Finansal Krizleri Yanlış Anlamak

Yazar: Gary B. Gorton

Çevirmen: Mehmet Doğan

Krizlerin Gelişini Neden Göremiyoruz ?

2007’den önce ekonomistler, ABD’de bir daha finansal kriz yaşanmayacağını düşünüyordu. Gary B. Gorton, finansal krizlerin ne olduğu, neden çıktığı, 1934 ile 2007 arasında ABD’de neden hiç kriz görülmediği gibi olguların ekonomistlerce yanlış anlaşıldığını ileri sürüyor.

Finansal Krizleri Yanlış Anlamak, krizlerin ne tür koşullarda patladığını ve birbiriyle ilişkisini ortaya koyuyor. Finansal krizlerin aslında finans sisteminin özünde bulunduğunu belirten Gorton, ekonomistlerin, sermaye piyasalarında ve bankacılık sisteminde yaşanan evrim, yeni finans enstrümanları, yeni para piyasalarının boyutu gibi önemli hususları ıskaladığını ileri sürüyor.

Sistemik krizlerin yaşanmadığı 1934-2007 arasındaki “Sakin Dönem”i “2007-2008 Paniği”yle kıyaslayan Gorton, banka borcu ve likidite, kredilerde ani artışlar, ahlaki tehlikeler ve kurumların batamayacak-kadar-büyük olması gibi kilit meseleleri, aralarındaki ilişkiyi göstererek değerlendiriyor.

1934’ten beri krizleri önleyen başarılı düzenlemelerin finans sektöründeki yeniliklere yeterince ayak uyduramadığını, bunun sebebinin de kısmen ekonomistlerin yanlış anlamaları olduğunu ileri süren Gorton, Finansal Krizleri Yanlış Anlamak’ta günümüz piyasalarını anlamamızı ve gelecekteki olası finansal felaketleri öngörmemizi sağlayacak taze bir bakış açısı sunuyor.

D&R’DAN SATIN AL IDEFIX’TEN SATIN AL
Kategori:

Ek bilgi

Yazar:

Çevirmen:

Cilt/Kâğıt:

Karton kapak, Amerikan cilt, iplik dikiş

Sayfa Sayısı:

280

ISBN No:

978-605-68425-3-5

Yayın Tarihi:

Eylül 2018

Boyutlar:

23 cm x 16 cm

Gary B. Gorton, Gary B. Gorton, Yale İşletme Fakültesi’nde ders vermektedir. Ulusal Ekonomik Araştırma Bürosu’nun araştırma ekibinde yer alan Gorton, Wharton Okulu’nda yirmi dört yıl ders verdi. ABD Federal Rezerv Sistemi’ne ve ayrıca İngiltere, Japonya ve Türkiye merkez bankalarına danışmanlık yaptı. Slapped by the Invisible Hand: The Panic of 2007 (OUP, 2010) kitabının yazarıdır.

Tamamlayıcı Kitaplar

  • Kod Ekonomisi

    ,
    Yazar: Philip E. Auerswald

    Çevirmen: Mehmet Doğan

    Kırk Bin Yıllık Bir Tarih

    Taş Devri’nde kullanılan bir balta ile Julia Child’ın mayonez tarifi ve Burning Man festivalinin ortak noktası nedir? Hepsi de kodun işleyişine dair örneklerdir.

    “Kod” nedir? Neolitik dönemin basitliğinden modern devrin karmaşıklığına doğru evrilmiş olan insan medeniyetinin DNA’sıdır. Gelişimin “nasıl”ılır. Bir fikrin ürüne, tarifin yemeğe dönüşme şeklidir. Şehirlerin kurulduğu, sanayinin geliştiği süreçtir.

    Alfabenin icadından Blockchain’in ortaya çıkışına uzanan süreci sürükleyici bir öykü gibi sunmayı başaran Philip Auerswald, insanlık tarihini meydana getiren ana unsurun kodun gelişimi olduğunu belirtiyor. Yüzyıllar içinde kodun gelişiminde yaşanan bütün önemli aşamalar toplumun yapısında bir kırılma yaratırken, insanın eylemlerini olduğu kadar varoluşunu da yeniden şekillendirdi.

    Günümüzde bu aşamaların en yenisini yaşıyoruz. Kod Ekonomisi, kodun gelişimiyle birlikte çalışmanın doğasının ve insanlık deneyiminin bir kez daha değiştiğini ortaya koyuyor.

    Auerswald, günümüz ekonomisinde değerin nasıl yaratıldığına ve geleceğin ekonomisinin nasıl şekilleneceğine dair özgün bir çalışmaya imza atıyor.

    D&R’DAN SATIN AL IDEFIX’TEN SATIN AL
  • Sermayenin “Etik” İnşası

    Yazar: Ahmet Bekmen

    Küresel Üretim ve Kurumsal Sosyal Sorumluluk

    Büyük şirketlerin, onların küresel tedarikçilerinin, buralarda çalışan işçilerin, çeşitli sosyal aktörlerin ve tüketicilerin buluştuğu yeni küresel uzamda çalışma etiği nasıl yeniden inşa ediliyor?

    Günümüzde sosyal kaygıların ve etik yönelimlerin yerini risk yönetimi, kalite yönetimi ve insan kaynakları yönetimi gibi kavramlar almaya başladı. Endüstriyel ilişkiler ulus-devlet sınırlarını aştığından beri, hukuk dışı yeni kurumlararacılığıyla düzenlemeler yapılıyor. Bu düzenlemeler sırasında toplumsal aktörler arasındaki güç ve iktidar ilişkilerinin yeniden tesis edildiğini görüyoruz. “Etik sorumluluğun” hayata geçirilmesini ve “etik şirketin” yaratılmasını ele alan Sermayenin Etik İnşası, yeni yönetim mekanizmalarının toplumsal öznelerle ilişkisini ayrıntılarıyla ortaya koyuyor.

    Küresel üretim düzeninin yarattığı yönetim sorunlarına getirilen çözümler çalışma standartlarında pek çok ihlale yol açmakta. Bu tür ihlallerin en sık görüldüğü hazır giyim sektörüne odaklanan Ahmet Bekmen, iş hukukunda yaşanan boşluğun ne tür mekanizmalarla doldurulduğunu, çalışmaya ilişkin etik ve sosyal normlarınne tür teknolojilerle yeniden düzenlendiğini sorgulamakta.

    Çalışma standartlarıyla ilgili skandalların şirketlere ciddi zararlar verdiği günümüz kapitalizminde etik ve sosyal unsurlar şirket yönetiminin ve buna yönelik disiplinlerin önemli bir parçası haline gelmiş durumda. Üretim sürecinin düzenlenmesi ya da işyeri ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi artık yönetim teknolojilerinin alanına giren konular. Sermayenin Etik İnşası, neoliberal anlayışın doğurduğu “etik şirket” kavramının nasıl ahlaki bağlamın dışına çıkarılarak bir yönetsel paradigmaya dönüştüğünü gözler önüne sermekte.

     

    D&R’DAN SATIN AL IDEFIX’TEN SATIN AL

     

    KİTABA GÖZ ATIN