Oyuncular ve Oyuncu Olmayanlar İçin Oyunlar

Yazar: Augusto Boal
Çevirmen: Berk Ataman, Özgürol Öztürk, Kerem Rızvanoğlu

 

Augusto Boal’in artık klasikleşmiş eseri sayılan bu kitapta, yazar, tiyatronun zorunlu olarak politik olduğunu savunmaktadır. Çünkü insanın eylemleri politiktir ve tiyatro da onun eylemlerinden biridir. Boal’in yaklaşımının temelinde, herkesin rol yapabileceği ve teatral icra alanının sadece profesyonellere ait olmadığı düşüncesi yatar. ‘Oynamak’ kavramı, hem ‘rol yapmak’ hem de ‘eyleme geçmek’ anlamıyla Boal’in çalışmalarının merkezine yerleşmiştir. Boal’e göre tiyatro, insanın özgürleşmesi için etkili bir silahtır.

 

D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
Kategori:
Yayın Dizisi:

Ek bilgi

Yazar:

Çevirmen:

, ,

Orijinal Adı:

Games for Actors and Non-Actors

Cilt/Kâğıt:

Karton kapak, Amerikan cilt, iplik dikiş, 2. Hamur

Sayfa Sayısı:

299

ISBN No:

978-975-6193-89-1

Yayın Tarihi:

Temmuz 2014

Boyutlar:

21 cm x 13,5 cm

Augusto Boal (1931-2009), Brezilyalı bir tiyatro adamıdır. Tiyatroyu demokratikleştirmek ve ezilenlerin sesi haline getirmek için çabalamıştır. Kariyerine 1960’lı yıllarda Brezilya’da Arena Tiyatrosu’nda başladı, ancak askeri darbenin ardından ülkesini terk etmek zorunda kaldı. 1970’lerin başlarında Peru’da, yakın dostu Paolo Freire’nin eğitim felsefesinden esinlenerek Ezilenlerin Tiyatrosu ismini verdiği çalışmalarını başlattı. Bu girişim, kısa bir süre içinde Güney Amerika sınırlarını aştı ve dünyanın birçok ülkesinde politika ve tiyatro üzerine kafa yoran sayısız kişinin esin kaynağı oldu. Başlıca eserleri şunlardır: Ezilenlerin Tiyatrosu, çev. Necdet Hasgül, Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi, 2008; Arzu Gökkuşağı. Boal’in Tiyatro ve Terapi Metodu, çev. Fırat Güllü ve diğ., Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi, 2008.

Tamamlayıcı Kitaplar

  • Ezilenlerin Tiyatrosu

    Yazar: Augusto Boal
    Çevirmen: Necdet Hasgül

     

    Augusto Boal’in artık klasikleşmiş eseri sayılan bu kitapta, yazar, tiyatronun zorunlu olarak politik olduğunu savunmaktadır. Çünkü insanın eylemleri politiktir ve tiyatro da onun eylemlerinden biridir. Boal’in yaklaşımının temelinde, herkesin rol yapabileceği ve teatral icra alanının sadece profesyonellere ait olmadığı düşüncesi yatar. ‘Oynamak’ kavramı, hem ‘rol yapmak’ hem de ‘eyleme geçmek’ anlamıyla Boal’in çalışmalarının merkezine yerleşmiştir. Boal’e göre tiyatro, insanın özgürleşmesi için etkili bir silahtır.

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • Arzu Gökkuşağı

    Yazar: Augusto Boal
    Çevirmen: Ece Aydın, Fırat Güllü, Sinem Yılancı

    Boal'ın Tiyatro ve Terapi Metodu

    Arzu Gökkuşağı terimi, Boal’in, ‘estetik mekânının’, yani sahnenin gücünü inceleme, içselleşmiş baskıları ortaya çıkarma ve daha geniş bir bağlama oturma amacıyla tasarladığı teatral teknik ve alıştırmaların toplamına karışılık gelir. Boal’e göre hiçbir his, coşku veya arzu insanda saf halde bulunmaz; daima birbirlerine karışmış haldedirler. Söz konusu teknik onları ayrıştırıp açık hale getirmemize yardımcı olur. Bu yüzden “Gün ışığı kadar berrak” sözüne Boal’in yanıtı şudur: “Hayır, bize yalan söyleyen gün ışığı kadar karanlık; bize doğruyu söyleyen gökkuşağı kadar berrak.”

    Boal, uygulanabilir oldukları durumlarda, önceki tekniklerini de (ajit-prop, Görünmez Tiyatro, Forum Tiyatrosu ve diğerleri) hâlâ önemser ve kullanır. Arzu Gökkuşağı’nın temel yaklaşımına göre sorunlar üzerine düşünmek çözüm bulmak kadar önemlidir. Sorunlar üzerine düşünmenin kendisi terapötiktir; sorunla ilgili bir şey yapmaya yönelik olarak atılmış bir adımdır. Sorunlara düzenli olarak ışık tutan bir terapi, tanım olarak çözümü araştıran ve çözümü bulduğunda sona eren bir terapiden daha dinamiktir.

     

    KİTABA GÖZ ATIN

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • Görünmez Oyuncu

    Yazar: Lorna Marshall, Yoshi Oida
    Çevirmen: Özlem Turhal de Chiara

     

    Kabuki tiyatrosunda “aya bakmak” denilen ve oyuncunun işaret parmağıyla gökyüzünü gösterdiği bir hareket vardır. Bir oyuncu hayal edelim: Çok yeteneklidir; bu hareketi çok zarif bir şekilde yapar; seyirciyi, yaptığı hareketin güzelliğiyle büyüler, herkesi bu konudaki ustalığına hayran bırakır. Başka bir oyuncu hayal edelim: O da aynı hareketi yapar, ama seyirci hareketin zarafetinin farkına varmaz, ayı gösteren oyuncuyu değil, oyuncunun işaret ettiği ayı görür. Yoshi Oida’nın gönlü, seyirciye ayı göstermeyi başaran oyuncudan, yani “görünmez” olabilen oyuncudan yanadır. Geliştirdiği oyunculuk metodunun özü de budur.

    Oida’ya göre insanın bir görünen yüz vardır bir de içeride saklı olan başka bir yüz. Sadece yüzeyde görüneni eğitme yanlışına düşmemek gerekir. Oida; sahnede güzel bir vücut, kuvvetli bir sahne duruşu sergilemek istiyorsak benliğimizi de eğitmemiz gerektiğinin altını çiziyor. Eğer iç dünyamız yeteri kadar beslenemiyorsa, güzel hareketlerin de, muhteşem ses tekniğinin de, zarif kostümlerin, etkileyici makyajların da bir anlamı olmayacaktır. İç olmadan dış hiçbir işe yaramaz.

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL