Mare Nostrum

Yazar: Erhan Berat Fındıklı

Mussolini Dönemi’nde Türkiye’de İtalyan Mimarlar, Arkeologlar ve Seyyahlar (1922-1943)

Mare Nostrum, Mussolini Dönemi’nde Erken Cumhuriyet Türkiyesiyle temas kurmuş farklı meslek gruplarından İtalyanların, benlik ve öteki kurgularını, kimlik inşa süreçlerini, ulusal ve uluslar-ötesi referans sistemini, kent, mekân, toplum, tarih ve mimarlık algılarını, içinde bulundukları profesyonel, ideolojik, toplumsal, bireysel/duygusal bağlamla ilgili üretmiş oldukları söylem, kavram ve imge dağarcığını eleştirel söylem analizi aracılığıyla açımlıyor ve sorunsallaştırıyor.
Yazar, Mussollini İtalya’sı ve Kemalist Türkiye arasındaki çok katmanlı ilişkiler ağını, mimarlık tarihinden kültür ve mekân sosyolojisine, toplumsal tarihten post-kolonyal çalışmalara varıncaya kadar geniş bir yelpazede disiplinlerarası bir yaklaşımla ele alıyor. Bu çalışma Türk-İtalyan ilişikleri alanında önemli bir boşluğu doldurduğu gibi yapılacak yeni çalışmalar için de bir zemin oluşturuyor.

 

KİTABA GÖZ ATIN

 

Kategori:

Ek bilgi

Yazar:

Cilt/Kâğıt:

Karton kapak, Amerikan cilt, iplik dikiş, 2. Hamur

Sayfa Sayısı:

380

ISBN No:

978-605-4787-96-8

Yayın Tarihi:

Mart 2018

Boyutlar:

21 cm x 13,5 cm

Erhan Berat Fındıklı Lisans ve Yüksek Lisans eğitimini İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nde, doktorasını ise Yıldız Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi’nde tamamladı. Yıldız Teknik Üniversitesi’nde ve çeşitli özel üniversitelerde kent, mekân, mimarlık tarihi, kent sosyolojisi ve modernite kuramları üzerine dersler verdi. Şu anda İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tarih Bölümü, Cumhuriyet Tarihi Anabilim Dalında Dr. Öğretim Üyesi olarak akademik çalışmalarını sürdürmektedir.

Tamamlayıcı Kitaplar

  • Postkolonyal Aura

    Yazar: Arif Dirlik
    Çevirmen: Galip Doğduaslan

    Küresel Kapitalizm Çağında Üçüncü Dünya Eleştirisi

    Bu kitapta yer alan makaleler, Çin'deki kültürel kendini temsil meselelerinden, çağımızda gerçekleşen değişimlere yanıt olarak, küresel ilişkilerin yeniden kavramlaştırılması gibi daha genel problemlere kadar geniş bir alana yayılmıştır. Yeni küresel kapitalizm çağı, küresel ilişkilerin yeni bir haritasının çıkarılmasını gerektirmektedir; gel gelelim, bu haritanın çıkarılması için öncelikle, günümüzdeki ekonomik, siyasi ve kültürel iktidar yapılarını kavramaya ve eski radikal toplum öngörülerini akılda tutmaya ihtiyaç vardır. Arif Dirlik, günümüzde Avrupamerkezcilik, etnik çeşitlilik ve çokkültürcülük üzerinde yoğun bir şekilde çalışılırken bu iki koşulun es geçildiğini, bunun da küresel ilişkilere egemen olan ve ifadesini kanlı etnik çatışmalarda bulan iktidar meseleleriyle ilgili dikkatleri dağıttığını ileri sürmektedir.

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • Fransa’nın Kısa Tarihi

    ,
    Yazar: Roger Price
    Çevirmen: Özkan Akpınar

    Ortaçağdan günümüze, Charlemagne’dan Chirac’a kadarki geniş bir dönemi kuşatan ve Fransa tarihi konusunda sarih ve kapsamlı bir rehber olan bu kitap, Fransa’nın bir devlet olarak tarih sahnesinde belirişinin ve sahip olduğu otoritenin genişleyip yayılmasının mahiyetini ve sebeplerini açıklamaya çalışıyor; bunu yaparken de, devlet ve toplum arasındaki kesintisiz etkileşime odaklanıyor.

    Fransa’nın Kısa Tarihi, ele aldığı her bölümünde, ekonomik ve toplumsal yapıların yanı sıra siyasal sorunların gelişim sürecini de ortaya koymaya çalışıyor. Devlet ve toplum ilişkileri, savaşların etkileri, siyasal güç sahipleri ve onların bu güçlerini nasıl kullandığı gibi pek çok canalıcı meseleye değiniyor. Philip Augustus, IV. Henri, XIV. Louis, Robespierre, Napoleon, de Gaulle gibi Fransa tarihinin önemli şahsiyetleri kadar sosyal tarihçilerin konu edindikleri sıradan insanlar, sosyal yapılar, inançlar ve ekonomik faaliyetler de bu kısa tarih içinde kendine yer buluyor.

  • İspanya’nın Kısa Tarihi

    Yazar: William D. Phillips Jr , Carla Rahn Phillips
    Çevirmen: Tuna Erkmen

     

    İspanya farklı unsurlar barındıran nüfus yapısı ve Avrupa dışındaki uygarlıklarla yakın ilişkileri bakımından Avrupa’nın geri kalanından farklıdır. Bu kitap, İspanya’nın uzun ve karmaşık tarihi hakkında yararlı bir giriş sunarak İspanya’nın farklılığını anlamamıza yardımcı oluyor.

    İlk bölümlerde, göç dalgalarının İspanya’nın nüfus yapısının yanı sıra siyasi ve sosyal karakterini nasıl şekillendirdiği ele alınıyor. Örneğin ortaçağ İspanyası, Hıristiyan, Müslüman ve Yahudi cemaatlerin bir arada yaşadığı benzersiz bir geçmişi sergilemekteydi. Aynı zamanda, Hıristiyan ve İslami siyasi güçler arasında yüzyıllarca süren çatışmalar her iki tarafı da kaçınılmaz olarak dinsel aşırılıklara sürüklemişti. Ortaçağın sonunda zafere ulaşan Hıristiyan krallığının dinî kimliği, İspanya’daki yaşamın her yönüne nüfuz etmişti. Dinsel kimliğe ve ona karşı görüşlere ilişkin izler bugün bile varlığını sürdürmektedir ve bu nokta hesaba katılmadan İspanya tarihi anlaşılamaz.

    Kitapta ele alınan bir başka tema ise iktidar mücadelesidir. Modern dönemin başlarında önce Habsburg hanedanı ve ardından gelen Bourbonlar dünyanın bu ilk küresel imparatorluğunu yönetmişlerdi. Bu süreçte, İspanyol bürokrasisi dünyanın her yerinde baş gösteren sorunlarla uğraşmak zorunda kalmıştı. Bunlar küreselleşmenin getireceği yeni zorlukların habercisiydi. 1650’ye gelindiğinde İspanya Avrupa’daki egemen güç konumunu rakiplerine kaptırdı, ama imparatorluk XIX. yüzyıl başlarına kadar varlığını sürdürmeyi bildi. İspanya’nın geçmişte küresel bir güç olmasının bıraktığı izler bugün bile İspanyol siyasi hayatının renklerini oluşturmaya devam etmektedir.

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL