Şiir Dünyadan İbaret

Hazırlayan: Olcay Akyıldız, Murat Gülsoy

Nâzım Hikmet Üzerine Yeni Çalışmalar

“-Şiir bunlardan mı ibaret yalnız, Doktor Bey?”
“-Şiir dünyadan ibaret.
Ve bugünkü dünyada yalnız bu dediklerim anlatılmaya değer.”

“Şiir dünyadan ibaret” diyen Nâzım Hikmet, edebiyat serüveninin en başından itibaren her şeyin şiire mevzu olabileceği düsturuyla yazdı. Bu bağlamda “Benerci Kendini Niçin Öldürdü” şiirinde ifade ettiği gibi gereksiz sanatlara başvurmadan “güneşin güneş gibi yükseldiği”, sözünü doğrudan söyleyen dizeler yazarken aşka, doğaya, teknolojiye, siyasete, tarihe dair meseleleri farklı sanat dallarından taşıyıp getirdiği deneysellikle harmanlayarak her zaman güncel kalabilen eserler verdi. Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Araştırma Merkezi olarak biz de bu çeşitliliği ortaya koyabilmek için Nâzım’ın sadece şiirine değil tüm alanlardaki üretim ve faaliyetlerine odaklanan bir kitap hazırladık.

Boğaziçi Üniversitesi’nde akademik bir birim olarak kurulan Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Araştırma Merkezi, Nâzım Hikmet’in anısını yaşatmak, arşivini ve bilgi-belge merkezini oluşturmak, eserlerini ve çok yönlü kimliğini kamusal alana açmak ve şairin Türkiye’de edebiyata, sanat ve kültür politikalarına yaptığı katkıları çok boyutlu bir biçimde değerlendirmek amacıyla kurulmuştur. Merkezin bir diğer önemli misyonu da Türkiye’nin kültür ve sanat birikimi hakkında yapılacak özgün çalışmaları desteklemektir. Bu doğrultuda merkezin hedefleri arasında edebiyat, yakın tarih, toplumbilim alanlarında araştırma projeleri yürütmek, konferanslar, atölyeler ve eğitim programları düzenlemek bulunmaktadır.

BABİL’DEN SATIN AL IDEFIX’TEN SATIN AL
Kategori:

Ek bilgi

Hazırlayan:

,

Cilt/Kâğıt:

Karton kapak, Amerikan cilt, 2. Hamur

Sayfa Sayısı:

334

ISBN No:

978-605-7827-00-5

Yayın Tarihi:

Temmuz 2019

Boyutlar:

21 cm x 13,5 cm

Tamamlayıcı Kitaplar

  • Anlatının Söylemi

    Yazar: Gérard Genette
    Çevirmen: Ferit Burak Aydar

    Yöntem Hakkında Bir Deneme

    «Kayıp Zaman bir zamanlar tamamlanmış olsa da, artık öyle değildir ve sonraki olağandışı genişleme tarzı, bu zamansal tamamlamanın, her tamamlama gibi, yalnızca geriye dönüşlü bir yanılsama olduğunu kanıtlar. Bu esere tamamlanmamışlık hissini, belirsizliğin o ürpertisini, kusurlu olanın soluğunu geri vermeliyiz. Kayıp Zaman kapalı bir nesne değildir: O bir nesne değildir.

    …..

    «Proust anlatısının yasaları, anlatının kendisi gibi, kısmidir, kusurludur, hatta belki de deli doludur: Bir Kanon’a dönüştürmememiz gereken, oldukça ampirik ve müşterek yasalardır bunlar. Burada kod, tıpkı mesaj gibi, kendi açıkları ve sürprizleriyle gelir.

    ….

    «Semiyotik evren boşluğu sevmez ve olumsallığı adlandırmak zaten ona bir işlev yüklemek, bir anlam vermek demektir. Eleştirmen, sessiz olduğunda bile çok şey söyler. Belki de en iyisi, bizatihi Proust anlatısında olduğu gibi, hiçbir zaman “bitirmemek” olacaktır, ki bu bir anlamda asla başlamamaktır.

     

    KİTABA GÖZ ATIN

     

    D&R’DAN SATIN AL IDEFIX’TEN SATIN AL
  • İmgeyi Konuşturmak

    Yazar: Özlem Uzundemir

    İngiliz Yazınında Görsel Sanatlar

    Görsel sanatlarla yazın arasındaki ilişki antik çağdan bu yana hem düşünürlerin hem de edebiyatçıların ilgisini çekmiş bir konudur. Görsel sanat yapıtlarının yazıyla temsili anlamına gelen ekphrasis, yani resimbetim; temelde üç kuram çerçevesinde şekillenmiştir: Horatius’un ut picture poesis (şiir ve resim birbirine benzer) diyerek vurguladığı görsel sanat ve yazın eşitliği, Leonardo da Vinci’nin savunduğu resmin yazına üstünlüğü ve Gotthold Ephraim Lessing’in ileri sürdüğü yazının imgeye üstünlüğüdür. Leonardo ve Lessing’in biri renk ve şekilleri diğeri ise sözcükleri kullanan, biri göze diğeri ise kulağa hitap eden bu iki sanat dalıyla ilgili ortaya koydukları ikili karşıtlıklar, yani imgenin durağan, sessiz ve uzamsal olmasına karşın, sözün devingen, sesli ve zamansal oluşu, 20. yüzyıl eleştirmenleri tarafından cinsiyet rollerini de kapsayacak şekilde genişletilmiştir. Günümüz kuramcıları ise imge ve söz arasındaki karşıtlıkları yok ederek, iki sanat dalı arasındaki farklılıklardan doğan etkileşimi vurgular. Bu kitap, imge-söz ilişkisinde sözü edilen tüm bu tartışmaları, 19. ve 20. yüzyılda yazılmış İngiliz şiir ve romanından örnekleri inceleyerek ele almaktadır.

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • Roman Nedir?

    Yazar: Marina MacKay

    Çevirmen: Fazilet Akdoğan Özdemir

    On sekizinci yüzyılda doğmuş olan roman türü, o dönemde birçok eleştirmen tarafından kadınların zaman öldürmek için okudukları hafif metinler olarak nitelenirdi. Roman Nedir?, bugün modern zamanların temel edebi türü kabul edilen romanın sıra dışı yükselişiyle başlayıp, ardından romanla özdeşleştirilen biçimsel özellikleri, roman türlerini kısa ve özlü bir anlatımla ele alıyor.

    Marina MacKay, her bölümde romanın biçimsel ya da tarihsel bir yönünü, genellikle farklı dönemlerden romanları seçerek açıklıyor. Ana bölümler arasında, kavramların uygulamalarına dair fikir vermek üzere, tek tek eserlerin ayrıntılı okumaları yer alıyor. Bu bölümlerde farklı açılardan incelenen Don Quixote, Tristram Shandy, Kırmızı Harf, Madame Bovary, Deniz Feneri, Geceyarısı Çocukları gibi örnekler, romanın tarihini özetleyen bir yelpaze oluşturuyor.

    Romanın bir tür olarak nasıl yaratıldığını, neden bu denli popüler olduğunu sorarak başlayan MacKay, romanda üslup ve tekniğe, karaktere, olay örgüsüne, mekâna ve siyasete ilişkin doyurucu açıklamalar sunuyor. Terimler sözlüğüyle ve okuma listesiyle desteklenen Roman Nedir?, edebiyatla ilgilenen herkesin yararlanabileceği ideal bir kaynak.