Psikanaliz ve Hikâye Anlatıcılığı

Yazar: Peter Brooks
Çevirmen: Hivren Demir-Atay, Hakan Atay

 

Psikanaliz ile edebiyat arasında nasıl bir ilişki vardır? Psikanalitik eleştiri nasıl bir yol izler? Peter Brooks, edebi anlatılar ile psikanaliz arasındaki etkileyici ilişkileri inceleyen bir eleştirmen. Freud’un cinsel arzu ve anlatısal olay örgüsü ile erotik ve estetik biçim arasında bir analoji olduğu yönündeki varsayımını temel alan Brooks, edebiyatı insan varoluşunun temel bir parçası olarak kabul ediyor. Brooks’a göre, “insana düşen hisse”nin ortaya çıkarılması için yazarın, okurun ya da kurmaca karakterlerin değil, kelimenin tam anlamıyla edebiyatın biçimini incelemek gerekir.

Brooks, psikanalitik eleştiri fikrinin getirdiği “metne ve retoriğe dayalı” kavrayışla beraber arzunun vurgulanmasıyla şekillenen dinamik bir anlatıbilimi öne çıkararak, modern anlatıda biçimin gelişmesi için daha eklektik ve üretken bir yaklaşım öneriyor; anlatıbilimin gerekli fakat sınırlı terminolojisini psikanalizin zengin ve daha çağrışımlı diliyle destekliyor.

Psikanalizin hastası gibi metnin okuru da yorumlama ve yapılandırma eylemi içinde, teslim olduğu aktarımsal dinamik tarafından değiştirilmiş bir halde bulur kendini. Metin ve okur arasındaki hareket sırasında anlatılan hikâye bir fark yaratır.
Psikanaliz ve Hikâye Anlatıcılığı, psikanaliz ile edebiyat arasındaki zengin bağlantıların açık bir anlatımla ve örneklerle ortaya konduğu, indirgemelerden ve genellemelerden uzak, saf bir edebiyat kuramı örneği.

 

D&R’DAN SATIN AL IDEFIX’TEN SATIN AL
Kategori:

Ek bilgi

Yazar:

Çevirmen:

,

Orijinal Adı:

Psychoanalysis and Storytelling

Cilt/Kâğıt:

Karton kapak, Amerikan cilt, iplik dikiş, 2. Hamur

Sayfa Sayısı:

158

ISBN No:

978-605-4787-28-9

Yayın Tarihi:

Temmuz 2014

Boyutlar:

21 cm x 13,5 cm

Peter Brooks, Harvard, Texas, Kopenhag, Bologna, Georgetown, Stanford, Oxford, Virginia ve Princeton üniversitelerinde ders vermiş, Yale Üniversitesi’ndeki Whitney Humanities Center’ın kurucu direktörlüğünü üstlenmiştir. Disiplinlerarası çalışmalar yürüten Brooks, edebiyat kuramı, Fransız ve İngiliz edebiyatı, özellikle 19. ve 20. yüzyıl romanı, hukuk ve psikanaliz gibi farklı alanlarda eserler vermiştir. Makaleleri New York Times, New York Review of Books, The New Republic, Times Literary Supplement, The Nation, Critical Inquiry, New Literary History, Yale Law Journal, Boston University Law Review gibi önemli dergilerde yayımlanan Brooks’un öne çıkan çalışmaları şunlardır: The Novel of Worldlines (1969), The Melodramatic Imagination (1976), Reading for the Plot (1984), Body Work (1993), Troubling Confessions: Speaking Guilt in Law and Literature (2000), Realist Vision (2005), Henry James Goes to Paris (2007) ve Enigmas of Identity (2011).



Tamamlayıcı Kitaplar

  • William Shakespeare

    Yazar: Terry Eagleton
    Çevirmen: A. Cüneyt Yalaz

     

    Edebiyat kuramı üzerine yazdıklarıyla tanıdığımız Terry Eagleton, bu kez ölümsüz oyun yazarı William Shakespeare’in oyunlarını inceliyor. Marksizmden psikanalize, feminizmden göstergebilime çok geniş bir kuramsal yelpazeye dayanan arka planıyla Terry Eagleton’ın Shakespeare incelemesi, hem tiyatrocular hem de edebiyat kuramıyla ilgilenenler için çok önemli bir başvuru kaynağı niteliğinde. Eagleton, Shakespeare’in oyunlarıyla cebelleşen tiyatroculara hem dramaturjik açıdan hem de imgesel anlamda anlamda zihin ve çağrışım gücü yüksek bir inceleme sunuyor.

     

    D&R’DAN SATIN AL IDEFIX’TEN SATIN AL
  • İmgeyi Konuşturmak

    Yazar: Özlem Uzundemir

    İngiliz Yazınında Görsel Sanatlar

    Görsel sanatlarla yazın arasındaki ilişki antik çağdan bu yana hem düşünürlerin hem de edebiyatçıların ilgisini çekmiş bir konudur. Görsel sanat yapıtlarının yazıyla temsili anlamına gelen ekphrasis, yani resimbetim; temelde üç kuram çerçevesinde şekillenmiştir: Horatius’un ut picture poesis (şiir ve resim birbirine benzer) diyerek vurguladığı görsel sanat ve yazın eşitliği, Leonardo da Vinci’nin savunduğu resmin yazına üstünlüğü ve Gotthold Ephraim Lessing’in ileri sürdüğü yazının imgeye üstünlüğüdür. Leonardo ve Lessing’in biri renk ve şekilleri diğeri ise sözcükleri kullanan, biri göze diğeri ise kulağa hitap eden bu iki sanat dalıyla ilgili ortaya koydukları ikili karşıtlıklar, yani imgenin durağan, sessiz ve uzamsal olmasına karşın, sözün devingen, sesli ve zamansal oluşu, 20. yüzyıl eleştirmenleri tarafından cinsiyet rollerini de kapsayacak şekilde genişletilmiştir. Günümüz kuramcıları ise imge ve söz arasındaki karşıtlıkları yok ederek, iki sanat dalı arasındaki farklılıklardan doğan etkileşimi vurgular. Bu kitap, imge-söz ilişkisinde sözü edilen tüm bu tartışmaları, 19. ve 20. yüzyılda yazılmış İngiliz şiir ve romanından örnekleri inceleyerek ele almaktadır.

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • Anlatının Söylemi

    Yazar: Gérard Genette
    Çevirmen: Ferit Burak Aydar

    Yöntem Hakkında Bir Deneme

    «Kayıp Zaman bir zamanlar tamamlanmış olsa da, artık öyle değildir ve sonraki olağandışı genişleme tarzı, bu zamansal tamamlamanın, her tamamlama gibi, yalnızca geriye dönüşlü bir yanılsama olduğunu kanıtlar. Bu esere tamamlanmamışlık hissini, belirsizliğin o ürpertisini, kusurlu olanın soluğunu geri vermeliyiz. Kayıp Zaman kapalı bir nesne değildir: O bir nesne değildir.

    …..

    «Proust anlatısının yasaları, anlatının kendisi gibi, kısmidir, kusurludur, hatta belki de deli doludur: Bir Kanon’a dönüştürmememiz gereken, oldukça ampirik ve müşterek yasalardır bunlar. Burada kod, tıpkı mesaj gibi, kendi açıkları ve sürprizleriyle gelir.

    ….

    «Semiyotik evren boşluğu sevmez ve olumsallığı adlandırmak zaten ona bir işlev yüklemek, bir anlam vermek demektir. Eleştirmen, sessiz olduğunda bile çok şey söyler. Belki de en iyisi, bizatihi Proust anlatısında olduğu gibi, hiçbir zaman “bitirmemek” olacaktır, ki bu bir anlamda asla başlamamaktır.

     

    KİTABA GÖZ ATIN

     

    D&R’DAN SATIN AL IDEFIX’TEN SATIN AL