Yayınlarımız

  • Fizik İçin Serenad

    Yazar: Wolfgang Rössler

    Çevirmen: Mehmet Doğan

    Fiziğin de kendine has bir tarihi var. Bu tarih başarılara ve hezimetlere, umutlara ve yıkılan hayallere, kırgınlıklara ve kıskançlıklara, cömertliğe ve güçlü karakterlere, yaratıcı düşünceye, kısacası insana dair her şeye sahne oldu.

    Wolfgang Rössler, büyük buluşları, fizikte çığır açan fikirleri, tarihî dönüm noktalarını anlaşılır bir dille özetlerken, bunlara imza atan büyük fizikçileri tanıtıyor. Kitabın geniş kapsamı içinde Newton ve Galileo da yer alıyor, Einstein, Feynman, Fermi ve Bohr da. Faraday ve Maxwell’den Schrödinger, Dirac, Heisenberg ve Pauli’ye uzanan geniş bir yelpazede, antik dönemde bilim alanında ortaya atılan ilk fikirlerden uzay ve zamanın, ışık ve ısının doğasına uzanan bütün temel fizik soruları ilişki içinde sunuluyor. Atomun keşfinden kuantum mekaniği formüllerine, yıldızlı gökyüzünde yapılan basit gözlemlerden modern astronomi ve kozmoloji keşiflerine giden yol neden-sonuç ilişkisi içinde ortaya konuyor.

    Fikirler zaman zaman soyut olsa da, dünyayı anlamanın en etkili yolu olan fizik her açıdan yaşamı ve insanlığı yansıtır. Fizik İçin Serenad bu mucizevi gerçekliği gözler önüne seriyor.

    BABİL’DEN SATIN AL IDEFIX’TEN SATIN AL
  • Dil ve Zihin İncelemelerinde Yeni Ufuklar

    Yazar: Noam Chomsky

    Çevirmen: Ferit Burak Aydar

    Noam Chomsky 1950’ler ve 1960’ların “bilişsel devrim”inin başını çekmiş ve o günden beri dilbilim alanına damgasını vurmuş bir bilim insanıdır. Chomsky’nin Üretici Dilbilgisi kuramı, farklı biçimleriyle, dünya üzerinde birçok dilbilimciye rehber ve esin kaynağı olmuştur. Chomsky, yazdıklarına katılmasanız da görmezden gelemeyeceğiniz bir kuramcıdır.

    Dil konusundaki temel eserleri yalnızca dilbilim için değil, felsefe ve psikoloji başta olmak üzere diğer disiplinler için de büyük değer taşımaktadır.

    Bu kitapta bir araya getirilen makaleler, Chomsky’nin insanın dil yetisine getirdiği “içselci” yorumu içermektedir. Chomsky, dili toplumsal bir kurgu olarak gören gelenekten koparak onun bireysel olduğunu, insan zihnine/beynine içsel olduğunu bir dizi yaratıcı dilbilimsel analiz yoluyla savunmaktadır. Ona göre dil, doğa bilimlerinin yöntemleriyle analiz edilmelidir.

    BABİL’DEN SATIN AL IDEFIX’TEN SATIN AL
  • Felsefe Tartışmaları 55

    İÇİNDEKİLER:

     

    • Fichte ve Ateizm Tartışması:Jacobi’nin Transandantal İdealizm Eleştirisi, Meryem Uçar
    • Politik Sorunun Normatif Çözümü Olarak Adalet Fikri?, Mehmet Ruhi Demiray
    • Ontoloji ve Etik: Varlık ve Zaman’da Yaşam-Ölüm İlişkisi, Hüseyin Deniz
    • Varlık Aşırı Bir Ontoloji: Stoacı Bir Şey, Melike Molacı, Nazile Kalaycı

     

    BABİL’DEN SATIN AL IDEFIX’TEN SATIN AL
  • Türkiye’de Japonya Çalışmaları 3

    Hazırlayan: Selçuk Esenbel , Oğuz Baykara

    Japonya Araştırmaları Derneği’nin, Boğaziçi Üniversitesi Asya Çalışmaları Merkezi, Ankara Üniversitesi Japon Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı işbirliği ile 17-19 Haziran 2016 tarihleri arasında üçüncüsünü gerçekleştirdiği Türkiye’de Japonya Çalışmaları Konferansı’nda sunulan ve sonradan geliştirilen makalelerden oluşan bu cilt, akademik bilgi birikimini okurlara iletmek gibi bir misyonu yerine getiriyor.

    Kitabın içinde yer alan tarih, antropoloji, ekonomi, hukuk, sanat, edebiyat ve gramer alanlarında Japonya’yla ilgili bir birinden ilginç makaleler, bu uzak kültür hakkında daha fazla bilgi edinmek isteyen okura kaçırılmayacak bir fırsat sunuyor.

    BABİL’DEN SATIN AL IDEFIX’TEN SATIN AL
  • Yaşam Üzerine Sohbetler

    Yazar: Chris Impey
    Çevirmen: Özkan Akpınar

    Astrobiyoloji Söyleşileri

    Evrende, yaşamın olduğunu bildiğimiz yegâne yer Dünya’dır. Ama bu değişmek üzere olabilir.

    60 yıl önce, dünyada yaşamın nasıl başladığı konusunda çok az fikre sahiptik; moleküler bir düzeyde yaşamın bütünlüğü hakkında ise hiçbir fikrimiz yoktu. 30 yıl önce, Dünya, Güneş Sistemi’nde biyoloji için olası tek yer gibi görünüyordu; daha 15 yıl önce, Güneş dışındaki yıldızların yörüngesinde dönen gezegenlerden haberdar değildik. Bugün ise, büyük bir teleskop donanması ve küçük bir uzay aracı filosu, Güneş Sistemi ve ötesinde yaşamın olabileceği yerleri tanımlamaya ve incelemeye çalışıyor.

    Bilimcilerin kendi usullerince yaşam arayışının hikâyesini anlattıkları söyleşilerden oluşan Yaşam Üzerine Sohbetler, birinci şahıs anlatısının dolaysızlığına sahip. Bilimin teoride değil, pratikte nasıl işlediğini anlatıyor. Bildiğimiz ve bilmediğimiz şeyler arasındaki sınırı tanımlayarak, doğa hakkında derin sorular sormanın heyecanını ve araştırma yapmanın zorluklarını aktarıyor.

    Kitapta dünyadaki yaşamın kökeni ve menzili ile yerküre dışındaki yaşamın olası sahaları konusunda birçok astronom, jeolog, biyolog ve yazarla yapılan samimi röportajlar yer alıyor. Bu röportajlar Mars ve Titan’a düzenlenen misyonlardan öğrendiklerimizi masaya yatırıyor, dünyadaki yaşamın şaşırtıcı çeşitliliğini betimliyor, biyoloji-sonrası evrim hakkında tahminlerde bulunuyor ve zeki uzaylılarla temasın bizim için ne anlama geleceğini keşfediyor.

    Astronomi ve gezegen biliminden jeoloji ve biyolojiye uzanan pek çok konuyu kapsayan bu kitap, “Yalnız mıyız?” sorusunun cevabını merak eden herkesin ilgisini çekecektir.

    BABİL’DEN SATIN AL IDEFIX’TEN SATIN AL
  • Modern Hindistan’ın Kısa Tarihi

    ,
    Yazar: Barbara D. Metcalf, Thomas R. Metcalf
    Çevirmen: Zeynep Hale Akman

    Modern Hindistan’ın Kısa Tarihi, Hindistan’ın hikâyesini Babürlüler döneminden başlayarak, Britanya Hindistanı olarak bilindiği sömürge dönemine, 1947’de Hindistan ve Pakistan adında iki bağımsız ülkeye bölünmesine ve dünyanın en büyük ekonomileri arasına girdiği günümüze kadar anlatıyor.
    Hindistan’ın tarihini oldukça kapsayıcı bir şekilde ve gerçeklere olabildiğince sadık kalarak ele alan Barbara ve Thomas Metcalf’ın çalışması, toplumun geniş kesimlerini (kadınlar, azınlıklar, mülksüzler) kapsamakla kalmıyor, aynı zamanda yerel deneyimle şekillenmiş alternatif tarihsel anlatılara da yer veriyor ve modern dünyanın milliyetçilikle biçimlendirilmiş tarihsel anlatılarını sorguluyor.
    Temelde politik bir mesele olan Hindistan “tasavvuru”na ve ülkeyi zaman içinde bütünüyle değiştiren kurumlara odaklanan yazarlar, siyasi yapı ve vizyonla etkileşim halinde şekillenen toplumsal değişimleri ve kültürel değerleri ortaya koyuyor.
    Okurun bahsedilen dönemleri zihninde canlandırabilmesi ve Hindistan coğrafyasına aşinalık kazanabilmesi için fotoğraf ve haritalardan yararlanılıyor.
    Modern Hindistan’ın Kısa Tarihi, ilk baskısını yaptığı 2001 yılından beri alanında bir klasik kabul edilmektedir. Kitabın bu üçüncü edisyonuna eklenen son bölümde geçtiğimiz yirmi yıldaki önemli gelişmeler, Hindistan’ın yüksek teknolojiye dayalı endüstrisinin yükselişi ve halen çözüm getirilememiş olan yoksulluk gibi olgular ve çeşitli siyasi huzursuzluklar da incelemeye dahil edilmiş.

    D&R’DAN SATIN AL IDEFIX’TEN SATIN AL
  • Finansal Krizleri Yanlış Anlamak

    Yazar: Gary B. Gorton

    Çevirmen: Mehmet Doğan

    Krizlerin Gelişini Neden Göremiyoruz ?

    2007’den önce ekonomistler, ABD’de bir daha finansal kriz yaşanmayacağını düşünüyordu. Gary B. Gorton, finansal krizlerin ne olduğu, neden çıktığı, 1934 ile 2007 arasında ABD’de neden hiç kriz görülmediği gibi olguların ekonomistlerce yanlış anlaşıldığını ileri sürüyor.

    Finansal Krizleri Yanlış Anlamak, krizlerin ne tür koşullarda patladığını ve birbiriyle ilişkisini ortaya koyuyor. Finansal krizlerin aslında finans sisteminin özünde bulunduğunu belirten Gorton, ekonomistlerin, sermaye piyasalarında ve bankacılık sisteminde yaşanan evrim, yeni finans enstrümanları, yeni para piyasalarının boyutu gibi önemli hususları ıskaladığını ileri sürüyor.

    Sistemik krizlerin yaşanmadığı 1934-2007 arasındaki “Sakin Dönem”i “2007-2008 Paniği”yle kıyaslayan Gorton, banka borcu ve likidite, kredilerde ani artışlar, ahlaki tehlikeler ve kurumların batamayacak-kadar-büyük olması gibi kilit meseleleri, aralarındaki ilişkiyi göstererek değerlendiriyor.

    1934’ten beri krizleri önleyen başarılı düzenlemelerin finans sektöründeki yeniliklere yeterince ayak uyduramadığını, bunun sebebinin de kısmen ekonomistlerin yanlış anlamaları olduğunu ileri süren Gorton, Finansal Krizleri Yanlış Anlamak’ta günümüz piyasalarını anlamamızı ve gelecekteki olası finansal felaketleri öngörmemizi sağlayacak taze bir bakış açısı sunuyor.

    D&R’DAN SATIN AL IDEFIX’TEN SATIN AL
  • Kod Ekonomisi

    ,
    Yazar: Philip E. Auerswald

    Çevirmen: Mehmet Doğan

    Kırk Bin Yıllık Bir Tarih

    Taş Devri’nde kullanılan bir balta ile Julia Child’ın mayonez tarifi ve Burning Man festivalinin ortak noktası nedir? Hepsi de kodun işleyişine dair örneklerdir.

    “Kod” nedir? Neolitik dönemin basitliğinden modern devrin karmaşıklığına doğru evrilmiş olan insan medeniyetinin DNA’sıdır. Gelişimin “nasıl”ılır. Bir fikrin ürüne, tarifin yemeğe dönüşme şeklidir. Şehirlerin kurulduğu, sanayinin geliştiği süreçtir.

    Alfabenin icadından Blockchain’in ortaya çıkışına uzanan süreci sürükleyici bir öykü gibi sunmayı başaran Philip Auerswald, insanlık tarihini meydana getiren ana unsurun kodun gelişimi olduğunu belirtiyor. Yüzyıllar içinde kodun gelişiminde yaşanan bütün önemli aşamalar toplumun yapısında bir kırılma yaratırken, insanın eylemlerini olduğu kadar varoluşunu da yeniden şekillendirdi.

    Günümüzde bu aşamaların en yenisini yaşıyoruz. Kod Ekonomisi, kodun gelişimiyle birlikte çalışmanın doğasının ve insanlık deneyiminin bir kez daha değiştiğini ortaya koyuyor.

    Auerswald, günümüz ekonomisinde değerin nasıl yaratıldığına ve geleceğin ekonomisinin nasıl şekilleneceğine dair özgün bir çalışmaya imza atıyor.

    D&R’DAN SATIN AL IDEFIX’TEN SATIN AL
  • Yapay Zekâ

    ,
    Yazar: Nils J. Nilsson

    Çevirmen: Mehmet Doğan

    Geçmişi ve Geleceği

    Yapay Zekâ (YZ) arayışında elli yıl boyunca yer aldım; bu elli yıl benim bütün meslek yaşantımı ve bu alanın bütün ömrünü kapsar. Bu arayışın başlangıcından bugününe kadar olan öyküsünü “içeriden birinin” anlatması bana iyi bir fikir gibi geldi. Aklımda üç tür okur var: Birincisi, bilimsel konulara meraklı ve YZ hakkında daha fazla bilgi edinmek isteyen okur topluluğu. İkinci grup ise, teknik ya da mesleki alanlarda çalışanlardan oluşuyor. Her iki okur zümresine de, kitapta karmaşık matematik formülleri ve bilgisayar jargonu olmayacağına, bol bol grafik sunacağıma, YZ programlarının ve tekniklerinin nasıl işlediğini berrak bir şekilde açıklamak için elimden geleni yapacağıma söz veriyorum. Üçüncü okur topluluğu, YZ araştırmacılarından, öğrencilerinden ve öğretmenlerinden oluşuyor. YZ’nin denediği, işe yaramış ya da yaramamış şeyleri bilmek, ayrıca tarihsel veya başka türlü bilgileri içeren sağlam bir kaynağa ulaşmak bu kesim için faydalı olacaktır. Bu alanın tarihini bilmek, bu alanda çalışanlar için önemli. Öncelikle, bir zamanlar keşfedilip sonra terk edilmiş olan pek çok fikir, teknolojik imkânların artmasıyla yaşam şansı bulabilir.

    Elinizdeki kitap, YZ’nin tarihini aşağı yukarı belli bir zaman sırası takip ederek anlatıyor. Kimi aktörleri ve olayları içermiyor olabilir, ama umuyorum ki hikâyem, YZ’nin başlıca fikirlerini, anlaşmazlıklarını, uygulamalarını, sınırlarını makul biçimde yansıtabiliyordur. Bu işte yer almış şahsiyetlerden ziyade fikirlere ve bunların nasıl hayat bulduğuna odaklandım. Bana kalırsa, YZ tarihini anlamak için, YZ programlarının gerçekte nasıl çalıştığını en azından genel hatlarıyla kavramak önemli.

    YZ’nin başlıca hedefi, yani aradığımız o büyük “ödül” nedir? Bana kalırsa Yapay Zekâ, insanların yapabildiği şeylerin çoğunu özellikle de “zekâ” gerektiren şeyleri yapan insan eseri araçlardır. YZ gelecekte pek çok alanda hayatımızda yer alacak gibi görünüyor. İnanıyorum ki günün birinde, YZ araştırmacıları bilinçli olduklarına herkesi inandıracak makineler inşa edebilecek. Bu hayalimizin gerçekleştiği zamanları hayal ederken bazı soruların zihnimizi kurcalamasına engel olamıyoruz: O günler geldiğinde, bu makinelerin bizlerle ve birbirleriyle savaşmasını olanaksız kılacak bir toplumsal düzen kurmayı başarabilecek miyiz? Hatta makineler için, sadece toplumsal açıdan kabul gören hedeflere hizmet etmenin ne anlama geldiğini tanımlamış olacak mıyız? Bu ve benzeri endişeleri hem bilgisayar bilimcileri hem de hümanistler taşıyor. Gelecekte yazarlar, bu maceranın öyküsünü anlatmayı hiç şüphesiz sürdürecek. Günün birinde bu yazarlardan biri, Aristoteles’in düşüncelerinden yaklaşık iki bin beş yüz yıl sonra, “ya bizim emrimizde ya da ihtiyaç halinde kendi işini icra eden” araçlarımızın olduğunu yazabilecek.

    D&R’DAN SATIN AL IDEFIX’TEN SATIN AL
  • Yüz Üzerine Antropolojik Bir Deneme

    Yazar: David Le Breton

    Çevirmen: Orçun Türkay

    Yüzler temelde aynı gibi görünseler de sonsuz bir çeşitlilik gösterirler. Yüz denilen sınırlı sahnede sergilenen duygu ve anlam çeşitliliği inanılmaz derecede zengindir. Yüz, belki de insanın en insanca bölgesidir; hatta kutsallık duygusunun doğduğu yerdir. İnsan varoluşu anlamına yüzde kavuşur. İnsanın yüzü bir yönüyle kişisel ve biriciktir; her birey, en alçakgönüllüsü bile, yüzünü, kendisine özel olarak işaret eden adı gibi farklılığının en yüce işareti olarak görür. Fakat diğer bir yönüyle de toplumsal ve kültüreldir yüz. Bu nedenle olsa gerek, yüz, ortak yönelimler ile her oyuncunun sergilediği kişisel tavır arasında bir uzlaşma sunar dünyaya. Mimikleri ve duyguları, görüntüsünün sahnelenişiyle (saç biçimi, makyaj vb.) yüzümüz, bir şeyler çıkardığımız toplumsal bir simge alanına bağlıdır.

    David Le Breton, bu çalışmasında, yüzle ilişkilendirilen anlamları, değerleri, simgeleri, imajları geniş bir kültürel çerçeve içinde ortaya koymaya çalışıyor; yüzün maskelediği kadar açığa vurduğunu da bilerek.

     

    KİTABA GÖZ ATIN

     

    D&R’DAN SATIN AL IDEFIX’TEN SATIN AL
  • Roman Nedir?

    Yazar: Marina MacKay

    Çevirmen: Fazilet Akdoğan Özdemir

    On sekizinci yüzyılda doğmuş olan roman türü, o dönemde birçok eleştirmen tarafından kadınların zaman öldürmek için okudukları hafif metinler olarak nitelenirdi. Roman Nedir?, bugün modern zamanların temel edebi türü kabul edilen romanın sıra dışı yükselişiyle başlayıp, ardından romanla özdeşleştirilen biçimsel özellikleri, roman türlerini kısa ve özlü bir anlatımla ele alıyor.

    Marina MacKay, her bölümde romanın biçimsel ya da tarihsel bir yönünü, genellikle farklı dönemlerden romanları seçerek açıklıyor. Ana bölümler arasında, kavramların uygulamalarına dair fikir vermek üzere, tek tek eserlerin ayrıntılı okumaları yer alıyor. Bu bölümlerde farklı açılardan incelenen Don Quixote, Tristram Shandy, Kırmızı Harf, Madame Bovary, Deniz Feneri, Geceyarısı Çocukları gibi örnekler, romanın tarihini özetleyen bir yelpaze oluşturuyor.

    Romanın bir tür olarak nasıl yaratıldığını, neden bu denli popüler olduğunu sorarak başlayan MacKay, romanda üslup ve tekniğe, karaktere, olay örgüsüne, mekâna ve siyasete ilişkin doyurucu açıklamalar sunuyor. Terimler sözlüğüyle ve okuma listesiyle desteklenen Roman Nedir?, edebiyatla ilgilenen herkesin yararlanabileceği ideal bir kaynak.

  • Yeni Dinselleşme Eğilimleri ve Maneviyat Arayışları

    Yazar: Gözde Aynur Mirza

    En tutucu kesimden en liberal kesime kadar din, hayatımızda önemli bir yer tutmaktadır. Dindarlık ve hayatı dinsel unsurlara göre şekillendirmek artık yalnızca belli bir kitlenin meselesi olmaktan çıkmıştır. Diğer yandan, İslam dininin temel değerleri toplum mühendisliği çerçevesinde yorumlanmakta ve dinin bireysel yanı ile toplumsal ve siyasi karşılığı arasındaki hassas bağ, siyasi açıdan işlevsel bir araca dönüştürülmektedir. Ne var ki bu tablo inancın yalnızca dinin ve geleneksel yapının etkisindeki halini ortaya koymaktadır. Din tartışmalarının gündeminde tam anlamıyla yer edinememiş olsa da, bireylerin toplumun belirlediği çizgiden ayrılarak kendi inanç biçimlerini yaratmaları ve hayatlarını bu şekilde yaşamaları da önemli bir konudur. Aynı ailedeki gençlerle yaşlıların dine çok farklı şekillerde yaklaşmaları, dinselliklerini farklı şekillerde tanımlamaları, ibadetlerini kendi yorumlarıyla gerçekleştirmeleri bu değişimin işaretlerinden biridir. Farklı dinlerin, inanç biçimlerinin karışımı olarak da görülebilecek bu yeni yaklaşımlar zaman zaman inanç kavramından bağımsız olarak benimsenmekte ve şifa bulma, başarılı olma gibi amaçlar için de bu yapılardan yararlanılmaktadır. İnanca yönelik bu arayışlar, dinselleşmenin yanı sıra, sistem eleştirisi ve hakikat arayışı gibi boyutlar da taşımaktadır.

    Yeni Dinselleşme Eğilimleri ve Maneviyat Arayışları Türkiye’de sosyal antropolojinin bugüne kadar el atmadığı gelişmelere odaklanıyor, bugüne kadar ülkemizde çok değinilmemiş olan bireysel arayışları inceliyor.

    “Gözde Aynur Mirza’nın duru bir Türkçeyle kaleme aldığı bu eser gelecekte bu alanda çalışmak isteyen genç bilim insanları için çok kapsamlı bir konu analizi ve zengin bir bibliyografya içeren yararlı bir rehber görevi yapacaktır. Uzun süre üzerinde durulacağını düşündüğüm bu konuda henüz çok az sayıda yapıt var. Gözde Aynur Mirza’nın özgün çalışmasının özellikle genç kuşaklar için oldukça zihin açıcı olacağı düşüncesindeyim.”
    — Prof. Dr. Nermin Abadan Unat

    D&R’DAN SATIN AL IDEFIX’TEN SATIN AL
  • Mare Nostrum

    Yazar: Erhan Berat Fındıklı

    Mussolini Dönemi’nde Türkiye’de İtalyan Mimarlar, Arkeologlar ve Seyyahlar (1922-1943)

    Mare Nostrum, Mussolini Dönemi’nde Erken Cumhuriyet Türkiyesiyle temas kurmuş farklı meslek gruplarından İtalyanların, benlik ve öteki kurgularını, kimlik inşa süreçlerini, ulusal ve uluslar-ötesi referans sistemini, kent, mekân, toplum, tarih ve mimarlık algılarını, içinde bulundukları profesyonel, ideolojik, toplumsal, bireysel/duygusal bağlamla ilgili üretmiş oldukları söylem, kavram ve imge dağarcığını eleştirel söylem analizi aracılığıyla açımlıyor ve sorunsallaştırıyor.
    Yazar, Mussollini İtalya’sı ve Kemalist Türkiye arasındaki çok katmanlı ilişkiler ağını, mimarlık tarihinden kültür ve mekân sosyolojisine, toplumsal tarihten post-kolonyal çalışmalara varıncaya kadar geniş bir yelpazede disiplinlerarası bir yaklaşımla ele alıyor. Bu çalışma Türk-İtalyan ilişikleri alanında önemli bir boşluğu doldurduğu gibi yapılacak yeni çalışmalar için de bir zemin oluşturuyor.

     

    KİTABA GÖZ ATIN

     

    D&R'DAN SATIN AL IDEFIX'TEN SATIN AL
  • Dilbilim Araştırmaları Dergisi 2017 – 2

    İÇİNDEKİLER / CONTENTS

    • Türkçe Sesli Betimlemede Gönderimsel Ögeler
      [Referential Elements in Turkish Audio Description Texts],
      Mine Güven
    • Compound Formation in Karachay-Balkar: Implications
      for the marker –sI [Karaçay-Balkar Bileşik Sözcük Oluşumu: -sI belirtici
      için sonuçlar],
      Aslı Gürer
    • Wh-Argument/Adjunct Asymmetry in Sentence
      Processing [Tümce İşlemlemede Ne-Üyesi/Eklentisi Asimetrisi],
      Taylan Akal
    • Wh-Island Constraint in Turkish [Türkçede Ne-Adası Kısıtlaması], Sinan Çakır

     

    D&R’DAN SATIN AL IDEFIX’TEN SATIN AL
  • Yerçekimi

    Yazar: Nicholas Mee
    Çevirmen: Zeynep Alpar

    Kozmik Kodu Kırmak

    Yerçekimi: Kozmik Kodu Kırmak, Büyük Patlama’dan galksimizin merkezindeki süperkütleli kara deliğe kadar her şeyi anlama ve anlatma çabası içinde bir kitap. Okurlarını kadim astronomiden başlayıp günümüzün en ileri fikirlerine doğru bir gezintiye çıkarıyor. Nicholas Mee, zor konuları harika bir anlatımla bizlere anlatmak gibi güç bir işi başarıyor. Bu kitapta, bugün bildiğimiz biçimiyle Kozmosun resmini oluşturan Kepler, Newton, Einstein ve Hawking gibi çeşitli bilim insanlarının hikâyeleriyle birlikte bize evrendeki yerimizi nasıl keşfettiğimizin tarihini bulacaksınız.

     

    KİTABA GÖZ ATIN

     

    D&R’DAN SATIN AL IDEFIX’TEN SATIN AL