Ezilenlerin Tiyatrosu

Yazar: Augusto Boal
Çevirmen: Necdet Hasgül

 

Augusto Boal’in artık klasikleşmiş eseri sayılan bu kitapta, yazar, tiyatronun zorunlu olarak politik olduğunu savunmaktadır. Çünkü insanın eylemleri politiktir ve tiyatro da onun eylemlerinden biridir. Boal’in yaklaşımının temelinde, herkesin rol yapabileceği ve teatral icra alanının sadece profesyonellere ait olmadığı düşüncesi yatar. ‘Oynamak’ kavramı, hem ‘rol yapmak’ hem de ‘eyleme geçmek’ anlamıyla Boal’in çalışmalarının merkezine yerleşmiştir. Boal’e göre tiyatro, insanın özgürleşmesi için etkili bir silahtır.

 

KİTABA GÖZ ATIN

 

D&R’DAN SATIN AL IDEFIX’TEN SATIN AL
Kategori:
Yayın Dizisi:

Ek bilgi

Yazar:

Çevirmen:

Orijinal Adı:

Theatre of the Oppressed

Cilt/Kâğıt:

2. Hamur, Amerikan cilt, iplik dikiş, karton kapak

Sayfa Sayısı:

206

ISBN No:

978-975-6193-93-8

Yayın Tarihi:

2011

Boyutlar:

21 cm x 13.5 cm

Augusto Boal (1931-2009), Brezilyalı bir tiyatro adamıdır. Tiyatroyu demokratikleştirmek ve ezilenlerin sesi haline getirmek için çabalamıştır. Kariyerine 1960’lı yıllarda Brezilya’da Arena Tiyatrosu’nda başladı, ancak askeri darbenin ardından ülkesini terk etmek zorunda kaldı. 1970’lerin başlarında Peru’da, yakın dostu Paolo Freire’nin eğitim felsefesinden esinlenerek Ezilenlerin Tiyatrosu ismini verdiği çalışmalarını başlattı. Bu girişim, kısa bir süre içinde Güney Amerika sınırlarını aştı ve dünyanın birçok ülkesinde politika ve tiyatro üzerine kafa yoran sayısız kişinin esin kaynağı oldu. Başlıca eserleri şunlardır: Oyuncu ve Oyuncu Olmayanlar İçin Oyunlar, çev. Berk Ataman ve diğ., Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi, 2008; Arzu Gökkuşağı. Boal’in Tiyatro ve Terapi Metodu, çev. Fırat Güllü ve diğ., Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi, 2008.

Tamamlayıcı Kitaplar

  • Arzu Gökkuşağı

    Yazar: Augusto Boal
    Çevirmen: Ece Aydın, Fırat Güllü, Sinem Yılancı

    Boal'ın Tiyatro ve Terapi Metodu

    Arzu Gökkuşağı terimi, Boal’in, ‘estetik mekânının’, yani sahnenin gücünü inceleme, içselleşmiş baskıları ortaya çıkarma ve daha geniş bir bağlama oturma amacıyla tasarladığı teatral teknik ve alıştırmaların toplamına karışılık gelir. Boal’e göre hiçbir his, coşku veya arzu insanda saf halde bulunmaz; daima birbirlerine karışmış haldedirler. Söz konusu teknik onları ayrıştırıp açık hale getirmemize yardımcı olur. Bu yüzden “Gün ışığı kadar berrak” sözüne Boal’in yanıtı şudur: “Hayır, bize yalan söyleyen gün ışığı kadar karanlık; bize doğruyu söyleyen gökkuşağı kadar berrak.”

    Boal, uygulanabilir oldukları durumlarda, önceki tekniklerini de (ajit-prop, Görünmez Tiyatro, Forum Tiyatrosu ve diğerleri) hâlâ önemser ve kullanır. Arzu Gökkuşağı’nın temel yaklaşımına göre sorunlar üzerine düşünmek çözüm bulmak kadar önemlidir. Sorunlar üzerine düşünmenin kendisi terapötiktir; sorunla ilgili bir şey yapmaya yönelik olarak atılmış bir adımdır. Sorunlara düzenli olarak ışık tutan bir terapi, tanım olarak çözümü araştıran ve çözümü bulduğunda sona eren bir terapiden daha dinamiktir.

     

    KİTABA GÖZ ATIN

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • Oyuncular ve Oyuncu Olmayanlar İçin Oyunlar

    Yazar: Augusto Boal
    Çevirmen: Berk Ataman, Özgürol Öztürk, Kerem Rızvanoğlu

     

    Augusto Boal’in artık klasikleşmiş eseri sayılan bu kitapta, yazar, tiyatronun zorunlu olarak politik olduğunu savunmaktadır. Çünkü insanın eylemleri politiktir ve tiyatro da onun eylemlerinden biridir. Boal’in yaklaşımının temelinde, herkesin rol yapabileceği ve teatral icra alanının sadece profesyonellere ait olmadığı düşüncesi yatar. ‘Oynamak’ kavramı, hem ‘rol yapmak’ hem de ‘eyleme geçmek’ anlamıyla Boal’in çalışmalarının merkezine yerleşmiştir. Boal’e göre tiyatro, insanın özgürleşmesi için etkili bir silahtır.

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • Oyuncunun Oyunları

    Yazar: Lorna Marshall, Yoshi Oida
    Çevirmen: Özlem Turhal de Chiara

    “Doğuda öğretmenler asla ders vermez. En azından bizim anladığımız anlamda. Gerçek bir öğretmen asla açıklama yapmaz ya da reçeteler sunmaz. Doğulu öğretmen sonsuz sabır ve sarsılmaz azimle neler başarılabileceğinin yaşayan örneğidir.
    Doğu geleneğindeki hiçbir şey Batıya doğrudan uygulanamaz. Yoshi Oida’nın Avrupa’ya gelmesinin başlıca nedeni budur. Hakkında pek bir şey bilmediği bu yarıkürede ne gibi derslerle karşılaşacaktır? Bu arayışını kitaplarında cömertçe paylaşıyor bizimle. Yaşadığı zorlukları açıklıyor, geçmişte ve günümüzde kendisine yıllarca yol gösteren örnekleri canlı çağrışımlarla aktarıyor. Bir metot vermekten kaçınıyor ve bir şey öğretmeye çalışmıyor. Bunun yerine, ait olduğu geleneğin bahşettiği özel anlayışla beslenen –düşleri, yenilgileri, idealleri ve keşifleriyle– bir çalışma gününü mizah ve alçakgönüllülükle hayata geçiriyor.

    Ama kitabının adıyla bizi oyuna getiriyor. Aslında ne bir oyun ne de bir açıklama var. Sadece deneyimleri var. Asıl ders bu işte.”
    Peter Brook

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL