötrino gerekirdi.

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • Isaac Newton

    ,
    Yazar: James Gleick
    Çevirmen: Mehmet Doğan

     

    Isaac Newton karanlığın, cahilliğin, büyünün hâkim olduğu bir dünyada doğmuştu. Olağandışı iffetli ve takıntılı bir yaşam sürdü. Ana-babadan, sevgiliden, dosttan mahrumdu. Yoluna çıkan büyük insanlarla sert tartışmalara girdi. En az bir kere deliliğin kıyısına geldi. Çalışmalarını gizli tuttu; tüm bunlara rağmen insanlığın elindeki bilginin ana çekirdeğine katkı yolunda yaptığı keşifler, kendisinden öncekilerin ve sonrakilerin keşiflerini aşmıştır. Modern dünyanın baş mimarıydı. Işığın ve devinimin kadim felsefe bulmacalarını çözdü. Yerçekimini keşfetti. Gökcisimlerinin seyrinin nasıl tahmin edileceğini gösterdi; böylece evrendeki yerimizi belirlemiş oldu. Bilgiyi, somut ve uygulamaya dönük bir mesele haline getirdi; onu nicel ve kesin kıldı. Birtakım ilkeler ortaya koydu. Bunlara Newton yasaları diyoruz.

    Newton’ın adı, bir dünya sistemine işaret eder. Maddeyi ve uzayı, Tanrı’dan bütünüyle koparmamıştır. Doğa hakkındaki görüşünü, esrarlı, gizli, mistik niteliklerden arındırmamıştır. Hep düzen aradı, düzene inandı, fakat gözlerini kaostan hiç ayırmadı.

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL