Nanogelecek

Yazar: J. Storrs Hall
Çevirmen: Mehmet Doğan

Nanoteknolojinin Yarını

Sanayi devrimi, yaşam tarzımızı dönüştürdü; bireylerin ortalama ömrünü iki katına çıkardı ve bütünüyle küresel olan uygarlıkların doğuşunu mümkün kıldı. Peki, nanoteknolojinin etkisi bu gibi bir dönüşümle boy ölçüşebilecek büyüklükte midir; kimilerinin öne sürdüğü gibi ikinci bir sanayi devrimi olacak mıdır?

Nanoteknoloji, şimdiden bünyesinde kayda değer icatlar barındırıyor, üstelik daha da fazlası kuramcıların laboratuvarlarında ve bilgisayarlarında hazır bekliyor. Biyolojik mekanizmaların becerilerini geleneksel mekanizmaların becerileriyle birleştirmek mümkün olabilir mi? Başka bir deyişle kendi kendilerine oluşan, kendilerini tamir eden, fabrikalar olmaksızın çoğalan ve tohumlardan filizlenen makinelerimiz olabilir mi? Yaşamın maharetini ve uyum gösterme yeteneğini, jumbo jetlerin gücünü, elektrikli motorların verimini, bilgisayarların şaşmazlığını bünyesinde barındıran bir teknolojiye sahip olabilir miyiz? Ne kadar dahice olursa olsun birtakım yeni icatların, küçük bir teknoloji dalını aşıp dünyayı değiştirip değiştiremeyeceğine nasıl karar verebiliriz? İşte Nanogelecek, bu soruların cevaplarını vermeye çalışıyor.

J. Storrs Hall’a göre nanoteknoloji olgunlaştıkça, bugün yazılım dünyasında olduğu gibi, en çetin sorunların gerektirdiği muazzam çabalardan tasarruf etme imkânı fiziksel dünyada da söz konusu olacak. Uzayda yaşam mevcut teknolojiyle hem tehlikelidir hem de yanına yaklaşılmayacak kadar pahalı; fakat ileri nanoteknoloji sayesinde ucuz, kolay ve güvenli olacak.

Yeteneklerimizi artırmak için benimsediğimiz teknolojiler bizi öngörmediğimiz boyutlarda değiştirmiştir. Bugünün kültürüyle yüzyıl öncesinin kültürünü karşılaştırırsak, artan ulaşım ve iletişim imkânları sayesinde, zihniyetimizin hatırı sayılır ölçüde daha evrensel bir hal aldığını görebiliriz. Afrika ovalarında taş yontan atalarımız sonuçta bizlere dönüşeceklerini bilmiyordu; keza bizler de nanoteknolojinin bizi nereye götüreceğini bilemeyiz. Homo erectus’la yer değiştirmek ister miydiniz? O kadar çok şey kazandık ki: Dil, sanat, bilim; bazıları bu listeye bilincin kendisini de ekler. Bugünküne kıyasla hayat o zamanlar daha sağlıksız, çok daha zalim ve kısaydı. Eğer olasılıkları kucaklar ve bunları hayata geçirmek için açık gözlerle ve açık zihinlerle çalışırsak, geleceğin getirebilecekleri karşısında da mevcut yaşamlarımız bir o kadar yoksul görünecek. Bu tamamen bir bakış açısı meselesi. Ya doğal yaşam alanımızdan çıktık, dünyayı hınca hınç doldurduk ve git gide azalan kaynaklar üzerinde savaşmak dışında umut edecek bir şeyimiz kalmadı diyebilirsiniz; ya da evrenin eşiğinde, gerçek zekâ çağının şafağında duruyoruz ve insanın macerası henüz başlıyor diyebiliriz. Seçim sizin.

 

D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
Kategori:
Yayın Dizisi:

Ek bilgi

Yazar:

Çevirmen:

Orijinal Adı:

Nanofuture. What’s Next for Nanotechnology

Cilt/Kâğıt:

Karton kapak, Amerikan cilt, 80 gr Enso Lux

Sayfa Sayısı:

336

ISBN No:

978-605-4787-45-6

Yayın Tarihi:

Aralık 2013

Boyutlar:

23 cm x 16 cm

J. Storrs Hall

Tamamlayıcı Kitaplar

  • Çubukların Mukavemeti

    Yazar: Erdem Canbay, Hilmi Luş, S. Tanvir Wasti, Uğur Ersoy

    Temel Konular

    Uzun bir geçmişi olan katı cisimler mekaniği, Türkçedeki yaygın ismiyle mukavemet, birçok mühendislik dalı için vazgeçilmez öneme sahip temel bir konudur. Mukavemetin hem geniş kapsamlı oluşu hem de yeni malzeme, kuram ve çözüm teknikleriyle daha da genişlemeye devam etmesi yüzünden tek bir kitapta ele alınması mümkün değildir. Öte yandan mühendislik eğitiminde, klasik malzemelerden üretilmiş ve uygulamada sıklıkla kullanılan yapı elemanlarıyla ilgili temel bilgilerin ele alınması, genellikle lisans eğitimi sırasında gerçekleşir. Çubukların Mukavemeti böyle bir temel eğitimde yer alması beklenebilecek konu başlıklarını içermektedir. Kuşkusuz hakkında birçok dilde çok sayıda kitap yazılmış bir alanla ilgili tümüyle yeni birşeyler söylemek zor olsa da, gerek eldeki bilgilerin derlenip düzenlenmesi ve aktarılması sırasında gözetilen ayrıntılar gerekse paylaşılan kişisel deneyimler okuyucuya farklı bakış açıları kazandıracaktır. Bu kitapta, yazarlarının Boğaziçi Üniversitesi ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde edindikleri deneyimlerine dayanarak yaptıkları ortak çalışmayla, iki esas amaç gözetilmiştir. Bunlardan ilki, konuların daha en başından uygulama deneyimleriyle aktarılması, uygulamalardan esinlenilmiş çok sayıda örnek barındırması ve konunun yalnız matematiğine değil aynı zamanda, hatta daha fazlasıyla, fiziğine vurgu yapılmasıdır. İkinci amaç ise yazarlarının çok önem verdiği Türkçe bilim dilinin yerleşmesi ve gelişmesine katkı sağlamaktır.

     

    KİTABA GÖZ ATIN

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • Yapay Öğrenme

    Yazar: Ethem Alpaydın

    Yapay öğrenme, bilgisayarların bir problemi çözmekte örnek veri ya da deneyimi kullanacak biçimde programlanmasıdır. Yüz tanıma, konuşma tanıma, istenmeyen e-postaların süzülmesi, kredi risk hesabı, müşteri bölütleme gibi uygulamalar yanında yapay zekâda, robotikte, biyoinformatikte, doğal dil işlemede son yıllarda büyük miktarda veriyi işleyerek bilgi çıkartan yapay öğrenme yöntemleri her gün daha çok öne çıkmaktadır.

    Kapsamı oldukça geniş olan bu kitapta, gözetimli, gözetimsiz ve pekiştirmeli öğrenme için kullanılan tüm yaklaşımlar, olasılık tabanlı modeller, yapay sinir ağları, karar ağaçları, saklı Markov modelleri, çekirdek makineleri, Bayesçi yöntemler ve çizgesel ağlar işlenmekte, ayrıca boyut azaltma, öbekleme, model birleştirme, deney tasarımı ve çözümleme gibi konular ayrıntılı olarak tartışılmaktadır. Tüm yöntemler, okuyucunun gerektiğinde denklemleri bilgisayar programına kolayca dönüştürebilmesini sağlayacak düzeyde ele alınmaktadır.

     

    D&R’DAN SATIN AL IDEFIX’TEN SATIN AL
  • Sicim Teorisi Hakkında Küçük Bir Kitap

    Yazar: Steven S. Gubser
    Çevirmen: Zeynep Alpar

    Sicim teorisi şimdilik bir muamma. Medya bu kuramla, bilimin diğer alanlarının çoğundan daha fazla ilgileniyor. Bir de, bu teoriyle uğraşılmaması görüşünü savunanlar var; bunlar sicim teorisinin etkisinin yayılmasından şikayet ediyor, teorinin kazanımlarını ampirik bilimle ilgisi yok diye ellerinin tersiyle itiyorlar.

    Sicim teorisinin iddiası özetle, bütün maddeleri meydana getiren temel nesnelerin parçacık değil de birer sicim olduğudur. Sicim paket lastiği gibi bir şeydir, ama çok ince ve çok güçlüdür. Örneğin elektronun aslında bir sicim olduğu söylenir; bugüne kadar geliştirdiğimiz en ileri parçacık hızlandırıcılarıyla bile inceleyemeyeceğimiz kadar minik bir mesafede titreşmekte ve dönmektedir elektron sicimi. Sicim teorisinin bazı versiyonlarına göre elektron kapalı bir sicim halkasıdır. Bazılarında da iki ucu olan bir sicim parçasıdır.

    “Her şeyin teorisi” de denilen sicim teorisi, doğanın bütün temel kuvvetlerini açıklama arayışında. Yerçekimi ve kuantum mekaniğini tek bir birleşik kuram içinde toplama amacında. Giriş niteliğindeki bu kitapta Steven S. Gubser, yalın bir dille ve çok az matematik kullanarak teorinin temel fikirlerini anlatıyor. Ayrıca teorinin gerektirdiği garip nesneler üzerine düşüncelerini de bizimle paylaşıyor. Sicim teorisi ciddiye alınmaya değer mi, abartılmış mı, haksız yere kötülenmiş mi gibi sorulara yanıt arıyor.

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL