Yapay Zekâ

Yazar: Nils J. Nilsson

Çevirmen: Mehmet Doğan

Geçmişi ve Geleceği

Yapay Zekâ (YZ) arayışında elli yıl boyunca yer aldım; bu elli yıl benim bütün meslek yaşantımı ve bu alanın bütün ömrünü kapsar. Bu arayışın başlangıcından bugününe kadar olan öyküsünü “içeriden birinin” anlatması bana iyi bir fikir gibi geldi. Aklımda üç tür okur var: Birincisi, bilimsel konulara meraklı ve YZ hakkında daha fazla bilgi edinmek isteyen okur topluluğu. İkinci grup ise, teknik ya da mesleki alanlarda çalışanlardan oluşuyor. Her iki okur zümresine de, kitapta karmaşık matematik formülleri ve bilgisayar jargonu olmayacağına, bol bol grafik sunacağıma, YZ programlarının ve tekniklerinin nasıl işlediğini berrak bir şekilde açıklamak için elimden geleni yapacağıma söz veriyorum. Üçüncü okur topluluğu, YZ araştırmacılarından, öğrencilerinden ve öğretmenlerinden oluşuyor. YZ’nin denediği, işe yaramış ya da yaramamış şeyleri bilmek, ayrıca tarihsel veya başka türlü bilgileri içeren sağlam bir kaynağa ulaşmak bu kesim için faydalı olacaktır. Bu alanın tarihini bilmek, bu alanda çalışanlar için önemli. Öncelikle, bir zamanlar keşfedilip sonra terk edilmiş olan pek çok fikir, teknolojik imkânların artmasıyla yaşam şansı bulabilir.

Elinizdeki kitap, YZ’nin tarihini aşağı yukarı belli bir zaman sırası takip ederek anlatıyor. Kimi aktörleri ve olayları içermiyor olabilir, ama umuyorum ki hikâyem, YZ’nin başlıca fikirlerini, anlaşmazlıklarını, uygulamalarını, sınırlarını makul biçimde yansıtabiliyordur. Bu işte yer almış şahsiyetlerden ziyade fikirlere ve bunların nasıl hayat bulduğuna odaklandım. Bana kalırsa, YZ tarihini anlamak için, YZ programlarının gerçekte nasıl çalıştığını en azından genel hatlarıyla kavramak önemli.

YZ’nin başlıca hedefi, yani aradığımız o büyük “ödül” nedir? Bana kalırsa Yapay Zekâ, insanların yapabildiği şeylerin çoğunu özellikle de “zekâ” gerektiren şeyleri yapan insan eseri araçlardır. YZ gelecekte pek çok alanda hayatımızda yer alacak gibi görünüyor. İnanıyorum ki günün birinde, YZ araştırmacıları bilinçli olduklarına herkesi inandıracak makineler inşa edebilecek. Bu hayalimizin gerçekleştiği zamanları hayal ederken bazı soruların zihnimizi kurcalamasına engel olamıyoruz: O günler geldiğinde, bu makinelerin bizlerle ve birbirleriyle savaşmasını olanaksız kılacak bir toplumsal düzen kurmayı başarabilecek miyiz? Hatta makineler için, sadece toplumsal açıdan kabul gören hedeflere hizmet etmenin ne anlama geldiğini tanımlamış olacak mıyız? Bu ve benzeri endişeleri hem bilgisayar bilimcileri hem de hümanistler taşıyor. Gelecekte yazarlar, bu maceranın öyküsünü anlatmayı hiç şüphesiz sürdürecek. Günün birinde bu yazarlardan biri, Aristoteles’in düşüncelerinden yaklaşık iki bin beş yüz yıl sonra, “ya bizim emrimizde ya da ihtiyaç halinde kendi işini icra eden” araçlarımızın olduğunu yazabilecek.

D&R’DAN SATIN AL IDEFIX’TEN SATIN AL
Kategori:

Ek bilgi

Yazar:

Çevirmen:

Cilt/Kâğıt:

Sert kapak, iplik dikiş, Ivory 80 gr.

Sayfa Sayısı:

695

ISBN No:

978-605-68425-1-1

Yayın Tarihi:

Temmuz 2018

Boyutlar:

23 cm x 16 cm

Nils John Nilsson (1933) Amerikalı bilgisayar bilimci. Yapay Zekânın kurucu araştırmacılarından biridir. Stanford Üniversitesi’nde Bilgisayar Bilimi Bölümü’nde emekli profesör olarak ders vermektedir. Doktorasını 1958’de aynı üniversitenin Elektrik Mühendisliği Bölümü’nden almıştır. Artificial Intelligence ve Journal of Artificial Intelligence Research dergilerinin yayın kurullarında görev almıştır. Journal of the Association for Computing Machinery dergisinin uzman editörlüğünü yapmıştır.

Tamamlayıcı Kitaplar

  • Yapay Öğrenme

    Yazar: Ethem Alpaydın

    Yapay öğrenme, bilgisayarların bir problemi çözmekte örnek veri ya da deneyimi kullanacak biçimde programlanmasıdır. Yüz tanıma, konuşma tanıma, istenmeyen e-postaların süzülmesi, kredi risk hesabı, müşteri bölütleme gibi uygulamalar yanında yapay zekâda, robotikte, biyoinformatikte, doğal dil işlemede son yıllarda büyük miktarda veriyi işleyerek bilgi çıkartan yapay öğrenme yöntemleri her gün daha çok öne çıkmaktadır.

    Kapsamı oldukça geniş olan bu kitapta, gözetimli, gözetimsiz ve pekiştirmeli öğrenme için kullanılan tüm yaklaşımlar, olasılık tabanlı modeller, yapay sinir ağları, karar ağaçları, saklı Markov modelleri, çekirdek makineleri, Bayesçi yöntemler ve çizgesel ağlar işlenmekte, ayrıca boyut azaltma, öbekleme, model birleştirme, deney tasarımı ve çözümleme gibi konular ayrıntılı olarak tartışılmaktadır. Tüm yöntemler, okuyucunun gerektiğinde denklemleri bilgisayar programına kolayca dönüştürebilmesini sağlayacak düzeyde ele alınmaktadır.

     

    D&R’DAN SATIN AL IDEFIX’TEN SATIN AL
  • Android ile Mobil Programlamaya Giriş

    Yazar: Olcay Taner Yıldız

    Bu çalışma, bilgisayar mühendisliği eğitimi veren birçok üniversitede seçmeli ders olarak okutulan Mobil Programcılığa Giriş dersi için tasarlanmıştır. Kitabın birinci bölümünde kısa bir şekilde Java programlama dili hatırlatılmakta, ardından ikinci bölümden 11. Bölüme kadar Android teknolojileri tanıtılıp uygulamalarıyla birlikte işlenmektedir. Her bölümde önce uygulamanın konusunun ve kullanılacak teknolojilerin tanıtıldığı bir giriş kısmı verilmektedir. İkinci kısımda ise uygulamanın arayüzünün nasıl oluşturulduğu okuyucuya anlatılmaktadır.

    Android işletim sisteminde arayüz temel olarak xml dosyaları ile oluşturulmaktadır. Gerek bu xml dosyaları gerekse arayüzün hali bu ikinci kısımda gösterilmektedir. Üçüncü kısımda uygulamanın sınıf şeması okuyucuya verilmektedir. Bu kısımdaki amaç, uygulamayı oluşturan sınıfları genel olarak tanıtmaktır. Dördüncü kısımda bu bölümde kullanılacak Android teknolojileri tanıtılmaktadır. Son olarak, beşinci kısımda uygulamanın tüm sınıflarının Java kodları gösterilmektedir; bu şekilde öğrencinin Android teknolojilerinin sadece kodlarını değil aynı zamanda gerçek hayattan alınan problemler üzerinde nasıl uygulandığını da görmesi sağlanmaktadır.

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • Cehalet

    Yazar: Stuart Firestein
    Çevirmen: Mehmet Doğan

    Bilimi İleri Taşıyan Güç

    Aslında hepimiz bilimciyiz. Çevremizi anlamaya, çoğu kere eksik ya da mantıksız görünen verilerden anlam çıkarmaya çalışıyoruz. Sınırlı duyu organlarımızla topladığımız bilgiler sayesinde, bu karmaşık dünyanın şifresini çözmek için çabalıyoruz. Ara sıra “deneyler” yapıyor, dünyaya dair kuramımıza uyup uymadığına bakıyoruz. Fakat şunu kabul etmeliyiz: Çoğunlukla karanlıkta tökezleyerek ilerliyoruz. Gerçekliğe şurasından burasından göz attıkça, içinde yaşadığımız karanlığın derinliğini, cehaletimizin büyüklüğünü daha iyi anlıyoruz. Ama bu durumdan niye keyif almayalım ki, diye soruyor Stuart Firestein; zira bilim, olgular ve kurallardan ibaret değildir; bilim karanlık odalarda siyah kediler aramaktır. Bilim cehaletten itici güç olarak faydalanır; bize sorularla düşünmeyi, cehaleti yönetmeyi öğretir.

    KİTABA GÖZ ATIN

     

    D&R’DAN SATIN AL IDEFIX’TEN SATIN AL