Yayınlarımız

  • Yüz Üzerine Antropolojik Bir Deneme

    Yazar: David Le Breton

    Çevirmen: Orçun Türkay

    Yüzler temelde aynı gibi görünseler de sonsuz bir çeşitlilik gösterirler. Yüz denilen sınırlı sahnede sergilenen duygu ve anlam çeşitliliği inanılmaz derecede zengindir. Yüz, belki de insanın en insanca bölgesidir; hatta kutsallık duygusunun doğduğu yerdir. İnsan varoluşu anlamına yüzde kavuşur. İnsanın yüzü bir yönüyle kişisel ve biriciktir; her birey, en alçakgönüllüsü bile, yüzünü, kendisine özel olarak işaret eden adı gibi farklılığının en yüce işareti olarak görür. Fakat diğer bir yönüyle de toplumsal ve kültüreldir yüz. Bu nedenle olsa gerek, yüz, ortak yönelimler ile her oyuncunun sergilediği kişisel tavır arasında bir uzlaşma sunar dünyaya. Mimikleri ve duyguları, görüntüsünün sahnelenişiyle (saç biçimi, makyaj vb.) yüzümüz, bir şeyler çıkardığımız toplumsal bir simge alanına bağlıdır.

    David Le Breton, bu çalışmasında, yüzle ilişkilendirilen anlamları, değerleri, simgeleri, imajları geniş bir kültürel çerçeve içinde ortaya koymaya çalışıyor; yüzün maskelediği kadar açığa vurduğunu da bilerek.

     

    KİTABA GÖZ ATIN
  • Roman Nedir?

    Yazar: Marina MacKay

    Çevirmen: Fazilet Akdoğan Özdemir

    On sekizinci yüzyılda doğmuş olan roman türü, o dönemde birçok eleştirmen tarafından kadınların zaman öldürmek için okudukları hafif metinler olarak nitelenirdi. Roman Nedir?, bugün modern zamanların temel edebi türü kabul edilen romanın sıra dışı yükselişiyle başlayıp, ardından romanla özdeşleştirilen biçimsel özellikleri, roman türlerini kısa ve özlü bir anlatımla ele alıyor.

    Marina MacKay, her bölümde romanın biçimsel ya da tarihsel bir yönünü, genellikle farklı dönemlerden romanları seçerek açıklıyor. Ana bölümler arasında, kavramların uygulamalarına dair fikir vermek üzere, tek tek eserlerin ayrıntılı okumaları yer alıyor. Bu bölümlerde farklı açılardan incelenen Don Quixote, Tristram Shandy, Kırmızı Harf, Madame Bovary, Deniz Feneri, Geceyarısı Çocukları gibi örnekler, romanın tarihini özetleyen bir yelpaze oluşturuyor.

    Romanın bir tür olarak nasıl yaratıldığını, neden bu denli popüler olduğunu sorarak başlayan MacKay, romanda üslup ve tekniğe, karaktere, olay örgüsüne, mekâna ve siyasete ilişkin doyurucu açıklamalar sunuyor. Terimler sözlüğüyle ve okuma listesiyle desteklenen Roman Nedir?, edebiyatla ilgilenen herkesin yararlanabileceği ideal bir kaynak.

  • Yeni Dinselleşme Eğilimleri ve Maneviyat Arayışları

    Yazar: Gözde Aynur Mirza

    En tutucu kesimden en liberal kesime kadar din, hayatımızda önemli bir yer tutmaktadır. Dindarlık ve hayatı dinsel unsurlara göre şekillendirmek artık yalnızca belli bir kitlenin meselesi olmaktan çıkmıştır. Diğer yandan, İslam dininin temel değerleri toplum mühendisliği çerçevesinde yorumlanmakta ve dinin bireysel yanı ile toplumsal ve siyasi karşılığı arasındaki hassas bağ, siyasi açıdan işlevsel bir araca dönüştürülmektedir. Ne var ki bu tablo inancın yalnızca dinin ve geleneksel yapının etkisindeki halini ortaya koymaktadır. Din tartışmalarının gündeminde tam anlamıyla yer edinememiş olsa da, bireylerin toplumun belirlediği çizgiden ayrılarak kendi inanç biçimlerini yaratmaları ve hayatlarını bu şekilde yaşamaları da önemli bir konudur. Aynı ailedeki gençlerle yaşlıların dine çok farklı şekillerde yaklaşmaları, dinselliklerini farklı şekillerde tanımlamaları, ibadetlerini kendi yorumlarıyla gerçekleştirmeleri bu değişimin işaretlerinden biridir. Farklı dinlerin, inanç biçimlerinin karışımı olarak da görülebilecek bu yeni yaklaşımlar zaman zaman inanç kavramından bağımsız olarak benimsenmekte ve şifa bulma, başarılı olma gibi amaçlar için de bu yapılardan yararlanılmaktadır. İnanca yönelik bu arayışlar, dinselleşmenin yanı sıra, sistem eleştirisi ve hakikat arayışı gibi boyutlar da taşımaktadır.

    Yeni Dinselleşme Eğilimleri ve Maneviyat Arayışları Türkiye’de sosyal antropolojinin bugüne kadar el atmadığı gelişmelere odaklanıyor, bugüne kadar ülkemizde çok değinilmemiş olan bireysel arayışları inceliyor.

    Gözde Aynur Mirza’nın duru bir Türkçeyle kaleme aldığı bu eser gelecekte bu alanda çalışmak isteyen genç bilim insanları için çok kapsamlı bir konu analizi ve zengin bir bibliyografya içeren yararlı bir rehber görevi yapacaktır. Uzun süre üzerinde durulacağını düşündüğüm bu konuda henüz çok az sayıda yapıt var. Gözde Aynur Mirza’nın özgün çalışmasının özellikle genç kuşaklar için oldukça zihin açıcı olacağı düşüncesindeyim.”
    —Prof. Dr. Nermin Abadan Unat

  • Mare Nostrum

    Yazar: Erhan Berat Fındıklı

    Mussolini Dönemi’nde Türkiye’de İtalyan Mimarlar, Arkeologlar ve Seyyahlar (1922-1943)

    Mare Nostrum, Mussolini Dönemi’nde Erken Cumhuriyet Türkiyesiyle temas kurmuş farklı meslek gruplarından İtalyanların, benlik ve öteki kurgularını, kimlik inşa süreçlerini, ulusal ve uluslar-ötesi referans sistemini, kent, mekân, toplum, tarih ve mimarlık algılarını, içinde bulundukları profesyonel, ideolojik, toplumsal, bireysel/duygusal bağlamla ilgili üretmiş oldukları söylem, kavram ve imge dağarcığını eleştirel söylem analizi aracılığıyla açımlıyor ve sorunsallaştırıyor.
    Yazar, Mussollini İtalya’sı ve Kemalist Türkiye arasındaki çok katmanlı ilişkiler ağını, mimarlık tarihinden kültür ve mekân sosyolojisine, toplumsal tarihten post-kolonyal çalışmalara varıncaya kadar geniş bir yelpazede disiplinlerarası bir yaklaşımla ele alıyor. Bu çalışma Türk-İtalyan ilişikleri alanında önemli bir boşluğu doldurduğu gibi yapılacak yeni çalışmalar için de bir zemin oluşturuyor.

     

    KİTABA GÖZ ATIN

     

  • Dilbilim Araştırmaları Dergisi 2017 – 2

    İÇİNDEKİLER / CONTENTS

    • Türkçe Sesli Betimlemede Gönderimsel Ögeler
      [Referential Elements in Turkish Audio Description Texts],
      Mine Güven
    • Compound Formation in Karachay-Balkar: Implications
      for the marker –sI [Karaçay-Balkar Bileşik Sözcük Oluşumu: -sI belirtici
      için sonuçlar],
      Aslı Gürer
    • Wh-Argument/Adjunct Asymmetry in Sentence
      Processing [Tümce İşlemlemede Ne-Üyesi/Eklentisi Asimetrisi],
      Taylan Akal
    • Wh-Island Constraint in Turkish [Türkçede Ne-Adası Kısıtlaması], Sinan Çakır

     

    D&R’DAN SATIN AL IDEFIX’TEN SATIN AL
  • Yer Çekimi

    Yazar: Nicholas Mee
    Çevirmen: Zeynep Alpar

    Kozmik Kodu Kırmak

    Yerçekimi: Kozmik Kodu Kırmak, Büyük Patlama’dan galksimizin merkezindeki süperkütleli kara deliğe kadar her şeyi anlama ve anlatma çabası içinde bir kitap. Okurlarını kadim astronomiden başlayıp günümüzün en ileri fikirlerine doğru bir gezintiye çıkarıyor. Nicholas Mee, zor konuları harika bir anlatımla bizlere anlatmak gibi güç bir işi başarıyor. Bu kitapta, bugün bildiğimiz biçimiyle Kozmosun resmini oluşturan Kepler, Newton, Einstein ve Hawking gibi çeşitli bilim insanlarının hikâyeleriyle birlikte bize evrendeki yerimizi nasıl keşfettiğimizin tarihini bulacaksınız.

     

    KİTABA GÖZ ATIN
  • Cinsel Sözleşme

    ,
    Yazar: Carole Pateman
    Çevirmen: Zeynep Alpar

    Bütün insanlar doğuştan özgürse neden bütün kadınlar doğuştan köledir? Bu sorunun sorulduğu günden beri feministler erkeklerin kadınlar üstündeki ataerki hakkına karşı mücadele veriyor. Cinsel Sözleşme, erkeklerin özgürlüğü ile kadınların tabiyetinin ilk sözleşmeyle nasıl kurulduğunu ortaya koyarak bu çabaya büyük bir katkıda bulunuyor.

    Carol Pateman bugün bir klasik kabul edilen çalışmasında, bir özgürlük hikâyesi olarak sunulan toplumsal sözleşme teorisini tartışmaya açıyor. İlk sözleşme hikâyesinin yarısının eksik olduğunu söyleyen Pateman, ilk sözleşme yapılırken, erkeklerin kadınlara egemen olmasının ve erkeklerin kadınlar üzerinde eşit cinsel erişime sahip olmasının öngörüldüğünü kaydediyor.

    Toplumsal sözleşme bir özgürlük hikâyesi iken, cinsellik sözleşmesinin bir tabiyet hikâyesi olduğunu vurgulayan Pateman, sözleşme teorisinde evrensel özgürlüğün daima bir hipotez, bir hikâye, siyasi bir kurgu olduğunu hatırlatıyor. Evlilik, kölelik, iş, fahişelik, taşıyıcı annelik gibi çeşitli alanlardaki sözleşme türlerini eleştirel bir yaklaşımla inceleyen Cinsel Sözleşme, eşitlik ilkesine dayalı bir sözleşme arayışındaki feminist yaklaşıma da, toplumsal sözleşmeyi sivil özgürlüğün başlangıcı olarak sunan anaakım siyaset bilimine ve her iki kanattan ideolojilere de kör noktalarını gösteren çığır açmış bir metin.

    Cinsel Sözleşme, siyaset bilimi ve felsefesi, kadın çalışmaları, sosyoloji ve hukuk alanlarından akademisyenlerin ve öğrencilerin temel başvuru kaynaklarından biri.

     

    D&R’DAN SATIN AL IDEFIX’TEN SATIN AL

     

    KİTABA GÖZ ATIN
  • Belgesel Sinemaya Giriş

    Yazar: Bill Nichols
    Çevirmen: Duygu Eruçman

    Belgesel sinema, yönetmen tarafından hayal edilen bir dünya yerine içinde yaşadığımız dünyayı anlattığı için diğer film türlerinden ayrılır. Belgesel film farklı bir amaçla yapılır, yönetmen ile konu arasında farklı bir ilişki söz konusudur ve izleyici belgeseli farklı bir beklentiyle izler. Belgesel geleneği, izleyene bir gerçekliği aktarabilme iddiasına dayanır. Kamera önünde rol yapmayan insanları konu alması, filmin sahiciliğinin kanıtı olarak görülür. Bizi belirli bir görüş ya da bakış açısına inandırmaya çalışan pek çok belgeselin temel dayanağı da dünyanın sahici bir temsili olduğu algısını yaratabilmesidir.

    Bir başucu eseri niteliğindeki Belgesel Sinemaya Giriş bu büyüleyici sinema türünün ayrıntılı bir incelemesini sunuyor. “Belgesel filmi nasıl tanımlayabiliriz?”, “Neden etik meseleler belgesel sinemanın merkezinde yer alır?” gibi sorulardan yola çıkan kitap, belgesele ilişkin temel tanımları, belgesel türünün tarihsel gelişimini, biçimsel yöntemlerini ve politik yönünü yüzlerce örneğe referans vererek ele alıyor.
    Belgesel sinema tarihi ve eleştirisi konularında en önemli noktaları bir araya getiren Bill Nichols, hem profesyonellerin, hem öğrencilerin, hem de konuya ilgi duyanların yararlanacağı klasik bir esere imza atıyor.

     

    D&R’DAN SATIN AL IDEFIX’TEN SATIN AL

     

    KİTABA GÖZ ATIN
  • Gülme

    ,
    Yazar: Anca Parvulescu
    Çevirmen: Mehmet Doğan

    Bir Tutkuya Dair Notlar

    Çoğu gülme kuramı, gülmeyi bir şeye verilen tepki olarak görür ve tepki verilen o komik, grotesk, saçma şeye odaklanır. Anca Parvulescu ise gülmeyi başka tutkuların emaresi olarak görmüyor, onu kendi başına bir tutku olarak ele alıyor. Dolayısıyla bizi neyin güldürdüğünü, gülmenin nedenini veya kökenini sorgulamak yerine bizzat gülme mefhumuna odaklanıyor.

    Gülme meselesini, insan yüzü meselesinden ayırmak mümkün değildir. Eğer insan, gülen hayvansa, bu, yüzü olan bir hayvan oluşuyla ilintilidir. Gülerken gürültülü ve buruşuk bir hale giren çehre, yavaş yavaş düzelip, sakin, sessiz bir gülümseyiş biçimine kavuşur; bu gülümseyiş, bir dizi toplumsal duygunun belirtisi olarak tahayyül edilir. Elinizdeki çalışma, görgü kuralı kitaplarının, felsefi tezlerle, edebi metinlerle ve görsel kültürle diyalog içinde hareket ederek, gülümseyen çehrenin normatif estetiğinin üretilme sürecinin izini sürüyor. Edepsizlik sayılan abartılı, tutkulu, denetimsiz gülmenin baskıcı ciddiyet karşısındaki isyankâr durumunu inceliyor. Kitabın ana savlarından biri, gülümseme ile gülmenin bir süreklilik arz etmediğidir. Gülemediğimizde çoğunlukla gülümseriz; gülümseme, nadiren hakiki bir gülmeye dönüşür.

    Parvulescu’nun bu çalışması, gülmenin sınırlı ve kırılgan bir arşivini gün yüzüne çıkarıyor. Bizi bu arşivde zaman geçirmeye davet ediyor. Her ne kadar bu çalışma, “gülmenin uygarlaşmasını”, önermelerinden biri olarak kabul etse de, öncelikle yirminci yüzyılın kahkahacılarıyla ve gülme dostlarıyla ilgileniyor. Bu amaçla, yirminci yüzyıl Batı dünyasını ve bunun siyasi, bilimsel, felsefi, estetik serüvenlerini gözden geçirmeye çalışan yeni bir uğraşa katılıyor. Sorduğu temel soru şudur: Yirminci yüzyıl nasıl gülmüştür?

     

    KİTABA GÖZ ATIN

     

    D&R’DAN SATIN AL IDEFIX’TEN SATIN AL
  • Osmanlı’yı Tahayyül Etmek

    ,
    Yazar: Halim Kara

    Tarihsel Romanda Fatih Temsilleri

    Osmanlı’yı Tahayyül Etmek: Tarihsel Romanda Fatih Temsilleri, Cumhuriyet’ten günümüze dek tarihsel romanlarda Fatih Sultan Mehmet’in edebi temsilleri çerçevesinde Osmanlı geçmişinin nasıl anlatıldığının izlerini sürüyor. Edebi bir karakter olarak Fatih’in metinleştirilmesi üzerinden Türkiye’de edebiyat ürünlerinin politik ve toplumsal işlevinden tarihsel roman algısına, kolektif hafızanın inşasından resmî tarihyazımına, Osmanlı geçmişinin algılanışından yeni bir milli hafıza kurulmasına ve modern ulusun tahayyülünden milli kimliğin oluşturulmasına kadar birçok sorun hakkında verdiği önemli ipuçlarının bir analizini yapmayı deniyor. Böylece Türkçe edebiyatta Osmanlı’nın geçmişi algısının tezahürleriyle birlikte tarihsel roman yazımının serüvenini tarihsel ve kültürel bir bağlamda tartışmaya açıyor.

     

    KİTABA GÖZ ATIN

     

    D&R’DAN SATIN AL IDEFIX’TEN SATIN AL
  • Fen Öğretimi

    Yazar: Michael R. Matthews
    Çevirmen: Mehmet Doğan

    Bilim Tarihinin ve Felsefesinin Katkısı

    Fen öğretmenlerinin ders verdikleri konunun tarihini ve felsefesini bilmesi neden gereklidir? Bu bilgi fen öğretimini hangi yönden zenginleştirir ve öğrencinin bu konuda heyecan duymasını nasıl sağlar? Fen Öğretimi, bu sorulara ayrıntılı yanıtlar sunuyor.

    Fen eğitimi alanındaki teorik, müfredata ilişkin ve pedogojik meseleleri ele alan kitapta, bilim tarihi ve felsefesinin söz konusu meselelerin çözümüne nasıl katkıda bulunduğunu ortaya koyuyor.

    Elinizdeki kitabın tarihsel perspektifi öğrencilere, öğretmenlere ve araştırmacılara bilimsel bilginin kaynaklarını anlatırken, felsefe, metafizik, matematik gibi alanlarla ve Avrupa Aydınlanması gibi toplumsal gelişmelerle ilişkisini de aktarıyor. Yapılandırmacılık, dünya görüşleriyle bilim ilişkisi, çokkültürlü fen eğitimi, sorgulayıcı öğretim, değerler ve öğretmen eğitimi hakkında ayrıntılı argümanları geniş bir alanyazına referans vererek bir araya getiren Fen Öğretimi, bu alandaki eğitimciler ve öğrenciler için sağlam bir kaynak.

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • Mimesis 21

    İÇİNDEKİLER

    THOMAS OSTERMEIER VE TİYATRO ANLAYIŞI

    • Alışıldık Hayatlara Dil Kazandırmak, Sezin Gündoğan
    • Stein ve Ostermeier Yönetiminde Schaubühne: Devamlılıklar ve Kopuşlar, Fırat Güllü
    • Neden Picasso’yu Taklit Eden Bir Ressam Görmek İsteyeyim
      (Thomas Ostermeier ile Söyleşi)
    • Hamlet Senden Benden Farklı Bir Karakter Değil
      (Thomas Ostermeier ile Söyleşi)
    • Ibsen’i Okumak ve Sahnelemek, Thomas Ostermeier
    • İvme Çağında Tiyatro, Thomas Ostermeier
    • Alman Tiyatro Krizi Üzerine Notlar, David Ashley Hughes

    TİYATRODA KÜLTÜREL ÇOĞULCULUK

    • Tiyatroda Kültürel Çoğulculuk Dosyası Üzerine
    • Ermenistan’da Komedya ve Hiciv: Baronyan ve Odyan, Frédéric Feydit
    • Hagop Baronyan:Dönüşümün Mizahı Üzerine, Duygu Dalyanoğlu
    • İki İstanbul: Baronyan’ın ve Apisoğom Ağa’nın İstanbulları, Ayşan Sönmez, Fırat Güllü
    • 20. Yüzyıl Başında Ermeni Tiyatrosu ve Yenovk Şahen Üzerine Söyleşiler
    • 20. Yüzyıl Başında Ermeni Tiyatrosu Üzerine Söyleşiler 1: Yervant Tolayan’ın Anılarında Mardiros Mınakyan ve Osmanlı Dramatik Kumpanyası, Erdi Aydın, Maral Çankaya
    • 20. Yüzyıl Başında Ermeni Tiyatrosu Üzerine Söyleşiler 2: Vahram Papazyan’ın Yenovk Şahen’e Gönül Borcu, Duygu Dalyanoğlu
    • 20. Yüzyıl Başında Ermeni Tiyatrosu Üzerine Söyleşiler 3:Nişan Beşiktaşlıyan’ın Kaleminden Yenovk Şahen, Duygu Dalyanoğlu
    • Şalîko Bêkes ile Söyleşi
      Şaliko Bêkes: Di nava dîroka Kurdên Soviyêtê de ewil Elegezê çanda teatroyê di nav me de pêş xist…,
      Hekîm Kılıç, Ayşan Sönmez

    TEMEL RİTİM ATÖLYESİ

    • Temel Ritim Atölyesi Sunumu, Banu Açıkdeniz, Elif Karaman
    • İATG 2016 Ritim Atölyesi Değerlendirme Raporu, Banu Açıkdeniz, Özgür Erenn

     GENÇLİK OYUNLARI

    • Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu (BGST) Gençlik Oyunları Hakkında

    KARŞILAŞMALAR

    • Karşılaşmalar: “Bir devir toprağa veriliyor ve ‘yeni’ bir dönem başlıyor”
    • Karşılaşmalar Oyun Metni

     

    D&R’DAN SATIN AL IDEFIX’TEN SATIN AL
  • Dilbilim Araştırmaları Dergisi 2016 – 2

    İÇİNDEKİLER / CONTENTS

    • Island Constraints and Adjunct & Argument Asymmetry in Turkish
      [Türkçede Ada Yapıları ve Ana Öğe-Eklenti Bakışımsızlığı],
      Sinan Çakır
    • Türkçede Göz Sözcüğünün Deyimler Aracılığıyla Kavramsallaştırılması
      [Conceptualizations of the Eye in Turkish Idioms],
      Melike Baş
    • Multimodal Construction of Female Looks: An Analysis of Mascara Advertisements
      [Rimel Reklamlarında Kadın Bakışının Çoklu Ortam Söylem Çözümlemesi], 
      Nazlı Baykal

    Kitap Tanıtımı / Book Review

    • Ankara Papers in Turkish and Turkic Linguistics. D. Zeyrek, Ç. Sağın Şimşek, U. Ataş, J. Rehbein, Aslı Gürer

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • Merak Çağı

    ,
    Yazar: Richard Holmes
    Çevirmen: Mehmet Doğan

    Romantik Dönem Kuşağı Bilimin Güzelliğini ve Dehşetini Nasıl Keşfetti?

    Merak Çağı on sekizinci yüzyılın sonunda Britanya’yı kasıp kavuran ve bilime Romantik bir ufuk açan İkinci Bilimsel Devrime dair bir anlatı.
    On yedinci yüzyılda gerçekleşmiş olan Birinci Bilim Devrimi çoğunlukla Newton, Hooke, Locke ve Descartes’la ve Londra’da Kraliyet Cemiyeti’nin, Paris’te de Bilimler Akademisi’nin neredeyse aynı zamanda kuruluşuyla bağdaştırılır. İkinci devrim ise öncelikle astronomi ve kimya alanlarındaki bir dizi büyük buluştan ilham almıştı. On sekizinci yüzyıl Aydınlanma akılcılığından doğan, fakat bilimsel çalışmalara keşif yapma idealini katarak onu dönüştüren bir hareketti.
    Richard Holmes’un Merak Çağı dediği zaman aralığı simgesel olarak, iki ünlü keşif yolculuğuyla belirlenmiştir. Bunlar, Kaptan James Cook’un Endeavour’la dünyanın çevresini ilk kez dolaştığı yolculuk (1768) ile Charles Darwin’in Beagle’la Galapagos adalarına yaptığı yolculuktur (1831). Astronom William Herschel ve kimyager Humphry Davy bu döneme keşifleriyle damga vurmuştu. Kitapta başka şahsiyetler de yer alıyor; Romantik dönemin ruhuna özgü bilimsel girişimlerden ve balon yolculuğu, keşifler, hayalet avcılığı gibi heyecanlı serüvenlere dair birçok olaydan söz ediliyor.
    Romantizm genellikle bilimin düşmanı sayılır: Romantik öznellik ile bilimsel nesnellik idealleri birbiriyle bağdaşmaz bir karşıtlık olarak görülür. Richard Holmes durumun her zaman böyle olmadığı ya da bu terimlerin birbirini dışlamadığı görüşünde. Merak kavramının, bir zamanlar öznellik ile nesnelliği birleştirdiğini savunuyor.
    Richard Holmes, bilim kültürünü sürdürmemizde üç şeye gereksinim duyduğumuza dikkat çekiyor: Kişisel merak duygusu, umudun gücü, dünyanın geleceğine dair canlı ama sorgulayan bir inanç.

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • Borges ve Bellek

    ,
    Yazar: Rodrigo Quian Quiroga
    Çevirmen: Ferit Burak Aydar

    İnsan Beyniyle Karşılaşmalar

    Sinirbilim uzmanı Rodrigo Quian Quiroga, belleğin bilişsel yapısı konusundaki araştırmalarını Jorge Luis Borges’in çeşitli öykülerinde bellek üzerine giriştiği edebi keşiflerle ilişkilendiriyor. Bu öykülerin başında “Bellek Funes” geliyor. Öykünün kahramanı Funes, yaşadığı her şeyi tüm ayrıntılarıyla hatırlayan, daha doğrusu hiçbir şeyi unutamayan biridir, ama algıladıklarını soyutlayıp kavramlara ulaşamaz. Oysa belleğin işleyişi bunu gerektirir: Beyindeki belli nöronlar somut ayrıntıları göz ardı ederek ve soyut kavramlara tepki vererek belleği oluştururlar. Bu nöronların algıladığımız şeyleri uzun süreli belleğe dönüştürme konusunda kilit bir rol oynadıklarını araştırmalarında ortaya koyan Quiroga, aksi takdirde sonumuzun Funes gibi olacağını belirtiyor.

    Borges ve Bellek bizi sinirbilim çalışmaları, “olağanüstü beleğe sahip” kişilerin yaşamöyküleri, beynin anatomisi, görme mekanizmasına ilişkin çağdaş kuramlar, Borges’le aynı konulara eğilmiş William James, Gustav Spiller, John Stuart Mill gibi düşünürler arasında renkli bir yolculuğa çıkarıyor.

     

    D&R’DAN SATIN AL IDEFIX’TEN SATIN AL

     

    KİTABA GÖZ ATIN