Prizma ve Sarkaç

Yazar: Robert P. Crease
Çevirmen: Mehmet Doğan

Bilimde En Güzel On Deney

İş başındaki bilimciler, laboratuvarda yapılan deneylerin nasıl zahmetli bir mesai anlamına geldiğini bilirler. Bilimciler zamanlarının çoğunu ayar yapmakla, tasarlamakla, pürüzleri gidermekle, sıradan sorunları çözmekle, para ve destek bulmak için rica minnet etmekle geçer. Bilim, çoğunlukla, yapabildiklerimizin ya da bildiklerimizin üstüne yavaş yavaş eklemeler yapmaktan ibarettir. Fakat ara sıra, öngörülemez biçimde ama kaçınılmaz olarak öyle bir hadise gerçekleşir ki, yeni bir içgörü billurlaşır ya da dünyayı algılama biçimimiz yeni bir hal alır. Bizi kafa karışıklığının hükmettiği durumdan çekip çıkarır, ilave bir soruya yer bırakmaksızın, doğrudan, neyin önemli olduğunu gösterir ve doğayla ilgili fikirlerimizi dönüştürür. Bilimciler bu gibi anlara “güzel” deme eğilimindedir.

Bir deneyin güzelliği unsurlarını nasıl dile getirdiğinde saklıdır. Eğer güzel bir deney birtakım sorular doğuruyorsa, bu sorular deneyin kendisinden ziyade dünyayla ilgilidir.

Elinizdeki kitabı, özel bir galeri sayabilirsiniz. Bu galeride, her biri özgün tasarıma, ayrı malzemelere ve benzersiz cazibeye sahip, nadir bulunan güzellikte parçalar var. Bu deneyler zaman sırasına göre dizildi. Bu yaklaşım, bilimin neredeyse 2500 yıllık yolculuğunun enginliğine dair güçlü bir his uyandırıyor. Bu liste bizi, dünyanın temel nitelikleri hakkında kaba tahminler elde etmenin bilimin acil meseleleri olduğu bir devirden alıp, bilimcilerin atomun ve bileşen parçacıklarının özelliklerine dair hassas ölçümler yapmaya başladığı bir çağa götürüyor. Güneş saati ve eğik düzlemler gibi ev yapımı basit aletlerin devrinden, ileri aygıtların kullanıldığı bir devre götürüyor. Bilimcilerin genellikle tek başlarına çalıştığı bir devirden, çoğunlukla yüzlerce kişiden oluşan ekiplerle çalıştıkları günümüze getiriyor. Alanın en ilginç simalarından bazılarının kişiliklerine ve yaratıcı düşünce tarzlarına göz atmamızı sağlıyor.

 

D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
Kategori:
Yayın Dizisi:

Ek bilgi

Yazar:

Çevirmen:

Orijinal Adı:

The Prism and the Pendulum. The Ten Most Beautiful Experiments in Science

Cilt/Kâğıt:

Karton kapak, Amerikan cilt, iplik dikiş, 2. Hamur

Sayfa Sayısı:

255

ISBN No:

978-605-4787-35-7

Yayın Tarihi:

Temmuz 2015

Boyutlar:

21 cm x 13,5 cm

Robert P. Crease, (1953, Philadelphia, Pennsylvania) felsefeci ve bilim tarihçisidir. Stony Brook Üniversitesi Felsefe Bölümü’nde hocadır. Bilim felsefesi ve tarihi konusunda bir düzine kitabın yazarı, çevirmeni ve editörüdür. Physics in Perspective dergisinin yayın yönetmenlerinden birisidir ve Physics World dergisinde felsefe ve bilim tarihi konularında düzenli olarak yazmaktadır. Ayrıca Atlantic Monthly, New York Times, Wall Street Journal, Newsday dergilerinde de makaleler ve eleştiriler yayımlamaktadır. Başlıca telif eserleri arasında şunlar sayılabilir: The Great Equations: Breakthroughs in Science from Pythagoras to Heisenberg, 2009; The Philosophy of Expertise (E. Selinger ile birlikte), 2006; J. Robert Oppenheimer: A Life (Abraham Pais ile birlikte), 2006; Making Physics: A Biography of Brookhaven National Laboratory,1947-1972, 1999; Peace and War: Reflections on a Life at the Frontiers of Science (Robert Serber ile birlikte), 1998; The Second Creation: Makers of the Revolution in 20th Century Physics (Charles C. Mann ile birlikte), 1986, 1996.

Tamamlayıcı Kitaplar

  • Cehalet

    Yazar: Stuart Firestein
    Çevirmen: Mehmet Doğan

    Bilimi İleri Taşıyan Güç

    Aslında hepimiz bilimciyiz. Çevremizi anlamaya, çoğu kere eksik ya da mantıksız görünen verilerden anlam çıkarmaya çalışıyoruz. Sınırlı duyu organlarımızla topladığımız bilgiler sayesinde, bu karmaşık dünyanın şifresini çözmek için çabalıyoruz. Ara sıra “deneyler” yapıyor, dünyaya dair kuramımıza uyup uymadığına bakıyoruz. Fakat şunu kabul etmeliyiz: Çoğunlukla karanlıkta tökezleyerek ilerliyoruz. Gerçekliğe şurasından burasından göz attıkça, içinde yaşadığımız karanlığın derinliğini, cehaletimizin büyüklüğünü daha iyi anlıyoruz. Ama bu durumdan niye keyif almayalım ki, diye soruyor Stuart Firestein; zira bilim, olgular ve kurallardan ibaret değildir; bilim karanlık odalarda siyah kediler aramaktır. Bilim cehaletten itici güç olarak faydalanır; bize sorularla düşünmeyi, cehaleti yönetmeyi öğretir.

    KİTABA GÖZ ATIN

     

    D&R’DAN SATIN AL IDEFIX’TEN SATIN AL
  • Elektronun Tarihçesi

    ,
    Yazar: Jaume Navarro
    Çevirmen: Mehmet Doğan

    J.J. ve G.P. Thomson

    Deneysel Fizik Profesörü ve Cambridge Cavendish Laboratuvarı müdürü Joseph John Thomson, 1897’de, katot ışınlarında elektrik taşıyan öğelere parçacıklı bir doğa atfetti. Bu olay, geleneksel olarak elektronun keşfi kabul edilen gelişmenin ana unsurudur. Tam otuz sene sonra oğlu George Paget Thomson, elektron kırınımının ilk görüntülerini elde etti ve bu görüntüler sayesinde, babasının elektronlarının dalga benzeri davranışlarını gösterdi. İşe bakın ki, babası bir dalga görüngüsünün (katot ışınları) tanecikler bağlamında açıklanabileceğini göstermişken, oğlu da babasının belirlediği taneciklerin dalga özelliği taşıdığını ileri sürüyordu. Elinizdeki kitabın öyküsü kısaca budur. Birçok fizikçi ve bilim tarihçisi bu öyküye aşina olsa da, bu kitapta ilk defa ayrıntılarıyla anlatılıyor.

     

    D&R’DAN SATIN AL IDEFIX’TEN SATIN AL

     

    KİTABA GÖZ ATIN
  • Neden E=mc2

    Yazar: Brian Cox, Jeff Forshaw
    Çevirmen: Zülal Kılıç

    ve Bu Bizi Neden İlgilendirir?

    Modern fiziğin temellerini atan Einstein, bir uzay ve zaman modeli kurarak bize yıldızların nasıl parladığını anlamanın yolunu açtı. Cox ve Forshaw’un amacı, Einstein’ın uzay ve zaman kuramını mümkün olan en basit biçimde anlatmak. Ama bununla yetinmeyip kuramın engin güzelliğini sergilemek ve böylece modern fizikçilerin doğa hakkında neler düşündüklerinin ve yaşamlarımızı değiştiren kuramları nasıl inşa ettiklerinin anlaşılmasını sağlamak.
    Kitabın ilerleyen sayfalarında, nesnelerin yüksek hızlarda hareket ettiğinde uzay ve zamana ilişkin sağduyuya dayalı fikirlerimizin nasıl çöktüğüne şahit olacaksınız. Yıldızlar neden parlar? Nükleer enerji neden kömür ya da petrolden çok daha verimlidir? Kütle nedir? Bu sorular bizi modern parçacık fiziği dünyasına, CERN’deki Büyük Hadron Çarpıştırıcısı'na ve kütlenin tam da kökeninin açıklanmasına yol açabilecek olan Higgs parçacığının arayışına götürecek.

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL