Yirminci Yüzyılda Dans Sanatı

Hazırlayan: Şebnem Selışık Aksan, Gurur Ertem
Çevirmen: İdil Kemer

Kuram ve Pratik

Yirminci Yüzyılda Dans Sanatı, Türkiye’de, özellikle son yıllarda dans ve performans sanatı alanlarındaki çalışmaların hızlanması ve çeşitlenmesiyle daha da fazla hissedilir hale gelen bu tür konularla ilgili entelektüel altyapı eksikliğini gidermeyi amaçlamaktadır.

Kitap, Türkiye’de Batılı anlamda dans eğitiminin başlangıcı, bu eğitimin dönüşümü, gelişimi, çeşitlenmesi ve bu süreçler içerisinde karşılaşılan sorunlar, tıkanıklıklar ve bunların giderilmesi için başvurulan türlü çözüm arayışlarını ele alan tarihsel bir başlangıç bölümünün ardından günümüzde çağdaş dans sanatı alanında tanık oduğumuz çok çeşitli yaratıcı eylem ve söylemleri anlayabilmek için bu pratikleri mümkün kılan tarihsel arka plana, yaratıcılarının kendi ifadeleri üzerinden bir bakış sunuyor. Kitapta, “modern dans”ın baleden ve sosyal danslar gibi eğlencelik dans formlarından kendini ayırarak meşru ve bağımsız bir sanat dalı olarak kurgulanması sürecinde öncülük etmiş dansçı ve koreografların kaleme aldıkları metinlerde, harekete, sanata, dansa, doğal ve yapay olana dair kimi zaman birbirini tamamlayan, kimi zaman da çatışan tanımlamalarını bulacaksınız.

Son bölümde ise geçtiğimiz on beş boyunca meşru bir akademik disiplin olma savaşı vererek kendi yayınlarıyla üniversite kürsülerini oluşturan “dans çalışmaları” alanında ele alınan yaygın temalardan örnekler, üç ana izlek çerçevesinde ele alınmakta. “Bedenin İnşası” olarak adlandırılan ilk izlek, bedenin verili bir gerçeklik olmadığını, çeşitli politik, ideolojik söylemler ve teknikler tarafından oluşturulan bir süreç olduğunu vurgulayan makalelerden oluşuyor.

 

D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
Kategori:
Yayın Dizisi:

Ek bilgi

Hazırlayan:

,

Çevirmen:

Cilt/Kâğıt:

1. Hamur

Sayfa Sayısı:

349

ISBN No:

978-605-4238-65-1

Yayın Tarihi:

Kasım 2011

Boyutlar:

23 cm x 16 cm

Şebnem Selışık Aksan 1943 yılında Ankara’da doğdu. Baleye Beatrice Appelyard Fenmen’le başlamış, London Art’s Educational School, New York Juilliard School’da eğitimini tamamlamıştır. Türkiye’de modern dansın öncülüğünü ve bugün Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’ne bağlı olan Devlet Konservatuvarı Bale Bölümü’nün kuruculuğunu yapmıştır. Halen bu kurumda profesör olarak görevli olan Aksan 35 yıldır eğitmen, yönetmen, koreograf olarak yaptığı çalışmaların yanı sıra, Boğaziçi ve Koç üniversitelerinde verdiği “Dans Sanatı” başlıklı dersler, uluslararası atölye organizasyonları, yayınlanmış eleştiri, makale ve bildirileriyle dans sanatının geniş kapsamlı gelişmesini sağlamış, yurt dışı bağlantılarını kurmuştur.

Gurur Ertem Robert Lisesi ve Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü mezunudur. New York Üniversitesi, Performans Araştırmaları Bölümü’nden ve New School for Social Research (New York) Sosyoloji Bölümü’nden master derecelerini almıştır. Halen New School’da “Sanatsal Değerin Oluşmasının Sosyolojik Mekanizmaları” konusunda doktora çalışmasını sürdürmekte ve bu kapsamda Avrupa’daki çağdaş dans festivallerini incelemektedir. Bimeras Kültür Vakfı’nda araştırma ve sanat yönetmenliği görevlerini sürdürmektedir.

Tamamlayıcı Kitaplar

  • Rakstan Oyuna

    Yazar: Arzu Öztürkmen

    Türkiye'de Dansın Modern Halleri

    Osmanlı döneminden bugüne kadar dansla kurduğumuz ilişki, dansa yüklediğimiz anlamlar ve dans etrafında kurduğumuz söylemlerde tarihsel olarak önemli kırılma noktaları oldu. Cumhuriyet dönemi boyunca oynamak kırsal alanın veya kentleşmemiş bir nüfusun geleneksel eğlenme biçiminin hareket alanını temsil ederken, dans olarak nitelendirilen faaliyetlerden genellikle Cumhuriyetin modernleşme sürecinde icra edilen şehirli, Batılı kültürel formlar anlaşıldı. Rakstan Oyuna, bu bağlamda Arzu Öztürkmen'in son otuz yıldır sürdürdüğü dans araştırmaları çerçevesinde kaleme aldığı yazıların derlemesinden oluşuyor. Bu yazılar hem Osmanlı hem de Cumhuriyet dönemindeki dans icralarını tarihsel bağlamları içinde ele alıyor. Kitap, bir yandan 16.-18. yüzyıl arası Osmanlı şenlikleri ve 19. yüzyılda Jön Türk döneminin bedenselliğe ve modernleşmeye olan merakı, ve Cumhuriyet dönemi içinde halk oyunlarına olan ilgi çerçevesinde gelişen yeni hareket sistemlerine odaklanıyor. Osmanlı şenlik minyatürleri her türlü gösterinin yer aldığı festival ortamlarının neredeyse etnografik bir tasvirini verirken, halk oyunlarının kendi küçük yerelliklerinden Ankara Halkevi bayramlarına taşınırken sahne düzenine, ve adına 'folklor oynamak' denen yeni bir hareket sistemine doğru geçiş yapıyorlardı. Rakstan Oyuna, bu bağlamda, biraz da dansın Türkiye'deki eğlence kültürüyle olan yakın alakasını da ortaya koymaya çalışmaktadır.

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • Dans Müzik Kültür Folklora Doğru Sayı: 69

    Son sayısı 2009 yılının Kasım ayında çıkan Folklora Doğru, 69. sayısıyla yayın hayatına devam ediyor. Ağırlıklı olarak Boğaziçi Üniversitesi Folklor Kulübü (BÜFK) ve Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu”nun (BGST) dans ve müzik birimlerinde yürütülen çalışma, araştırma ve okumalardan beslenerek hazırlanan Folklora Doğru; dans, müzik ve kültür alanında araştırma yapan kişilerin de katılımıyla bu alanda ortak bir platform olma hedefini sürdürüyor.

    Bu Sayıda Yer Alan Konular:

    • Mardin Dosyası
    • Rembetiko Dosyası
    • Doğu Karadeniz Dosyası
    • Çalışma ve Gösteri Değerlendirmeleri Dosyası
  • Oyuncunun Oyunları

    Yazar: Lorna Marshall, Yoshi Oida
    Çevirmen: Özlem Turhal de Chiara

    “Doğuda öğretmenler asla ders vermez. En azından bizim anladığımız anlamda. Gerçek bir öğretmen asla açıklama yapmaz ya da reçeteler sunmaz. Doğulu öğretmen sonsuz sabır ve sarsılmaz azimle neler başarılabileceğinin yaşayan örneğidir.
    Doğu geleneğindeki hiçbir şey Batıya doğrudan uygulanamaz. Yoshi Oida’nın Avrupa’ya gelmesinin başlıca nedeni budur. Hakkında pek bir şey bilmediği bu yarıkürede ne gibi derslerle karşılaşacaktır? Bu arayışını kitaplarında cömertçe paylaşıyor bizimle. Yaşadığı zorlukları açıklıyor, geçmişte ve günümüzde kendisine yıllarca yol gösteren örnekleri canlı çağrışımlarla aktarıyor. Bir metot vermekten kaçınıyor ve bir şey öğretmeye çalışmıyor. Bunun yerine, ait olduğu geleneğin bahşettiği özel anlayışla beslenen –düşleri, yenilgileri, idealleri ve keşifleriyle– bir çalışma gününü mizah ve alçakgönüllülükle hayata geçiriyor.

    Ama kitabının adıyla bizi oyuna getiriyor. Aslında ne bir oyun ne de bir açıklama var. Sadece deneyimleri var. Asıl ders bu işte.”
    Peter Brook

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL